Kira borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinde dikkat çeken bir yargı kararı verildi. Ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek icra takibinin durdurulmasını isteyen kiracının talebi, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi.
İstanbul Nişantaşı'nda bulunan bir konutla ilgili yaşanan uyuşmazlıkta, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine ev sahibi tarafından icra takibi başlatıldı.
Takip kapsamında hem biriken kira alacaklarının tahsil edilmesi hem de kiracının taşınmazdan tahliye edilmesi talep edildi.
Kiracıya ödeme emri gönderildi. Ancak kiracı, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını öne sürerek icra mahkemesine başvurdu. Başvurusunda, tebligatın gönderildiği adreste ikamet etmediğini ve söz konusu adresin bilinen yerleşim adresi olmadığını savundu.
Bu nedenle ödeme emrinin geçerli şekilde tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin durdurulmasını ve tebligat tarihinin düzeltilmesini istedi.
TEBLİGATIN USULSÜZ OLDUĞU İDDİA EDİLDİ
Dosyada yer alan bilgilere göre ilk ödeme emri İzmir'deki bir adrese gönderildi ancak "muhatap taşınmış" gerekçesiyle iade edildi. Bunun ardından kiracının Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) kayıtlarında bulunan adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi kapsamında yeniden tebligat yapıldı.
Kiracı ise kira sözleşmesinde hem kendi bilinen adresinin hem de kiralanan taşınmazın adresinin İstanbul Nişantaşı olarak yer aldığını belirtti. Bu adreslere tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.
İlk derece mahkemesi de bu değerlendirmeyi haklı bularak tebligatın usulsüz olduğuna karar verdi. Mahkeme, tebligat tarihinin düzeltilmesine ve icra takibi kapsamında yapılan işlemlerin iptal edilmesine hükmetti.
DOSYA İSTİNAFTA YENİDEN DEĞERLENDİRİLDİ
Yerel mahkemenin kararına itiraz eden ev sahibi vekilleri dosyayı istinafa taşıdı. İncelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi ise ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı.
Mahkeme, ilk tebligatın iade edilmesinin ardından Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine yapılan tebligatta hukuka aykırılık bulunmadığını değerlendirdi. Kararın en dikkat çeken bölümünü ise kiracının icra takibinden haberdar olduğu tarihe ilişkin tespit oluşturdu.
UYAP KAYITLARI DELİL OLARAK KABUL EDİLDİ
Bölge Adliye Mahkemesi, kiracının UYAP Vatandaş Portal üzerinden icra dosyasındaki iki ayrı tebligatı 28 Eylül 2024 tarihinde görüntülediğini belirledi. Ayrıca takibe dayanak belge ile takip talebinin de farklı tarihlerde sistem üzerinden incelendiği tespit edildi.
Bu nedenle kiracının, icra takibinden 11 Ekim 2024 tarihinde haberdar olduğu yönündeki savunması kabul edilmedi.
UYAP'TAKİ İNCELEME ÖĞRENME TARİHİ SAYILDI
Kararda, UYAP Vatandaş Portal'a yalnızca e-Devlet şifresi, elektronik imza veya benzeri güvenli kimlik doğrulama yöntemleriyle giriş yapılabildiği hatırlatıldı. Görüntülenen belgelerde icra dairesi ile takip dosyasına ilişkin bilgilerin açık şekilde yer aldığına dikkat çekildi.
İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca usulsüz tebligata ilişkin şikâyetin, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme, kiracının dosyayı 28 Eylül 2024 tarihinde incelemesine rağmen yasal süre içinde itirazda bulunmadığını belirledi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin icra takibini iptal eden kararı kaldırıldı ve kiracının itirazı süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedildi.




