Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazasında soruşturmanın kapsamı genişletildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanın oluş biçimini ve olası kusur durumunu belirlemek amacıyla iki gemiye ait seyir verilerinden telsiz görüşmelerine, elektronik sistem kayıtlarından liman ve klas belgelerine kadar çok sayıda veriyi dosyaya dahil ediyor.
Kazanın ardından 10 kişilik mürettebattan haber alınamaması üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları devam ederken, soruşturmanın önemli başlıklarından birini çarpışmadan önce iki gemi arasında yapılan telsiz görüşmeleri oluşturuyor. Kamuoyuna yansıyan bazı konuşmaların ardından savcılık, kayıtların yalnızca basına yansıyan bölümleriyle yetinmeyerek görüşmelerin tamamının resmî yollardan temin edilmesini istedi.
Silivri açıklarında ne oldu?
Kaza, 2 Eylül 2026 sabahı saat 03.00 sıralarında, Silivri açıklarının yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana geldi. Kocaeli’den Aliağa yönüne ilerleyen Türk bayraklı Alsu ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye seyreden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu denizde çarpıştı. Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu ile gemide bulunan 10 personelin iletişimi kesildi.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu’nun kısa süre içinde battığı değerlendirildi. Geminin can kurtarma ekipmanlarından bazıları deniz yüzeyinde bulunurken, mürettebata ulaşılamadı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara dayanan haberlerde, geminin yaklaşık 11 dakika içerisinde battığı bilgisi yer aldı.
Alsu’da ise ağır bir hasar tespit edilmediği bildirildi. Ancak geminin kazaya ilişkin tüm seyir ve teknik kayıtlarının soruşturmaya dahil edilmesi, olayın yalnızca fiziksel hasar üzerinden değil, çarpışmaya kadar geçen süreç üzerinden de incelendiğini gösteriyor.

Savcılık kazanın saniye saniye izini sürecek
Soruşturmanın merkezinde gemilerin kazadan önceki hareketleri bulunuyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Alsu gemisinin VDR olarak bilinen Sefer Veri Kaydedicisi kayıtları ile ECDIS, AIS/GPS verileri, seyir ve manevra bilgileri, köprüüstü ve makine kayıtları, gemi jurnalleri ve manevra defterlerinin muhafaza altına alınmasını istedi.
Bunlarla birlikte sefer planı, mürettebat ve vardiya çizelgeleri, gemi ile klas kuruluşuna ait sertifikalar, yük kayıtları ve kaza anına ilişkin fotoğraf ve görüntülerin de soruşturma kapsamında değerlendirilmesi planlanıyor. Böylece gemilerin kazadan önce hangi rotada bulunduğu, ne zaman ve hangi yönde manevra yaptığı ve çarpışmayı önlemek için herhangi bir girişimde bulunulup bulunulmadığı teknik veriler üzerinden ortaya çıkarılmaya çalışılacak.
Deniz kazalarında bu tür elektronik kayıtlar, olayın yalnızca görgü tanıklarının anlatımlarına dayanmak yerine gemilerin gerçek hareketlerinin teknik olarak yeniden oluşturulmasına imkan sağlıyor. Bu nedenle soruşturma dosyasındaki dijital verilerin, telsiz konuşmalarıyla birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Telsiz kayıtları soruşturmanın kritik delilleri arasında
Kazanın ardından medyaya yansıyan telsiz konuşmaları soruşturmanın seyrini değiştiren önemli ayrıntılardan biri oldu. DHA'nın yayımladığı kayıtlarda, Tuğberk İmamoğlu kaptanının karşı gemiyi manevra yapması konusunda uyardığı ve son bölümde “Alsu, iskeleye kır demiştim” şeklinde konuştuğu aktarıldı.
Ancak soruşturma açısından asıl önem taşıyan nokta, kamuoyuna yansıyan bu bölümün tek başına nihai bir kusur tespiti anlamına gelmemesi. Savcılık da bu nedenle kayıtların tamamını Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden istedi.
Soruşturma kapsamında kazadan önceki 12 saatlik döneme ilişkin VHF ve telsiz haberleşmelerinin, gemiler ile Gemi Trafik Hizmetleri arasındaki iletişimlerin yanı sıra radar, rota, hareket ve manevra kayıtlarının gönderilmesi talep edildi. Böylece iki kaptan arasında kazadan önce nasıl bir iletişim kurulduğu ve gemilerin birbirlerinin hareketlerine karşı ne tür manevralar yaptığı bütünlüklü biçimde incelenecek.
Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan da kazanın ardından yaptığı açıklamada iki geminin kaptanlarının çarpışmadan önce telsiz üzerinden konuştuklarını, bunun gemilerin birbirini gördüğünü ve rota düzenlemesi yaptığını gösterdiğini belirtti. Bununla birlikte kazanın kesin nedeninin incelemelerin tamamlanmasının ardından ortaya konulacağını vurguladı.

Bilirkişi heyeti devrede
Soruşturmanın yalnızca belge incelemesiyle sınırlı kalmaması için bilirkişi heyeti de görevlendirildi. Gemi kaptanlığı ve gemi inşaat mühendisliği alanlarında uzman isimlerden oluşturulan heyetin, Silivri Limanı'na çekilen Alsu üzerinde inceleme yaptığı bildirildi.
Bilirkişilerin temel görevi, çarpışmanın teknik açıdan nasıl gerçekleştiğini ve tarafların olası kusur durumlarını değerlendirmek olacak. Gemilerin konumu, hızları, seyir yönleri, manevraları ve çarpışma sonrası oluşan hasarların birlikte değerlendirilmesiyle olayın teknik seyri ortaya çıkarılmaya çalışılacak.
İstanbul Bölge Liman Başkanlığı'ndan da her iki gemiye ilişkin sicil belgeleri, sertifikalar, klas evrakları, liman devleti kontrol raporları ve idari tahkikat dosyaları talep edildi. Böylece gemilerin teknik ve idari geçmişleri de soruşturmanın kapsamına alınmış oldu.
Enkaz yaklaşık 800 ila 1100 metre derinlikte
Soruşturmanın önündeki en büyük teknik sorunlardan biri ise Tuğberk İmamoğlu'nun battığı bölgenin derinliği. İlk değerlendirmelere göre enkazın bulunduğu bölgede deniz derinliği 800 ile 1100 metre arasında değişiyor.
Bu seviyedeki derinlik, enkazın doğrudan incelenmesini son derece güçleştiriyor. Bu nedenle deniz tabanının taranması, batık alanın belirlenmesi ve olası delillerin çıkarılması için kullanılabilecek özel teknik ekipman konusunda araştırma ve koordinasyon çalışmaları yürütülüyor.
Derin deniz koşulları nedeniyle soruşturmanın yalnızca yüzeyde bulunan materyaller ve gemi kayıtlarıyla sınırlı kalıp kalmayacağı, kullanılabilecek teknik imkanların belirlenmesinden sonra netleşecek.
Arama kurtarma çalışmaları sürüyor
Kazanın adli boyutunun yanı sıra, olayın en kritik başlığını 10 denizcinin akıbeti oluşturuyor. Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik ekipleri tarafından deniz ve hava unsurları kullanılarak başlatılan arama faaliyetleri sürdürülüyor.
Deniz yüzeyinde Tuğberk İmamoğlu'na ait can kurtarma ekipmanlarının bulunması, ekiplerin çalışmalarını enkaz ve olası sürüklenme güzergahları üzerinde yoğunlaştırmasına neden oluyor. Ancak şu ana kadar kayıp 10 mürettebata ulaşılamadı.

Denizdeki kirlilik de soruşturmaya dahil edildi
Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu'nun battığı bölgede deniz yüzeyinde kirlilik tespit edilmesi üzerine çevresel inceleme de başlatıldı. Kirliliğin kaynağının ne olduğu, ne kadar geniş bir alana yayıldığı ve deniz ekosistemi ile insan sağlığı açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi amacıyla çalışma yürütülüyor.
Bu kapsamda kazanın yalnızca can güvenliği ve denizcilik açısından değil, çevresel sonuçları bakımından da değerlendirilmesi bekleniyor.
Kazanın nedeni ne zaman belli olacak?
Silivri'deki soruşturmanın şu aşamasında kazanın kesin sorumlusuna ilişkin resmî bir sonuç bulunmuyor. Telsiz kayıtlarında yer alan ifadeler, gemilerin seyir verileri ve kamuoyuna yansıyan iddialar soruşturmanın parçalarını oluştururken, nihai kusur değerlendirmesinin bilirkişi raporları ve teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından yapılması bekleniyor.
Özellikle VDR, AIS/GPS, radar, ECDIS ve telsiz kayıtlarının aynı zaman çizelgesinde karşılaştırılması, çarpışma öncesindeki son dakikaların yeniden oluşturulması açısından belirleyici olacak. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bu kayıtların birbiriyle örtüşüp örtüşmediği, gemilerin hangi manevraları yaptığı ve çarpışmanın önlenip önlenemeyeceği gibi soruların yanıtı aranacak.
Marmara Denizi'nde yoğun ticari gemi trafiğinin bulunduğu bir bölgede yaşanan kaza, hem 10 denizcinin akıbeti hem de deniz güvenliği açısından kritik bir soruşturmayı beraberinde getirdi. Şimdilik dosyadaki en önemli veriler, denizin yüzeyinde değil, gemilerin elektronik kayıtlarında ve olaydan hemen önce yapılan telsiz görüşmelerinde bulunuyor. Soruşturmanın bu kayıtların tamamına ulaşıldıkça kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin daha net bir tablo ortaya koyması bekleniyor.




