II. Abdülhamid döneminin sona ermesi ve II. Meşrutiyet’in ilanıyla başlayan süreç, Türk siyasal tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri oldu.
Osmanlı İmparatorluğu’nda "30 yıllık istibdat dönemi" olarak anılan süreç, 24 Temmuz 1908 tarihinde II. Meşrutiyet’in ilanı ile resmen sona erdi.
Kanun-ı Esasi’nin yeniden yürürlüğe konulmasıyla parlamenter sisteme geri dönüldü ve Osmanlı siyasi hayatında yeni bir dönem başladı.
MUTAASSIP YÖNETİM ANLAYIŞI MECLİSİ KAPATTI
1876 yılında ilan edilen I. Meşrutiyet, Sultan II. Abdülhamid’in 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı (93 Harbi) gerekçe göstererek Mebusan Meclisi’ni tatil etmesiyle kesintiye uğradı.
Ardından başlayan ve yaklaşık otuz yıl süren dönemde, yönetimde tek merkezli ve sıkı denetim içeren bir politika izlendi.
Basına uygulanan sansür ve muhalefet üzerindeki baskılar, bu dönemin en belirgin özellikleri arasında yer aldı.
İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ ÖRGÜTLENMEYİ HIZLANDIRDI
Sıkı denetim rejimine karşı gizli örgütlenmeler zamanla güç kazandı.
Özellikle Selanik merkezli Üçüncü Ordu bünyesinde faaliyet gösteren İttihat ve Terakki Cemiyeti, subaylar ve aydınlar arasında hızla yayıldı.
Rumeli’deki askeri yapılanma, Kanun-ı Esasi’nin yeniden yürürlüğe girmesi ve meclisin açılması yönündeki taleplerini artırdı.

RUMELİ’DE DAĞA ÇIKAN SUBAYLAR İSYANI BAŞLATTI
1908 yılının temmuz ayında Resneli Niyazi Bey ve Enver Bey (Enver Pasha) gibi önde gelen subaylar, yanlarındaki birliklerle birlikte Rumeli dağlarına çıkarak isyan başlattı.
Manastır ve Selanik çevresinde geniş destek bulan bu hareket, saraya çekilen telgraflarla anayasanın tekrar yürürlüğe girmesini talep etti.
İsyanın yayılması üzerine İstanbul hükümeti askeri tedbirler almayı denedi ancak bölgedeki birliklerin isyancılara katılması sonucu başarılı olamadı.
II. ABDÜLHAMİD MEŞRUTİYETİ YENİDEN İLAN ETTİ
Gelişen olaylar ve Rumeli’deki baskıların ardından Sultan II. Abdülhamid, 23 Temmuz’u 24 Temmuz’a bağlayan gece Kanun-ı Esasi’yi yeniden yürürlüğe koydu.
Resmî gazete niteliğindeki Takvim-i Vekayi’de yayımlanan kararla meclisin yeniden toplanacağı duyuruldu. Böylece II. Meşrutiyet dönemi resmen başladı.
SANSÜR KALDIRILDI
24 Temmuz 1908 sabahı gazete sahipleri, gazeteleri sansür memurlarına inceletmeden basma kararı aldı.
Bu tutum, Türk basın tarihinde bir milat kabul edildi ve sansürün fiilen kaldırıldığı gün olarak tarihe geçti.




