Aydın’da kritik saatler: Rüzgâr alevleri körüklüyor!
Aydın’da kritik saatler: Rüzgâr alevleri körüklüyor!
İçeriği Görüntüle

SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu (Rosatom), Mersin'in Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde ilk güç ünitesinin 2026 yılı içerisinde resmen faaliyete geçeceğini duyurdu.

Rus haber ajansı TASS'a konuşan Aleksey Likhachev, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali bu yıl içinde kesinlikle devreye alınacak. Bu bizim en temel ve kilit görevimiz. Santralin yıl sonuna kadar hizmete gireceğine ilişkin herhangi bir şüphemiz yok” dedi.

Temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla 3 Nisan 2018 tarihinde atılan projede her biri 1200 MW güce sahip toplam 4 reaktör (güç ünitesi) inşa ediliyor.

Santral tam kapasiteyle (4 reaktör birden) devreye alındığında Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılayacak.

Rusya, Mersin’de inşası süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesini 2026 yılı bitmeden devreye alacağını duyurdu. Projenin çevresel riskleri ve maliyet tartışmaları yeniden gündeme geldi. Alım garantisi verildiğinde 1,50 lira olan kur bugün 47 liraya ulaşırken, aradaki farkın kamu zararı olarak bütçeye yansıması ise tartışmaları alevlendiriyor.

ALIM GARANTİSİ VERİLDİĞİNDE 1,50 LİRA OLAN KUR BUGÜN 47 LİRA

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin çevresel güvenliği ve Türkiye ekonomisine getireceği mali yükümlülükler üzerindeki soru işaretleri ise projenin temeli atıldığı günden beri sürüyor.

Türkiye ile Rusya arasında 2010 yılındaki “milletlerarası anlaşma” çerçevesinde Moskova merkezli Rosatom Devlet Nükleer Enerji Şirketi’nin 20 milyar dolara inşa ettiği Akkuyu NGS tamamlandığında, 4 bin 800 megavatlık kurulu güç üzerinden elektrik şebekesine 3 bin 600 megavat elektrik aktarılacak.

“Enerjide bağımsızlık” sloganıyla sunulan NGS’nin piyasada elektriğin kilovatsaati 4 dolar/sentken, 15 yıl boyunca Rus şirketine kilovatsaat başına 12,35 dolar/sent üzerinde elektrik alım garantisi verildi.

Anlaşmaya göre santral tamamlandığında Türkiye elektriği Rusya’dan yüksek maliyetle satın alacak. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından satın alım garantisi verildiğinde 1,50 lira olan dolar kuru ise bugün 47 lirayı aşmış durumda.

Santral devreye girdiğinde Türkiye piyasasına göre oldukça yüksek fiyatlı bir elektrik tüketim modelinin oluşacağı eleştirileri bu nedenle sürüyor.

Rusya’ya yüksek fiyattan verilen alım garantisi, dolar kurunun artışıyla oluşan fark “kamu zararı” olarak nitelendiriliyor.

Akkuyu NGS, yabancı ülke yatırımı ve tüm gelirinin döviz olarak yurtdışına aktarılacağı bir tesis olarak eleştirilerin odağında yer alıyor.

Enerji analistleri, günümüz küresel ve yerel piyasalarında rüzgâr ile güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik maliyetlerinin bu rakamın çok daha altında kaldığını vurguluyor.

Rusya, Mersin’de inşası süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesini 2026 yılı bitmeden devreye alacağını duyurdu. Projenin çevresel riskleri ve maliyet tartışmaları yeniden gündeme geldi. Alım garantisi verildiğinde 1,50 lira olan kur bugün 47 liraya ulaşırken, aradaki farkın kamu zararı olarak bütçeye yansıması ise tartışmaları alevlendiriyor.

ÇEVRESEL RİSKLER VE ATIK SORUNU GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR

Akkuyu NGS ile ilgili diğer bir konu da santralden çıkacak radyoaktif atıkların ne olacağı sorusunun yanıtsız bırakılması oldu.

Deprem riski değerlendirmesinde jeofizik analiz yapılmadığı, daha önce hiç denenmemiş reaktörler kullanılacağı, deniz suyu sıcaklık seviyesi hesaplanmadığı gerekçesiyle bilim insanları tarafından sorunlu görülen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunda, atıkları bertaraf etme yöntemi de belirtilmedi.

Nükleer reaktörlerin çalışması sonucu ortaya çıkacak olan yüksek seviyeli radyoaktif atıkların nasıl bertaraf edileceği ve nerede depolanacağı konusu, net bir çözüm formülü sunulmadığı gerekçesiyle eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

Yöre halkı atıkların “Toroslar’da açılan, karstik nitelik taşıyan derin mağaralara gömüleceği” endişesini dile getiriyor.

Çevre savunucuları, reaktör soğutma suyunun deniz ekosistemine ve Akdeniz'deki su sıcaklığı dengesine yönelik olası olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Bunlarla birlikte uzmanlar Akdeniz kıyısında yer alan santralin aktif deprem hatlarına olan yakınlığı nedeniyle yapısal güvenlik risklerine dikkat çekiyor.

Muhabir: SERCAN ENGEREK