Bugün markalar ürünlerini tanıtsın diye Influencer’lara ürün gönderiyor, sponsorluk veriyor. 15. yüzyıl Floransa’sında ise zengin tüccarlar ve papalar, kendi güçlerini ve "imajlarını" sergilemek için Da Vinci, Michelangelo ve Botticelli gibi ustalara servet döküyordu. Peki, sponsorluk ekonomisi ve içerik üreticiliği gerçekten bugün mü icat edildi?
Günümüzde sosyal medyayı açtığınızda her köşede bir "Sponsorlu İçerik" ya da "İş Birliği" etiketi görüyorsunuz. Bir markanın gücünü göstermek için popüler bir isimle çalışması size modern çağın bir buluşu gibi gelebilir. Ancak tarih sayfalarını biraz geriye, 15. ve 16. yüzyıl Avrupa’sına sardığımızda karşımıza çıkan tablo oldukça tanıdık: Sponsorlu Sanat ve Prestij Pazarlaması.
İşte Rönesans dahi ile günümüzün dijital içerik üreticileri arasındaki şaşırtıcı paralellikler...

Medici Ailesi dönemin en büyük sponsoru gibiydi
Bugün markalar ve yetenek ajansları içerik üreticilerine nasıl yatırım yapıyorsa, Rönesans’ın en güçlü bankacı ailesi olan Medici’ler de sanatçılara tam olarak bunu yapıyordu.
Medici Ailesi, tefecilik ve bankacılık yüzünden halk nezdinde zedelenen imajlarını düzeltmek için sanatı bir "halkla ilişkiler" (PR) aracı olarak kullandı.

Sandro Botticelli’nin ünlü Venüs’ün Doğuşu veya İlkbahar tabloları, sadece "sanat olsun" diye değil; Medici salonlarını süslemek ve ailenin ne kadar entelektüel, zengin ve güçlü olduğunu misafirlere göstermek için sipariş edilmiş özel projelerdi.

Tablolarda sponsorlar da yer aldı
Bugün bir YouTube videosunda bir kahve markasının bardağını masada görmek neyse, Rönesans tablolarında hamileri (sponsorları) görmek de aynı şeydi.
Sanatçılar, yaptıkları dinsel veya mitolojik tablolara kendilerini finanse eden tüccarların ve siyasetçilerin yüzlerini çizerlerdi. Örneğin Botticelli’nin Müneccim Kralların Tapınması tablosunda, kutsal figürlerin hemen yanında Medici ailesinin bireyleri yer alır.

Sanatçılar, sponsorlarının aile armalarını (örneğin Medici’lerin ünlü toplu amblemini) binaların sütunlarına, giysilerin kıvrımlarına gizlice yerleştirerek bugünün "ürün yerleştirme" tekniğini uyguluyorlardı.
Michelangelo'nun en büyük projesi
Bir sponsordan teklif alıp günlerce o proje üzerinde çalışmak günümüz Influencer’larının günlük rutini. Michelangelo da farklı bir şey yapmıyordu.

Papa II. Julius, Vatikan’daki Sistine Şapeli’nin tavanını boyaması için Michelangelo ile anlaştığında, aslında tarihin en büyük "kurumsal sponsorluk" sözleşmelerinden biri imzalanmıştı. Michelangelo bu projeyi yaparken kendi sanatsal özgürlüğü ile Papalık makamının istekleri arasında sık sık kriz yaşadı. Yani günümüz yayıncılarının "Marka revizyon verdi" çilesi, 500 yıl önce Michelangelo’nun da en büyük dertlerinden biriydi.

Vasari, sanatçıları ünlü isimlere dönüştürdü
Günümüzde YouTube’daki "Storytime" videoları veya magazin sayfaları neyse, Giorgio Vasari’nin yazdığı Mimar, Heykeltıraş ve Ressamların Hayatları kitabı da oydu.

Vasari, sanatçıların dedikodularını, yeteneklerini ve yaşam tarzlarını kaleme alarak onları adeta birer "süper stardan" popüler kültür ikonuna dönüştürdü.



