Aralarında Ece Erken, Helin Avşar ve Semih Erdem gibi ünlü isimlerin de yer aldığı kişileri 35 milyon lira dolandırdığı öne sürülen ve hakkında 20 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan "Ponzi Mine" lakaplı Mine Mumcu'nun kim olduğu ve nasıl yakalandığı merak konusu oldu. Peki, Ponzi Mine (Mine Mumcu) kimdir?
Ponzi Mine (Mine Mumcu) kimdir?
Soyağacı ve suç dosyasıyla Türkiye'nin gündemine oturan Mine Mumcu (45), işletme mezunu olan ve kurduğu saadet zinciri (ponzi sistemi) üzerinden yüksek kazanç vaadiyle nitelikli dolandırıcılık yaptığı öne sürülen bir isimdir. Kendisini mağdurlarına bazen avukat, bazen kamu görevlisi bazen de Yahudi uyruklu bir iş kadını olarak tanıtarak güven kazanan Mumcu, bu yöntemle aralarında ünlü isimlerin de yer aldığı insanlardan yaklaşık 35 milyon lira topladı.
Ponzi Mine hangi ünlüleri dolandırdı?
Yüksek kâr vaadiyle kurduğu ponzi sistemi sayesinde geniş bir ağ oluşturan Mine Mumcu'nun hedefindeki tanınmış simalar ve mağdurlar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Dolandırılan kişiler arasında, ünlü sunucu Ece Erken, tasarımcı Helin Avşar ve eski milli basketbolcu Semih Erdem de yer alıyor.
Mine Mumcu nasıl yakalandı?
Mart 2023'ten bu yana firari olarak aranan ve hakkında toplam 20 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Mine Mumcu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekiplerinin titiz takibi sonucu ele geçirildi.
Bağdat Caddesi çevresinde olduğu tespit edilen Mumcu, Suadiye’deki lüks bir kafeteryada otururken polis ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Yakalandığı sırada üzerinden başkasına ait sahte bir kimlik çıkan şüphelinin, bir süre polislere gerçek kimliğini gizlemeye çalıştığı öğrenildi.
Mine Mumcu hangi suçlardan aranıyordu?
Emniyetteki sorgusunda suç kayıtlarının ardı arkası kesilmeyen Mine Mumcu'nun kabarık sicili dikkat çekti. "Örgüt kurmak", "sahtecilik", "güveni kötüye kullanmak", "gasp" ve "kamu görevlisi olduğunu iddia ederek dolandırıcılık" suçlarının da aralarında bulunduğu 12 ayrı suç kaydı bulunan Mumcu'nun; toplam 38 ayrı yakalama kararı bulunduğu, bunların 20'sinde kesinleşmiş hapis cezası olduğu, 18 ayrı dosyada ise mahkemelerce ifadesinin alınması amacıyla arandığı tespit edildi.




