Mutlak butlan kararından sonra yaşanan gelişmelerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) veda eden Özgür Özel, “Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız” ifadelerini kullandı. “Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz” diyen Özel, yeni partinin rotasını anlattı.

CHP lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında CHP’ye veda ettiğini açıkladı ve yeni bir parti kuracaklarını ilan etti.

“Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım” sözleriyle konuşmasına başlayan Özel, “Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıra dışı bir konuşma değil; bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum” dedi.

Bugün gelinen nokta, sarayla uzlaşmanın ya da uzlaşanlarla uzlaşmanın, teslim olmanın noktası değildir. Sinmek, susmak, durmak asla değildir. İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine; ölümü göze alıp Anadolu’ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.

Yeni partiyi ilan eden Özgür Özel, sosyal demokratlarla, muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratlara, Kürt demokratlara, sosyalist demokratlara, liberal demokratlara çağrıda bulundu:

“Elbette bizler sosyal demokratız, Altı Ok’a sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce beş parti, yüzde 25 oy aldığımız yerden, yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla, muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye İttifakı’nı kurmuşsak, Atatürk’le sorun olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, Cumhuriyet’le sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı’nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.”

Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanları söyle:

Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, çok sıra dışı bir konuşma değil; bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

“MİLLETİN KENDİ ÖNÜNE YENİ BİR ROTA KOYDU”

Bugün bu salonun atmosferinden de uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp, daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da tüm il başkanlarımızın, tüm ilçe başkanlarımızın illerinden, ilçelerinden, beldelerinden, üyelerin mahallelerinden, ailelerin akşam sohbetlerinden gelen her şey bu memlekette bir şeyler olduğunu, bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu ve bu milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor. Bunun farkında olarak bugün buradayız, hep birlikte göz gözeyiz, gönül gönüleyiz.

Size söz veriyorum; her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan, bugüne kadarki yaptıklarımızdan birileri ‘Gelir, geçer. Unutulur, biter. Bunun da üstünden yıllar geçer, bu işler unutulur. Yapanın yaptığı yanına kar kalır.’ Birtakım kişilerin, birtakım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden ‘Rüzgâr alır, sel alır’ diye kimse düşünmesin. Söz veriyorum; zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, tembeli tembel, emek vereni çalışkan olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost, olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız. Millet de anacak. Tarih kaydediyor, tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak.

“BUTLAN YETKİSİ SARAY'DAN”

Kadının iradesine karar veren erkekler. Yetki nereden? ‘Butlandan.’ Butlan yetkisi nereden? Saray'dan. Kadının seçtiğine karşı sarayın seçtirdikleri karar verecek. Gençlerin seçtiklerine karşı sarayın yetkilendirdikleri karar verecek. Delegenin seçtiklerine karşı sarayın yetkilendirdikleri karar verecek. Sonra diyor ki ‘Arkadaşlar gitmeyin partiden. Durun burada, oturun burada. Bakın yakında, eylülün sonunda kurultay başlatacağım. Seneye nisana doğru sonlandıracağım. Yedi ay boyunca bizim birbirimizi yememizi, mahallelerde kavga etmemizi, bilmem neyi izlemek istiyor saray. Ben teşneyim bana verilen role. Gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe. AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan’ı, baksın kendi işine.’ Yok öyle yağma, yok öyle yağma.

“VAZGEÇİŞ DEĞİL; İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜN KARARLI ADIMLARIDIR”

Bugün gelinen nokta, sarayla uzlaşmanın ya da uzlaşanlarla uzlaşmanın, teslim olmanın noktası değildir. Sinmek, susmak, durmak asla değildir. İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine; ölümü göze alıp Anadolu’ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.

Bugün geride bıraktığımız şey ne Cumhuriyettir ne demokrasi mücadelesidir ne de bu büyük tarihi mirastır. Biz oradan buraya yaptığımız yürüyüşte, o günden bugüne yaptığımız yürüyüşte ve bugünden sonra yapacağımız yürüyüşte her adımda; eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni nesil siyaseti, yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık değil, bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye’de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır.

“ATEŞTEN GÖMLEK GİYİYORUZ”

Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı Cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun, buradan ilan ederiz. Dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki; biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz. Korkanlar, çekinenler, üç günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz MYK’mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz.

YENİ PARTİYİ İLAN ETTİ

Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizle de hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün bu kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

DEMOKRATLARA DAVET

MHP İzmir'de ilçe kongreleri tamamlandı
MHP İzmir'de ilçe kongreleri tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Elbette bizler sosyal demokratız, Altı Ok’a sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce beş parti, yüzde 25 oy aldığımız yerden, yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla, muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye İttifakı’nı kurmuşsak, Atatürk’le sorun olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, Cumhuriyet’le sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı’nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

“NE İMAMOĞLU’NU GERİDE BIRAKIRIZ NE MANSUR YAVAŞ’I”

Kimse şundan şüphe etmesin. Bu iktidar yürüyüşünde, bizler, sizler, biz, hepimiz. Ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş’ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana’da ne Vahap Seçer Mersin’de. Selam olsun Edirne’den Iğdır’a, Trabzon’dan Antalya’ya. Bir daha söylüyorum. ‘Ben onlarla değilim’ diyen diyebilir. Tarihin önünde, milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüşündedir. Sahipsiz vatanın, batması haktır. Sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar.

Kaynak: HABER MERKEZİ