Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifasının ardından gündeme gelen iddialar ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik sorular üzerine net açıklamalarda bulundu. 29. Uluslararası Beypazarı Festivali'nin açılışına katılan ve festival alanındaki stantları gezen Yavaş, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
''Ortada seçim yok''
Yavaş, CHP'den istifasının ardından bazı ilçe belediye başkanlarının da istifa ettiği hatırlatılarak yöneltilen sorular karşısında şu ifadeleri kullandı:
"Ben bu konuların çok konuşulmasını istemiyorum. Sebebi şu: Bana herhangi birisi seçimin hangi tarihte yapılacağını bildirirse ona göre bir şeyler söyleyeyim. Ortada seçim yok, bir şey yok. Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Öncelikli olarak görevimi sürdürüyorum. En iyi şekilde tamamlamaya çalışıyorum."
Televizyonların ve kamuoyunun polemik konularını tercih ettiğini belirten Yavaş, bu tartışmaların asıl önemli meseleleri gölgelediğine dikkat çekti ve şöyle devam etti:
"Ülkede yaşanan yoksulluk, emeklilerin durumu gözden kaçırılıyor. Onun yerine Mansur Yavaş'ı konuşmak hoşlarına gidiyor. Türkiye'deki geçim sıkıntısı, emeklilerin durumu ki Allah rahmet eylesin bir tanesi intihar etti. Hiç istemeyiz bu şekilde olmasını. Ben şu anda 77 bine yakın emekliye düzenli şekilde destekte bulunuyorum, durumu gördüğüm için. Dezavantajlı gruplardan başlamak üzere kentte yaşayanların mutlu şekilde yaşamaları için çalışıyoruz. Önceliğimiz bu, başka bir önceliğimiz yok. Önceliğimiz milletin geçimi, Ankara'nın yolları, suyu, her şeyi."
29. uluslararası beypazarı festivali kapılarını açtı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, açıklamalarından önce 29. Uluslararası Beypazarı Festivali'nin açılış kurdelesini keserek festival alanını inceledi. Yerel kültürün yaşatılmasının önemine değinen Yavaş, festivalin ticari kaygılardan öte kültürel aktarım misyonu taşıdığını belirtti.
Yavaş, Beypazarı kültürüne dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Önemli olan ticaretten daha çok bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılması. Bu gördüğümüz yöresel yemeklerin hiçbirisi daha önce Beypazarı'nda satılmıyordu. İnsanlar şöyle düşünüyorlardı: 'Evde zaten yiyoruz, dışarıda niye parayla yiyelim.' Başka yemekler yiyorlardı. Kendi kültürümüz yok oluyordu. Şimdi, Ankara'dan veya Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen herkes, buranın kültürünü tanımak, tatmak için geldikleri için, yemekleri ve güzellikleri toplumla paylaşıyoruz. Hem ticareti yapılıyor hem de gelecek kuşaklara aynısını aktarıyoruz."
Yöresel değerlerin korunmasında hassasiyet gösterdiklerini belirten Yavaş, yöresel yaprak sarmasına "dolma" denilmesi geleneğine de esprili bir dille vurgu yaparak, içerisindeki malzemelerin aslına uygun şekilde muhafaza edilmesi için çalıştıklarını, kültürü her aşamada kolladıklarını ifade etti.





