Politika

Özel, Hacı Bektaş-ı Veli'yi hatırlattı: Keramet baştadır, tacda değil

Alevi toplumunun eşit yurttaşlık taleplerine dikkat çeken CHP lideri Özgür Özel, operasyon ve kayyım uygulamalarını da eleştirerek “Boyun eğmemeye söz veriyorum” dedi.

Operasyonlara, tehditlere, şantajlara, kayyımlara muhatap olduklarını belirten CHP lideri Özgür Özel, “Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş-ı Veli’nin ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum: ‘Hararet nardadır, sacda değildir; keramet baştadır, tacda değil” dedi.

CHP lideri Özgür Özel, İstanbul’da Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilen On Muharrem Orucu programına katıldı.

Önceki günlerde Çorum’da katıldığı Rıza Şehri Buluşması’nı hatırlatan Özel, “Rıza Şehri”nin sömürünün, adaletsizliğin olmadığı bir dünya inancı için ortaya konulan en önemli gayret; canı cana, malı mala katarak sömürüsüz bir yaşam biçimine yürüyüş olduğunu söyledi.

“Rıza Şehrini”, mülkün kimsenin olmadığı, zengin ve fakirin olmadığı bir şehir olarak tanımlayan Özel, “Bu şehir, rızalık ve razılık üzerine kurulmuş. Üç can bir cem olmuş. Adı bu yüzden de Rıza Şehri olmuş. Bugün başta uzun süredir ülkeyi yönetenlerin ama hepimizin Alevi toplumuna bir rızalık borcu var. Aleviler bu topraklarda çok acı dönemler yaşadı, çok acılar çekti. Yüzyıllardır kan, gözyaşı, zulüm bir durduysa, üç yürüdü. Kerbela’da başlayan zulüm, Çorum’la, Maraş’la, Sivas’la devam etti” diye konuştu.

“MADIMAK BİR UTANÇ MÜZESİ OLARAK TARİHE KAZINMALIDIR”

“Cami ibadethaneyken, cemevini ibadethane saymayanların yaptıkları haksızlıkları bir kenara bir kez daha not etmek isterim” diyen Özel, şunları kaydetti:

“Buradan bir kez daha söylüyorum. Alevilik bir kültür değildir, bir inançtır. Semah bir müzik, folklor değil; ibadettir. Cami ne kadar ibadethaneyse cemevi o kadar ibadethanedir. Madımak utancıyla bu devlet mutlaka yüzleşmelidir. Madımak bir utanç müzesi olarak tarihe kazınmalıdır. Eğer bu ülkenin temel kurucu unsuru olan Aleviler ‘Devlet bana eşit davranmıyor’ diyorsa, son can bunu söylemeyene kadar eşitlik için çalışmak, hakkaniyet için çalışmak hepimizin boynunun borcudur. Çünkü her bir yurttaşımız eşitliği kalbinde hissetmeli, bizim sözümüz ‘Ayrımcılığa uğruyorum’ diyen tek bir yurttaşımız kalmayana kadar eşit vatandaşlık için mücadele etmeliyiz.”

“KERAMET BAŞTADIR, TACDA DEĞİL”

Özgür Özel, operasyonlara, tehditlere, şantajlara, kayyımlara muhatap olduklarını belirterek yol arkadaşlarının cezaevinde tutulmasına tepki gösterdi.

Ülkenin demokratik yaşamının, adalet sisteminin, barışının hedef aldığını vurgulayan Özel, “Saldırılar 86 milyonun kim tarafından yönetilmek istiyorsa onun tarafından yönetilmeyi seçme hakkını hedef almakta, iktidarın demokratik yollardan değiştirilebilir olmasını gündemden çıkarmaya çalışmakta, rıza yerine zoru, zorbalığı dayatmaya çalışmaktadır. O yüzden bugün verdiğimiz mücadeleyi asla bir parti mücadelesi, parti içi mücadele olarak görmüyoruz. Bu mücadele ülkenin birliğine, beraberliğine, huzuruna ve refahına kasteden bir kara düzene karşı 86 milyon için hep birlikte vermemiz gereken bir mücadeledir. Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’nin şu sözünü asla unutmuyoruz: ‘Hararet nardadır, sacda değildir; keramet baştadır, tacda değildir.’ Biz bu yolculukta taçları, makamları geride bıraktık. Sadece ve sadece milletimize inanarak yürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“BOYUN EĞMEMEYE SÖZ VERİYORUM”

“Biz bir yola çıktık. Bilirsiniz ki en iyi de sizler bilirsiniz ki yol cümleden uludur. Aslolan yolda olmaktır” diye söze devam eden Özel, şunları söyledi:

“Biz o zorla, şiddetle, genel merkezimizden atılıp da düştüğümüz yolda, Gazi’nin kurduğu Meclis’e doğru yürürken her türlü kötülüğü arkamızda bırakıp iyiliğe doğru yürümeye, kararlılıkla yürümeye, barışla ve sevgiyle yürümeye karar verdik ve milletimize, size sığındık. Bu yolda sizlerle birlikte sonuna kadar yürümeye söz veriyorum. Boyun eğmemeye söz veriyorum. Gerekirse baş vermeye ama baş eğmemeye söz veriyorum. Hacı Bektaş’ın ektiği tohuma su vereceğime, su verenlere yoldaş olacağıma bir kez daha söz veriyorum. İncinsem de incitmemeye söz veriyorum. Ve hepinizi çok seviyorum. Tutulan Yas-ı Matem oruçlarının, edilen duaların hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum. Allah kabul etsin, hepinizi saygıyla selamlıyorum, hepinizi çok seviyorum. Sağ olun, var olun.”