CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, partisinin Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında yürütülen hukuki süreçlere ve gözaltı kararlarına tepki gösterdi. Türkiye'de hukuksuzluğun ve kuralsızlığın kurumsallaştığını ifade eden Yücel, CHP'li belediye başkanlarına ve siyasilere yönelik operasyonların ardında siyasi kaygıların yattığını vurguladı.
Yücel, şu ifadeleri kullandı:
"Hukuksuzluğun kurumsallaştığı, kuralsızlığın kural haline geldiği bir süreç yaşıyoruz. Her gün, her hafta ya da gün aşırı Cumhuriyet Halk Partili seçilmişlere, belediye başkanlarına, siyasilere yönelik birtakım operasyonlar ve hukuki süreçler yürütülüyor. Mutlak butlan kararı da, kurultayın iptal edilmesi de bu siyasi operasyonların, bu saldırının bir parçası. Bunları birbirinden bağımsız düşünemeyiz.
"AK Parti muktedirlerinin koltuklarını sallamaktalar"
Cumhuriyet Halk Partisi veya siyasetçileri, seçilmişleri ne yapmışlar, hangi suçu işlemişler? 47 sene sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin birinci partisi yapmışlar. Kurulduğundan beri, 24 sene sonra AK Parti'yi ikinciliğe düşürmüşler. AK Parti muktedirlerinin iktidarını ve koltuklarını şu anda sallamaktalar. Eğer demokratik ve hukuki bir seçim yaşarsak —ki yaşayacağımız her şeye rağmen buna inanmak istiyoruz— 24-25 sene sonra iktidarlarını kaybedeceklerini onlar da görüyorlar. Bu saldırılar bundan kaynaklanıyor.
"Gözaltına alınmaları hukuki değil"
Onur Yiğit benim 35 yıllık dostum. Murat Bey'in dediği gibi annesi ve babası çok değerli isimler, başarılı iş insanları. Seçimden iki gün önce bir para göndermekten dolayı bu insanların gözaltına alınması hukuki değildir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Bu para bir uyuşturucu parası değil, suç geliri değil, rüşvet parası değil; böyle bir iddia dahi yok. Sadece seçime iki gün kala, Murat vekilimin söylediği gibi bir deprem bölgesine kumanya için, yardım ve destek amacıyla yapılmış bir havale. Buradan suç uydurmak mümkün değil.

İsmail Başkan, ikinci dönem belediye başkanımız, geçmişte uzun yıllar Seferihisar'da ilçe başkanlığımızı yaptı. Tertemiz, pırıl pırıl bir arkadaşımız. Onur Yiğit de aynı şekilde. Biz bu sürecin siyasi bir süreç olduğunu biliyoruz. Üzülerek ve asla normalleştirmeyerek söylüyorum ki bu süreçlerin seçimlere kadar devam edeceğini öngörüyoruz. Ama bu haksızlıklar, vicdansızlıklar ve adaletsizlikler kimsenin yanına kalmadı. Geçmişte FETÖ'nün, cemaatin yargıyı ele geçirdiği dönemde yaşanan siyasi davaların bir benzerini, hatta daha beterini yaşıyoruz.
Biz 'kimse yargılanmasın, soruşturulmasın' demiyoruz. Ama seçilmiş insanlar, bürokratlar, iş insanları ve belediye çalışanları tutuksuz yargılansın. Suçu olan varsa adil bir yargılamayla cezasını çeksin. Ancak baştan mahkumiyet sonucu doğuracak, cezanın peşinen infazı anlamına gelecek gözaltılara ve tutuklamalara itiraz ediyoruz. Dileğimiz en kısa zamanda serbest kalmaları."
"Deprem yardımı üzerinden suç uyduruluyor"
"Arkadaşlar, Doğuş Bayır da gözaltında. O da beraber milletvekilliği yaptığımız, il başkanlığımızı yapan önceki dönem milletvekilimiz Tacettin Bayır'ın oğlu. O da aynı Meryem Yiğit gibi seçimden birkaç gün önce deprem yaşamış bir bölgeye destek olmak için yaptığı bir havaleden dolayı gözaltında.
Bunu Türk toplumunun, bizi seyreden insanların vicdanına bırakıyoruz. Sırf o deprem bölgesinin vekili Veli Ağbaba olduğu için, Veli Ağbaba'yı hedef aldıkları için... Veli Ağbaba'nın depremde o kentin tüm ilçelerine ilk yardımı gönderen kişi olması, o kentin yoksuluna sahip çıkması ve Türkiye'de özgül ağırlığı olan, değişim sürecinde etkin bir aktör olmasıdır bunun temel sebeplerinden birisi."




