KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) ziyaretinde dış politika ve ekonomiye dair iktidara sert eleştiriler yöneltti. Suudi Arabistan ile yapılması planlanan askeri iş birliğine TBMM onayı olmadan adım atılamayacağını vurgulayan Özdağ, "Suudi ailesini korumak adına Türk askerinin kanı neden Husilerle savaş için dökülsün? İsrail adına mı savaşacağız?" dedi. Ekonomide köprü ve otoyolların satış hazırlığına da tepki gösteren Özdağ, "Elimizde son kalanları da satıyorlar, sonrasında siyasi taviz verilecek. Çözüm köprü satmak değil; israfı ve hırsızlığı durdurmaktır" ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İzmir programı kapsamında İzmir Esnaf ve Sanaatkarları Odaları Birliği’ne (İESOB) ziyaret etti. İESOB Başkanı Yalçın Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri ve esnaf odası başkanların ev sahipliğinde yapılan görüşmede esnafın sorunlarını dinleyen Ümit Özdağ, Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Partisinin son dönemdeki dış politika adımları ve ekonomik krizlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Suudi Arabistan ile gündeme gelen askeri iş birliği anlaşmalarına ve ülkenin ekonomik tablosuna sert sert tepki gösterdi ve meclis onayı olmayan adımlara karşı uyarıda bulundu.
“Türk askerinin kanı neden Husilerle savaş için dökülsün”
Suudi Arabistan'ın genel kurmay başkanlığı görev değişimine ve iki ülke arasındaki süreçlere dikkat çeken Özdağ, Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü koruma bahanesiyle Türk askerinin riske atılamayacağını vurguladı. Anlaşmanın henüz Meclis'te onaylanmadığının altını çizen Özdağ, “Mecliste onaylanmayan bir anlaşmaya dayanarak siz Türk askerini nereye yollamayı düşünüyorsunuz? Bir aileye ait olan devleti savunmak için asker mi yollayacağız? Amerika ve İsrail hava kuvvetlerinin Husilerle baş edemediği ortamda, Suudi ailesini korumak adına Türk askerinin kanı neden Husilerle savaş için dökülsün? Husiler, İsrail’le düşman. Hani biz İsrail'e karşıydı? İsrail adına Husilerle mi savaşacağız? Husilerle savaşırsak İsrail korunmuş olmayacak mı? Husiler’in müttefik İran ne olacak? Özetle bu iktidarı değiştirme zorundayız” diye konuştu.

Özdağ’ın gündeminde köprü ve otoyollar var
Türkiye'nin ağır bir ekonomik kriz içinde olduğunu ve bu tablonun sürdürülemez olduğunu dile getiren Zafer Partisi lideri, bütçe açıklarına ve israfa dikkat çekti. İktidarın ekonomik krizle mücadele programlarını eleştiren Özdağ, “Türk devletinin ekonomik aklı devlet planlama teşkilatıydı ve bunu kapattılar. 1,3-5, 15 yıllık perspektifle planlama yapılırdı. Günübirlik kararlar, piyasa oyunlarıyla her şey dövize endekslenmiş durumda. Toplumun yüzde 10’unun rantının kazandığı, üretimin küçüldüğü bir ülkedeyiz. Gelir gider dengesindeki açık dış borçla finanse ediliyor. Elimizdekiler sattık son kalan köprü ve otoyollar var. Onları sattık mı geriye bir şey kalmayacak. Sonra ise siyasi taviz verilecek. İktidarın bu ekonomik krizi aşma, istihdam yaratma gibi bir projesi yok. En büyük projeleri şu anada bir para kaynağı olarak köprü ve otoyolların satılması gündemde. 600 milyon dolar kazanıyor 300 milyon dolar masrafı var. Seçimlerde kullanılacak nakit para. Sonrası yok. Fonda kaybettiğimiz para 20 milyar dolar.
“İsraf ve hırsızlığı durdurmalıyız”
İktidarın ekonomik kriz karşısında somut bir çözüm modeli sunmadığını, en büyük gelir kaynağı olarak köprü ve otoyol satışlarının görüldüğünü belirten Özdağ, krizden çıkış reçetesinin israfı ve hırsızlığı durdurmak olduğunu belirterek, “Yılda 7 milyar dolar insani yardım adı altında yurtdışında para aktarılıyor. Bizim böyle bir gücümüz yok. Bu para Türk milletinin cebinden çıkan para. Kur Korumalı Mevduat ödenen faiz 66 milyar dolar. Türkiye’de ilk eğitimde yabancı öğrenci 1 milyon 900 bin. Bir öğrencinin maliyeti bin dolar ve 1 milyon öğrencinin maliyeti 1 milyar dolar. Suriyelilerin yıllık ortalama harcadığımız para 10 milyar dolar. Toplam 144 milyar dolar. Cumhurbaşkanın 1 uçağı olsa yeter, 7 tane var. İsrafı sonu yok. Bunu durdurmak zorundayız. Enflasyonu düşürmek için 3 yılda beri program uygulanıyor yüzde 38’den yüzde 32’ye düşmüş o da TÜİK rakamları. Talebi kısım için emekliye memura ve işçiye az verelim diyorlar. Enflasyonu düşürmek için devlet harcamalarını düşürmek gerekiyor. İsraf ve hırsızlığı durdurmalıyız” diye konuştu.



