KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın ziyaretinde esnafın feryadını dile getiren İESOB Başkanı Yalçın Ata, son 40 yılın en ağır krizinin yaşandığını belirtti. İpotek şartı yüzünden krediye ulaşılamadığını, 3,5 yıldır bekleyen 7 bin 200 prim günü sözünün tutulmadığını ve 21 yıllık 5362 sayılı yasanın yetersiz kaldığını vurgulayan Ata, oda başkanlarının belediye meclislerinden dışlanmasına da sert tepki gösterdi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın İzmir temasları kapsamında gerçekleştirdiği İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) ziyareti, kentteki yüz binlerce esnaf ve sanatkarın çığlığına sahne oldu.

Önaylar Group’tan İzmir’in geleceğine mega yatırım
Önaylar Group’tan İzmir’in geleceğine mega yatırım
İçeriği Görüntüle

İESOB Başkanı Yalçın Ata, Birlik Yönetim Kurulu Üyeleri ve oda başkanlarının katıldığı toplantıda söz alan Başkan Ata, esnafın ayakta kalma mücadelesi verdiği mevcut ekonomik ve hukuki darboğazı maddeler hâlinde sıralayarak yetkililere ve kamuoyuna seslendi.

“Son 40 yılın en kötü dönemi”

Esnafın ekonomik kriz, düşen alım gücü ve katlanan maliyetler karşısında ezildiğini kaydeden İESOB Başkanı Yalçın Ata, finansmana erişimin tamamen tıkandığına işaret ederek, “Şu anda son 40 yılın en kötü dönemi. Kapanan kepenk sayısı çok fazla. Esnaf krediye ulaşmakta büyük güçlük çekiyor. Esnaf kefalet kooperatiflerinden kredi kullanabilmek için mutlaka ev ya da dükkân gibi taşınmaz ipoteği şartı koşuluyor. Evi ya da dükkânı olmayan esnafın krediye ulaşmasının çok zor. Kooperatiflerde esnafın borçlanma süreçlerinde yüksek faizlerle karşı karşıya kaldığı ve ödemelerde zorlandığı bir dönemdeyiz.

“Esnaf cezalandırılıyor”

Esnaf lokantası üzerinden istihdamın ve verginin yükünü anlatan Başkan Ata, seçim öncesi verilen ancak 3,5 yıldır rafta bekletilen "Bağ-Kur 7 bin 200 prim günü" vaadinin tutulmamasına isyan ederek, “Küçük bir esnaf lokantasını düşünün; dükkân sahibinin yanı sıra yemeği pişiren ustası, aşçısı, garsonu, komisi ve kasiyeri var. En mütevazı esnaf lokantasında en az 5-6 kişi ekmek yiyor. Bu insanların sigorta primlerini, vergilerini, dükkân kirasını, stopajını ve tüm sosyal haklarını tek başına o esnaf ödüyor. Ancak emekliliğe gelince yanında çalışan işçi 7.200 günde emekli olurken, tüm yükü taşıyan işveren esnaf 9.000 gün prim yatırmak zorunda bırakılıyor. Bu açıkça esnafı cezalandırmaktır. Seçimlerden önce 7 bin 200 gün sözü verildi; aradan yaklaşık 3,5 yıl geçti, konu ne Meclis’e geldi ne de iktidarın gündeminde yer bulabildi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vicdansızlık ve eşitsizlik göremezsiniz” ifadelerini kullandı.

“Yapay zekâ çağında 21 yıllık yasayla yönetiliyoruz”

Meslek odalarının idari işleyişini düzenleyen 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Yalçın Ata, “Odaları, 5362 sayılı yasayla yönetiliyor. Bu kanunun 2005 yılında çıktı ve aradan geçen 21 yıllık süreçte yapay zeka çağında bile bu eski yasayla idare edilmeye çalışılıyor. Yapay zekadan bahsettiği bir dünyada, odalardaki yetersizlikler çok fazla. Oda başkanlarının yetkilerinin kısıtlı kalıp sadece üyeden aidat talep eden konuma sürüklendi bir ortamdayız. Bu yasanın acilen A'dan Z'ye revize edilmesi ya da tamamen değiştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Esnaf başkanları belediye meclislerine giremiyor”

Esnafın sorunlarının yerel yönetimlerde yankı bulamamasının nedeninin yasal engeller olduğunu söyleyen Ata, belediye meclis üyeliklerinde oda yöneticilerine uygulanan çifte standardı eleştirip, “Esnaf teşkilatı olarak belediye meclislerine giremiyoruz. Geçmişte giriyorduk; ancak sonradan çıkarılan mevzuatla 'Ya oda başkanı kalacaksın ya da istifa edip belediye meclis üyesi olacaksın' denildi. Kamuda görev yapan bir yönetici veya memur belediye başkanlığına aday olduğunda seçilemezse eski görevine geri dönebiliyor. Peki bu hak neden esnaf odası başkanlarına tanınmıyor? Meslek kuruluşlarının içinden gelenler yerel meclislerden dışlanıyor, sesimiz duyulmuyor. İzmir’de esnafın bizzat içinden çıkan, derdini bilen bir temsilcimiz maalesef yerel meclislerde yer alamıyor” dedi.