Hayat pahalılığı ve peş peşe açıklanan enflasyon verileri, sabit gelirli milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Nisan ayında yüzde 4,18 olan aylık enflasyonun ardından Mayıs ayında da TÜFE'nin yüzde 1,71 artış göstermesi, asgari ücretli çalışanlarda "Temmuzda ikinci bir zam olur mu?" beklentisini zirveye çıkardı. Yıllık enflasyonun yüzde 32,61 seviyesine ulaştığı bu kritik dönemde, Ankara kulisleri ve ekonomi yönetimi hareketli günler geçiriyor.
AK Parti'den İlk Resmi Yanıt: Gündemimizde Çalışma Yok
Meclis'te gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, kamuoyunda dolaşan ara zam hazırlığı iddialarına net bir dille açıklık getirdi. Küresel piyasalardaki gelişmelerin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların yurt içi enflasyon üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturduğunu belirten Güler, şu an için asgari ücrete ara zam yapılmasına yönelik hükümet nezdinde yürütülen resmi bir çalışma ya da yasal düzenleme hazırlığı bulunmadığını ifade etti.
Hükümetin dar gelirli vatandaşları, emeklileri ve sabit gelirlileri destekleme politikalarının alternatif kanallarla süreceğini vurgulayan Güler, mevcut maaş tablosuna yönelik ek bir artış takviminin masada olmadığını dile getirdi.
İsa Karakaş: "Ara Zam Yapılmasının Önünde Yasal Engel Yok"
Hükümet kanadından gelen olumsuz açıklamalara karşın, Türkiye Gazetesi Yazarı ve sosyal güvenlik başuzmanı İsa Karakaş, madalyonun hukuki boyutuna dikkat çekti. "Temmuzda asgari ücret maratonu başlar mı?" başlıklı köşesinde durumu analiz eden Karakaş, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yıl ortasında toplanıp yeni bir ücret belirlemesinin önünde hiçbir mevzuat engeli bulunmadığını belirtti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın daveti üzerine komisyonun her an göreve çağrılabileceğini hatırlatan Karakaş, geçmiş yüksek enflasyon dönemlerinde bu adımın defalarca atıldığını ifade etti.
"Komisyonda İşçinin 5 Oyu Havada Kalıyor"
Mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun kurumsal yapısını sert sözlerle eleştiren İsa Karakaş, sistemdeki temsil adaletsizliğine şu cümlelerle vurgu yaptı:
"Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı hâlâ tartışmalı. Zira komisyonda asgari ücretliyi temsil eden bir taraf yok. Keza komisyon üyesi olan Devlet, İşçi ve İşverenlerin hiçbiri asgari ücretli istihdam etmiyor. Asgari ücretliyi temsil etme görevini üstlenmiş olan işçi konfederasyonunun da komisyona etkisi sıfır. Zira oy çokluğuyla karar alınmaktadır. Dolayısıyla Hükûmet ve işveren 'el ele' verince, işçinin 5 oyu havada kalıyor. Netice itibarıyla tek kanatla kuş uçmuyor. Hükûmet ne derse o rakam çıkıyor."
Anayasa ve yasalara göre işçinin barınma, beslenme ve konaklama gibi en temel insani ihtiyaçlarının (iaşe ve ibate) eksiksiz karşılanmasının devletin asli bir ödevi olduğunu belirten Karakaş, Temmuz ayının milyonlarca hanede tencerenin kaynayıp kaynamayacağını belirleyecek hayati bir eşik olduğunu söyledi.