Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Londra’da gerçekleştirdiği "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" sunumunda, enflasyonla mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karahan, gıda ve enerji fiyatlarında arz yönlü gelişmeler nedeniyle yukarı yönlü baskıların sürdüğünü ancak iç talepteki yavaşlama ve hizmet sektöründe fiyat artışlarının hız kesmesinin dezenflasyon sürecini desteklediğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin azalması durumunda gıda ve enerji enflasyonundaki yükseliş eğiliminin de zayıflayabileceğini ifade etti.

Sunumda yer alan verilere göre yılın ilk beş ayında temel mallardaki birikimli enflasyon yüzde 8,2, hizmetlerde yüzde 19,6 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde gıda ve alkolsüz içeceklerde enflasyon yüzde 19,7’ye, enerji grubunda ise yüzde 24,8’e yükseldi.

Türk dünyasında tarihi imza! İnternetten alışveriş ve kargo sınırları değişiyor!
Türk dünyasında tarihi imza! İnternetten alışveriş ve kargo sınırları değişiyor!
İçeriği Görüntüle

Gıda fiyatlarındaki artışta işlenmemiş ürünlerin belirleyici rol oynadığına dikkat çekilen sunumda, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki ilk beş aylık artışın geçen yılki yüzde 25,8 seviyesinden bu yıl yüzde 42’ye çıktığı belirtildi.

Hizmetlerde ise kira ve eğitim kalemlerindeki fiyat katılığının azaldığı bildirildi. İlk beş aylık fiyat artışı kirada yüzde 25,8'den yüzde 16,6'ya, eğitimde yüzde 28,2'den yüzde 15,7'ye geriledi.

Enflasyon beklentilerindeki bozulma sınırlı kaldı

Karahan, jeopolitik gelişmelere rağmen enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını belirterek, talepteki yavaşlamanın fiyatlama davranışlarında iyileşmeyi destekleyeceğini söyledi.

Haziran ayında 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,8, reel sektörde yüzde 33,1 ve hanehalkında yüzde 46,1 olarak ölçüldü. Özellikle hanehalkı enflasyon beklentilerindeki gerilemenin geniş bir tabana yayıldığı vurgulandı.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Karahan, buna karşın iç talepteki yavaşlamanın cari açık üzerindeki etkiyi sınırladığını söyledi. İhracatın dış talepteki yeniden dengelenmenin katkısıyla dirençli kaldığını, dış ticaret açığının ise ikinci çeyrekte gerilediğini kaydetti.

Turizm gelirlerinde de olumlu görünümün sürdüğünü belirten Karahan, ocak-nisan döneminde seyahat gelirlerinin 13 milyar dolara, Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının ise 13,3 milyona ulaştığını aktardı. Cari işlemler açığının milli gelire oranının tarihsel ortalamalara kıyasla ılımlı seviyelerde bulunduğunu ifade etti.

Türk lirasına olan talebin güçlü şekilde devam ettiğini vurgulayan Karahan, sıkı para politikası, makroihtiyati tedbirler ve güçlü rezerv pozisyonunun bu eğilimi desteklediğini söyledi. 30 Mart-19 Haziran döneminde hanehalkının net 4 milyar dolar döviz ve 300 milyon dolar değerinde kıymetli maden sattığını açıkladı.

17 Haziran itibarıyla mevduat ve yatırım fonları dahil edildiğinde TL varlıkların toplam içindeki payının yüzde 60,3’e, yalnızca mevduatlardaki TL payının ise yüzde 61,1’e yükseldiğini belirten Karahan, TCMB’nin brüt uluslararası rezervlerinin 19 Haziran itibarıyla 157 milyar dolar, swap hariç net rezervlerinin ise 35 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu kaydetti.

Ekonomik faaliyet ve kredi büyümesi yavaşlıyor

Ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya da değinen Karahan, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 büyüdüğünü hatırlattı. Kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini, perakende satışlar ile kart harcamalarının da iç talepteki yavaşlamaya işaret ettiğini belirtti.

Kredi büyümesinde de ivme kaybı yaşandığını aktaran Karahan, 12 Haziran itibarıyla toplam kredi büyümesinin yüzde 25,5’e gerilediğini, bireysel kredilerde büyümenin yüzde 41,6, kur etkisinden arındırılmış ticari kredilerde ise yüzde 20,5 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi.

Enerji fiyatları cari denge üzerinde baskı oluşturuyor

Enerji fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Karahan, buna karşın iç talepteki yavaşlamanın cari açık üzerindeki etkiyi sınırladığını söyledi. İhracatın dış talepteki yeniden dengelenmenin katkısıyla dirençli kaldığını, dış ticaret açığının ise ikinci çeyrekte gerilediğini kaydetti.

Turizm gelirlerinde de olumlu görünümün sürdüğünü belirten Karahan, ocak-nisan döneminde seyahat gelirlerinin 13 milyar dolara, Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısının ise 13,3 milyona ulaştığını aktardı. Cari işlemler açığının milli gelire oranının tarihsel ortalamalara kıyasla ılımlı seviyelerde bulunduğunu ifade etti.

"Türk lirası varlıklara talep güçlü"

TCMB Başkanı Karahan, yeniden dolarizasyon riskine karşı Türk lirası varlıklara talebin güçlü kalmaya devam ettiğini söyledi.

Sıkı para politikası duruşu, makroihtiyati araçlar ve güçlü döviz rezervlerinin TL'ye olan talebi desteklediğini belirten Karahan, 30 Mart-19 Haziran döneminde hanehalkının net döviz satışının 4 milyar dolar, net kıymetli maden satışının ise 300 milyon dolar olduğunu bildirdi.

Mevduat ve yatırım fonları dâhil edildiğinde TL varlıkların toplam içindeki payı 17 Haziran itibarıyla yüzde 60,3'e ulaşırken, yalnızca mevduattaki TL payı yüzde 61,1 olarak gerçekleşti.

TCMB'nin brüt uluslararası rezervleri 19 Haziran itibarıyla 157 milyar dolar, swap hariç net rezervleri ise 35 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi