Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'na yönelik aldığı "mutlak butlan" kararı, İzmir sokaklarında geniş yankı uyandırdı. Yargının siyasete müdahalesi olarak nitelendirilen bu karara tepki göstermek amacıyla CHP İzmir İl Başkanlığı önünde toplanan yüzlerce yurttaş, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi, demokrasi ve adalet talebiyle eyleme başladı.

Eylemin ana merkezi olan il binası önündeki kalabalık, mahkeme kararının duyulmasının hemen ardından hızla büyüdü. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ilçe belediye başkanları ve parti yöneticilerinin yanı sıra İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin omuz omuza verdiği meydanda, sadece bir siyasi partinin değil, ülkenin demokratik geleceğine dair endişe duyan her kesimin sesi yükseldi.

Çağatay Güç 2

"MÜCADELEMİZ KİŞİSEL İKBAL DEĞİL, ÜLKENİN ONURUDUR"

Meydanı hınca hınç dolduran kalabalığın öfkesini ve umudunu dile getiren isim CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç oldu. Kurulan platformdan alanı dolduran on binlere seslenen Güç, meselenin yalnızca kurultay salonlarında kalmayacak kadar derin bir memleket meselesi olduğunu vurguladı. Mücadelelerinin kişisel ikballer için değil; çocukların yarınları, ülkenin onuru ve adalet için olduğunu belirten Güç, yirmi dört yıllık iktidarın Türkiye'yi sürüklediği tabloyu çarpıcı bir dille eleştirdi. Güç, artık yeter diyen milyonların, yoksulluktan ve adaletsizlikten bıkan bir milletin sesi olduklarının altını çizdi.

Çağatay Güç 3

ÖZELLEŞTİRME VE YOKSULLUK VURGUSU

İl Başkanı Güç'ün açıklamalarında, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz ve kurumsal erozyon geniş yer buldu. İktidarın üretim yerine ithalatı teşvik eden, refah yerine yoksulluk ve korku üreten bir sistem kurduğunu ifade eden Güç, Cumhuriyetin yıllarca biriktirdiği fabrikaların ve değerlerin tek tek elden çıkarıldığını söyledi. Kendi kendine yeten bir ülkenin dışa bağımlı hale getirildiğini belirten Güç; ormanların satıldığını, doğanın talan edildiğini ve milli parkların ranta açıldığını kaydetti. Asgari ücretlinin yaşam savaşı verdiği, gençlerin umutsuzluğa sürüklendiği ve kadınların korku içinde yaşadığı bir Türkiye tablosu çizen Güç, milletin tenceresi boşken saraylarda şatafatın devam etmesini adaletsizliğin en somut örneği olarak nitelendirdi.

ÇÖKEN KURUMLAR VE ADALETTEKİ AĞIR YARA

Toplumu ayakta tutan temel sistemlerin de birer birer işlevsizleştiğine dikkat çeken Güç, liyakatsiz kadroların üniversiteleri oyun alanına çevirdiğini, sağlık sistemindeki kriz nedeniyle doktorların ülkeyi terk ettiğini ve üreticinin topraktan koptuğunu vurguladı. Ancak en büyük yıkımın adalette yaşandığını belirten CHP'li Başkan, mahkemelerin artık "saray adına" karar verdiğini ve hukukun bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştığını iddia etti. Bu gidişata karşı teslimiyetin asla söz konusu olmayacağını belirten Güç, Kurtuluş Savaşı ruhuna atıfta bulunarak milletin bu karanlığa boyun eğmeyeceğini haykırdı.

Çağatay Güç 4

"İZMİR BOYUN EĞMİYOR, SUSMUYOR"

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün tam açıklamaları ise şöyle;

Kurban Bayramı zirvesi İzmir Valiliği’nde gerçekleşti
Kurban Bayramı zirvesi İzmir Valiliği’nde gerçekleşti
İçeriği Görüntüle

Buradan söylüyoruz; bu vatan sahipsiz değil. Bu millet 3 kuruş için toprağını satanlardan değil. Asgari ücretli yaşam savaşı veriyor. Gençler umutlarını kaybediyor. Kadınlar korku ile yaşıyor. Bütün bunlara rağmen saraylarda şatafat devam ediyor. Milletin evinde tencere kaynamıyor ama onlar saltanatlarını sürdürüyor. Bu mudur adalet. Bu millet bunu hak etmiyor. Eğitim sistemi çöktü. Üniversiteler liyakatsiz kadroların oyuncağı haline geldi. Sağlık sistemi çöktü. Doktorlar ülkeyi terk etmektedir. Çiftçi üretim yapamıyor. Köylü toprağı terk ediyor. Bu iktidar üreticiyi değil yandaşı koruyor. En büyük çöküş adalettedir. Adalet bugün ağır bir yara aldı. Mahkemeler saray adına karar veriyor. Bir kişinin iki dudağı arasına sıkışan hukuk düzeni ile karşı karşıyayız. Bu devlet bir kişinin değildir, 86 milyonundur. Biz bu ülkeyi korku ile yönetenlere teslim etmeyeceğiz. Başaramayacaklar. Biz teslim olmayan bir milletiz. Esareti kabul etmiyoruz. Kurtuluş Savaşı’nı kazananların çocuklarıyız. Atamız bize boyun eğmeyi değil mücadele etmeyi öğretti. Biz bu ülkeyi karanlığa bırakmayacağız.

Bu devlet bir kişinin değildir, 86 milyonundur. Biz bu ülkeyi korku ile yönetenlere teslim etmeyeceğiz. Başaramayacaklar. Biz teslim olmayan bir milletiz. Esareti kabul etmiyoruz. Kurtuluş Savaşı’nı kazananların çocuklarıyız. Atamız bize boyun eğmeyi değil mücadele etmeyi öğretti. Biz bu ülkeyi karanlığa bırakmayacağız. Kadınlarımız için, gençlerimiz için, emeklilerimiz için mücadele edeceğiz. Bizim birbirimizden kimsemiz yok. Bu cennet vatandan başka gidecek yerimiz yok. İzmir bu ülkenin vicdanıdır, cumhuriyetin kalesidir. Yıllardır İzmir’i cezalandırmaya çalışıyorlar. Belediyelerimizi engellemeye çalışıyorlar. Ancak İzmir boyun eğmiyor, korkmuyor, susmuyor. Bugün burada sadece CHP’liler yok. Burada adalet isteyen herkes var. Bugün burada geleceğini kaybetmek istemeyen milyonların sesi var. Buradan hep birlikte haykırıyoruz. Bıktık sizden, milletin yakasından düşün. Bu ülkenin çiftçisini, emeklisini, işçisini rahat bırakın. Bu millet artık sizden bıktı. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Bu ülke yeniden nefes alacak. Türkiye yeniden demokrasi ile buluşacak. Türkiye yeniden adalet ile buluşacak. CHP Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde milletin iktidarını kuracağız. Korkmayacağız, boyun eğmeyeceğiz. Biz milletiz, Türkiye’yiz. Biz kazanacağız, millet kazanacak.

Muhabir: Kardelen Başol