KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Kara, deniz, hava ve demiryolu taşımacılığı, depolama, soğuk zincir, otomasyon ve liman işletmeciliği gibi lojistiğin tüm halkalarını buluşturan LOGISTECH, 7-9 Ekim 2026 tarihlerinde Fuar İzmir'de yapılacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Logistech – 5. Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, doğru lojistik iş ortağını, depolama çözümlerini ve yeni teknolojileri arayan tüm profesyonellere yeni iş olanakları sunuyor.

Logistech – 5. Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı öncesinde, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Lojistik ve Taşımacılık Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Serkan Buralı, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu’nun katılımıyla EİB’de basın toplantısı düzenlendi.

Lojistik Izmir Kenan 2

İzmir önemli bir merkez

Jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemeleri artık üretim kadar, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştığını da belirleyici hale getirdiğini belirten Muhammet Öztürk, fuarın bu açıdan çok önemsediklerini söyledi.

İzmir’in, Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde yalnızca güçlü bir sanayi merkezi olmadığını aynı zamanda liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye’nin dış ticaret trafiğindeki en kritik merkezlerden birisi olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Ege Bölgesi’nin yıllık 44 milyar dolara yaklaşan ihracatı var. Demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma lojistik sektörlerine kadar çok güçlü bir üretim ekosistemine sahibiz. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız bulunuyor. İzmir’de 16 limanımız var. Türkiye’de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17’si, konteyner yüklerinin ise yüzde 15’i İzmir limanlarında gerçekleşiyor” dedi.

“İzmir için lojistik master planını oluşturulmalı”

İzmir’in potansiyelini tamamını kullanamadığını dile getiren Öztürk, “Özellikle Alsancak Limanı, Aliağa–Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı birlikte ele alınarak İzmir için lojistik master planının oluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Alsancak Limanı uzun yıllar Ege ihracatının ana çıkış kapısıydı. Bugün ise Aliağa bölgesindeki limanların ağırlığı çok daha fazla. Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı'ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda. Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi. Bu nedenle Alsancak Limanı’nın modernizasyonunu; yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ve kara–demir yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele almalıyız” ifadelerini kullandı.

“Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si olabilecek bir potansiyele sahip”

Aliağa–Nemrut Havzası’nın ise Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldiğini vurgulayan Öztürk, bu kapasitenin verimli biçimde kullanılabilmesi için limanlara ulaşan karayolu ve özellikle demiryolu altyapısındaki darboğazların giderilmesi gerektiğini ifade etti. Çandarlı Limanı’na değinen Öztürk, kamu yatırımcının artık ekonomiye kazandırılmasında gerektiğini aktarıp, “Çandarlı'nın yalnızca İzmir açısından değil, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Avrupa arasındaki lojistik konumu açısından büyük bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Doğru yatırım ve işletme modeliyle Çandarlı, Türkiye'nin Pire'si olabilecek bir potansiyele sahip. Pire Limanı şehir içinde kalması nedeniyle büyüme açısından çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya. Çandarlı ise genişleme kapasitesi, coğrafi konumu ve Aliağa–Bergama aksında gelişen sanayi bölgeleriyle farklı bir avantaj sunuyor. Yeni organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgelerle birlikte düşündüğümüzde Çandarlı'nın bir konteyner ve Ro-Ro merkezi olarak faaliyete geçirilmesi hem bölgedeki sanayicimizin lojistik maliyetlerini azaltacak hem de İzmir'i uluslararası bir aktarma merkezi haline getirecektir. Çandarlı Limanı'nın tamamlanmasını, ardından güçlü bir demiryolu bağlantısının kurulmasını İzmir'in gelecek 20–30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak görüyoruz” diye konuştu.

“Liman ile demiryolu bağlantıları güçlendirilmesi”

Ege ihracatındaki bir diğer önemli konunun demiryolu olduğunu söyleyen Öztürk, “İhracatçımız ürününü organize sanayi bölgesinden limana büyük ölçüde TIR ile taşımak zorunda kalıyor. Bu durum lojistik maliyetleri artırdığı gibi liman çevresinde trafik yoğunluğuna ve daha yüksek karbon emisyonuna neden oluyor. Dolayısıyla, Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi, Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi, Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması gerekiyor. Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanması öncelikli yatırım başlıklarımız arasında olmalıdır. Demiryolunun yük taşımacılığındaki payını yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20’lere doğru çıkaracak bir dönüşümü gerçekleştirmeden Ege Bölgesi'nin lojistik rekabet gücünde kalıcı bir sıçrama yaratmamız kolay değil. Bu noktada, İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Birliğimiz ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’ni de İzmir’in lojistik geleceğinin en stratejik yatırımlarından biri olarak görüyoruz. Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı, karayolu ve demiryolu altyapısına erişimi sayesinde yalnızca İzmir’e değil, Batı Anadolu’ya ve Türkiye’nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını, gümrük ve lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda yeni yatırım alanlarının oluşmasına, yeni fabrikaların kurulmasına ve istihdamın artmasına katkı sağlayacak olan Kemalpaşa Lojistik Merkezi, İzmir’i lojistikte ileri seviyeye taşıyacak temel projelerden biri olacaktır” dedi.

ihracattaki en önemli Pazar Avrupa Birliği

Ege Bölgesi’nin ihracatının en önemli pazarının Avrupa Birliği olduğunu hatırlatan Öztürk, “Yeşil dönüşüm, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, yeni sürdürülebilirlik standartları ve dijital gümrük uygulamaları Avrupa ile ticaretimizi tamamen yeni bir döneme taşıyor. İhracatçımız, öngörülebilir navlun maliyetleri, öngörülebilir transit süreleri, limanlarda daha yüksek kapasite ve operasyonel verimlilik, güçlü demiryolu bağlantıları, daha fazla çok modlu taşıma alternatifi, dijitalleşmiş gümrük ve liman işlemleri ve Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm sürecine uyumlu bir lojistik altyapı istiyor. Alsancak Limanı'nın modernizasyonu, Aliağa liman bölgesinin kara ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, Çandarlı Limanı'nın ekonomiye kazandırılması, liman–OSB–demiryolu entegrasyonunun tamamlanması, yeşil lojistik yatırımlarının hızlandırılması, dijital gümrük ve liman sistemlerinin yaygınlaştırılması, Avrupa'ya açılan Ro-Ro ve çok modlu taşımacılık koridorlarının güçlendirilmesi gerekiyor. Bunları yaptığımızda İzmir yalnızca Türkiye'nin batıya açılan kapısı olmakla kalmaz; Doğu Akdeniz ile Avrupa arasındaki en güçlü üretim, ihracat ve lojistik merkezlerinden biri haline gelir” ifadelerini kullandı.

Lojistik Izmir Kenan 3

Dünyada adı geçen fuar

İhracat ve lojistiği birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade eden İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, “Bir ürünü çok iyi üretebilir, doğru pazarı bulabiliriz; ancak o ürünü doğru zamanda, doğru maliyetle ve güvenli biçimde hedef pazara ulaştıramıyorsak aslında rekabetin çok önemli bir halkası eksik kalmış oluyor. Dolayısıyla lojistik geleneksel öğretide öğretildiği gibi ihracatın son basamağı değil, artık doğrudan rekabet gücünün önemli bir parçası haline geldi. İzmir'e baktığımızda bizim için çok çok kıymetli. Çünkü İzmir 8.500 yıllık bir liman, ticaret ve üretim kenti ve 5 yıl önce Logistech yolculuğuna başlarken bizlerin en önemli motivasyonumuz aslında buydu. Bu kentin sahip olduğu güçlü mirası aslında tüm paydaşlarıyla, üretimiyle, limanıyla, lojistik avantajlarıyla daha ön plana çıkarabilmek. 2022 yılında başladığımız fuarımıza, o zaman 100 katılımcı ve yaklaşık 6.000 ziyaretçiyle başlamıştık. Geçtiğimiz 4 yılda fuarımızı çok hızlı şekilde büyüttük ve bugün hem Türkiye'de hem dünyada adı geçen, hatırı sayılan lojistik organizasyonlarından biri haline geldi” diye konuştu.

Lojistik, ihracatçıların fuarı olmalı

Geçen yıl 7 farklı ülkeden 136 katılımcıyı ve 20 bine yakın ziyaretinin fuarda ağırladığının bilgisini paylaşan Tuğçe Cumalıoğlu, yeni nesil fuarcılık anlayışında mevcut rakamlardan çok daha fazlasını yapmak istediklerini dile getirdi.

Fuarın içinde yeni ticari ilişkiler kurulması, yeni iş birliklerinin doğması ve katılımcının fuardan somut bir değerle ayrılmasını istediklerini söyleyen Cumalıoğlu, fuarda lojistiğin tüm bileşenlerini bir araya getirmeyi istediklerini aktarıp, “Lojistik sadece lojistikçilerin fuarı değil aslında ihracatçıların fuarı olmalı. Çünkü ihracatta ve üretimde o rekabet avantajının sağlanmasının en önemli yöntemlerinden biri lojistik avantajını sağlamak, doğru zamanda, doğru noktaya, doğru yöntemlerle ve sürdürülebilir şekilde ürünlerimizi gönderiyor olmak. O yüzden ihracatçılarımızın bu fuardaki katkısı, bu fuardaki paydaşlığı bizler için çok çok kıymetli” dedi.

Lojistik Izmir Kenan 4

Türkiye 2025 yılında 122.6 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdi

Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Lojistik ve Taşımacılık Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Serkan Buralı, lojistik ve taşımacılık sektörünün küresel rekabetteki kritik rolüne dikkat çekerek, Türkiye'nin 2025 yılında 122.6 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu rakam içerisinde lojistik ve taşımacılığın yüzde 35 payla 42.6 milyar dolara ulaştığını belirten Buralı, sektörün turizmden sonra ülkenin en önemli hizmet ihracatı kalemi olduğunu vurguladı. Karadeniz ve Kızıldeniz'deki savaşlar, Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar ile artan korumacılık politikalarının sektöre baskı yarattığına işaret eden Buralı, alternatif güzergahlar ve sınır geçişlerinin kolaylaştırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Çeşme’de minik öğrencilere ‘Okula Hoş Geldin’ desteği
Çeşme’de minik öğrencilere ‘Okula Hoş Geldin’ desteği
İçeriği Görüntüle

Bakanlık olarak lojistik ve taşımacılık sektörünün gelişimini yakından takip ettiklerini belirten Buralı, Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulan genel müdürlük altında bu alanın ayrı bir daire başkanlığıyla temsil edildiğini kaydetti. 2025 yılında lojistik ve taşımacılık sektörüne 1.7 milyar TL nakdi destek sağlandığını açıklayan Buralı; hizmet ihracatı atılım programları, markalaşma destekleri ve yurt dışı lojistik dağıtım ağları projeleriyle sektörün tüm bileşenlerini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti. İzmir'de düzenlenen lojistik, depolama ve teknoloji fuarlarının sektörün uluslararası entegrasyonuna sunduğu katkıya da değinen Buralı, Türk lojistik sektörünün küresel pazarlardaki payını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Muhabir: KENAN YEŞİL