Urla’da otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’ya olası etkileri düzenlenen toplantıyla ele alındı. Ulaşımın yalnızca yol ve geçiş ücretlerinden ibaret olmadığı belirtilen toplantıda, bölgenin ekonomik yapısı, trafik yoğunluğu, tarım, turizm ve günlük yaşam üzerindeki olası etkiler değerlendirildi.

Toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, CHP geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru, Avukat Şehrazat Mercan, siyasi parti, sendika, dernek ve çeşitli kurumların temsilcileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 5 Eylül 2026'da yaptığı açıklamada Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen bazı otoyol ve köprülerin özelleştirme kapsam ve programına alındığını, konuya ilişkin teknik, hukuki ve mali hazırlıkların sürdüğünü bildirmişti.

Balkan: Ulaşım yalnızca otoyoldan ibaret değil

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, konuya yalnızca belediye başkanı olarak değil, Urla’da doğup büyümüş bir vatandaş olarak baktığını belirtti.

Yarımada’nın ulaşımının yalnızca otoyoldan oluşmadığını ifade eden Balkan, otoyol kullanım maliyetlerindeki olası değişimin alternatif güzergâhlardaki trafik yoğunluğuna etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ulaşım kararları bütüncül planlanmalı

Ulaşım kararlarının kent planlamasından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Balkan, Urla’nın önemli bir eğitim ve yaşam merkezi olduğunu söyledi.

Balkan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün Gülbahçe’deki yerleşkesinde binlerce öğrenci ve akademisyenin bulunduğuna, İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin yer aldığına dikkat çekti. Güzelbahçe’ye taşınması planlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi gelişmelerin de Yarımada’nın ulaşım yükünü artırabileceğini ifade etti.

Balkan, “Yarımada’nın ulaşım bütünüyle ilgili yeterli bir planlama ve fizibilite yapıldı mı?” sorusunu yönelterek otoyol kullanım maliyetindeki değişimin Urla, Güzelbahçe ve Yarımada’nın ulaşım altyapısına olası etkilerinin ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Urla’da Otoyolların Özelleştirilmesine Karşı Ortak Ulaşım Çağrısı (7)

“Mesele yalnızca otoyoldan kaç lira alınacağı değil”

Otoyol kullanım maliyetindeki olası artışın yalnızca bireysel araç kullanıcılarını etkilemeyeceğini belirten Balkan, ulaşım maliyetlerinin bölgenin ekonomik hayatına da yansıyabileceğini savundu.

Balkan, çiftçinin ürününü pazara götürmesinden çalışanların işe ulaşımına, esnafın mal taşımasından işletmelerin müşterilerine erişimine kadar farklı alanlarda ulaşım maliyetinin önem taşıdığını belirterek, “Ve sonunda bu maliyet, dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansır” dedi.

Foça'da kırmızı kart protestosu "Gargamel" polemiğini çıkardı!
Foça'da kırmızı kart protestosu "Gargamel" polemiğini çıkardı!
İçeriği Görüntüle

Balkan ayrıca Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin bölgedeki mücadeleye değindi ve geminin kaldırılması yönünde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Mercan: Sürecin takipçisi olacağız

Avukat Şehrazat Mercan ise toplantıda yaptığı konuşmada hukuki sürecin takip edileceğini belirtti.

Mercan, kamunun yararının korunması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Biz kendi menfaatlerimizi, kamunun menfaatlerini koruyacağız. İzmir Çeşme yolunun yine kamunun olması için çabalayacağız. Belediye Başkanımız dava açalım dedi. Bizler bir dava açacağız ve sürecin takipçisi olacağız.”

Urla’da Otoyolların Özelleştirilmesine Karşı Ortak Ulaşım Çağrısı (1)

Güler: İlk otoyol eylemimizi Urla’da yapmıştık

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun yapım maliyetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

1992 yılında otoyolun yapım maliyetinin 672 milyon dolar olduğunu belirten Güler, daha önce de Urla’da otoyol konusunda bir eylem gerçekleştirdiklerini söyledi.

Güler, özelleştirme kapsamında gündeme gelen rakamlara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz sene 29 Mart’ta yine Urla’da yakmıştık çoban ateşini. İlk otoyol eylemimizi Urla’da yapmıştık ve ses getirmişti. Fakat genele yayılamamıştı. Bu yüzden bu toplantının bugün burada yapılması çok değerli. 1992 yılında otoyolun yapım maliyeti 672 Milyon Dolar. Şimdi tüm Türkiye'deki yedi otoban iki tane köprü için 8 ila 10 milyar dolar arasında satılması hedefleniyor. Yani bunun kamu yararı nerede?”

Güler’in sözünü ettiği satış bedeline ilişkin rakam toplantıda yapılan değerlendirmeye dayanıyor. ÖİB’nin 5 Eylül 2026 tarihli açıklamasında ise özelleştirme kapsamındaki otoyol ve köprülere yönelik teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Urla’da Otoyolların Özelleştirilmesine Karşı Ortak Ulaşım Çağrısı (3)

Cemil Doğru: Bu yol Yarımada’nın can damarı

Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru da otoyolun Yarımada’nın günlük yaşamında önemli bir ulaşım aksı olduğunu belirtti.

Doğru, otoyolun kamu çalışanlarından sağlık ve eğitim personeline, öğrencilerden çiftçi ve balıkçılara kadar geniş bir kesim tarafından kullanıldığını ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu yol; İzmir’e her gün işe gidip gelen memurumuzun, sağlık çalışanlarımızın, eğitim çalışanlarımızın, işçimizin, Urla’daki kampüslere, okullara ulaşmaya çalışan öğrencilerimizin, yarımadanın tarım ürünlerini, enginarını, balığını pazara ulaştıran çiftçimizin ve balıkçımızın, bölgeye mal getiren lojistik ve taşımacılık sektörümüzün can damarıdır. Bu yolun özelleştirilmesi herhangi bir refaha yol açmayacağı gibi ulaşım maliyetinin artması ile yaşam pahalılığı da artacaktır.”

Ulaşımın geleceği masaya yatırıldı

Toplantıda otoyolların özelleştirilmesinin Yarımada’nın ulaşım sistemi üzerindeki olası sonuçlarının yanı sıra trafik güvenliği, kent yaşamı, ekonomik faaliyetler, tarım, turizm ve çevresel etkiler de değerlendirildi.

Katılımcılar, Yarımada’nın ulaşım geleceğinin bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması ve olası değişikliklerin bölge üzerindeki etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Urla Belediyesi