Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KESİAD), üyelerini Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Körfez bölgesindeki yatırım ve iş geliştirme fırsatları hakkında bilgilendirdi. “Dubai’de Şirket Kuruluşu, Vergi ve Teşvikler” başlıklı toplantıda şirket kuruluşu, vergi uygulamaları, iş ağlarına erişim ve danışmanlık süreçleri ele alındı.
Toplantının konuğu QAZE Alliance Advisors Kurucu Ortağı ve Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sezin Aktepe Artık oldu. Artık, Türk şirketlerinin Dubai’de yatırım yaparken dikkat etmesi gereken başlıklar hakkında sunum gerçekleştirdi.
Özken: “Yeni pazarlara açılmak artık tercih değil”
KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özken, Türkiye’de sanayicilerin zorlu bir ekonomik süreçten geçtiğini ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını söyledi.
Sanayicilerin yalnızca iç pazara odaklanmasının yeterli olmadığını belirten Özken, yeni coğrafyalara ve müşteri gruplarına ulaşmanın sürdürülebilir büyüme açısından önem taşıdığını ifade etti.
Özken, “Sanayicimiz mevcut kriz ortamında üretimini, istihdamını ve rekabet gücünü koruyabilmek için yeni pazar arayışına giriyor. İhracat pazarlarını çeşitlendirmek artık bir tercih olmaktan çıkıp sürdürülebilir büyümenin önemli bir parçası haline geldi” dedi.
Dubai’nin yalnızca gayrimenkul yatırımları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özken, hızlı şirket kuruluş süreçleri, yatırımcı dostu mevzuat, belirli koşullardaki vergi avantajları ve Körfez ülkelerine açılan lojistik konumun sanayi firmaları açısından fırsatlar sunduğunu söyledi.

Artık: “Türk İş Konseyi iki ülke arasında köprü”
Av. Sezin Aktepe Artık, toplantıda Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi’nin çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Türk İş Konseyi’nin 2004 yılında Dubai’de kurulduğunu ve Dubai Chambers bünyesindeki iş konseyleri yapısı içerisinde faaliyet gösterdiğini belirten Artık, konseyin yaklaşık 700 üyeye ulaştığını söyledi.
Hukuk, inşaat, gayrimenkul, bilgi teknolojileri ve pazarlama gibi farklı alanlarda komitelerin bulunduğunu aktaran Artık, Türk şirketlerini aynı sektördeki firmalar, potansiyel müşteriler ve hizmet sağlayıcılarla buluşturduklarını ifade etti.
Artık, “Dubai’ye gelmek isteyen bir firmamız bize ulaştığında öncelikle yaptığı işi ve hedeflediği pazarı anlamaya çalışıyoruz. Ardından sektörüne göre doğru bağlantılarla buluşturuyor, etkinlikler ve komiteler üzerinden iş ağına dahil olmasını sağlıyoruz” diye konuştu.

Dubai’de şirket kuruluşu 3 ila 5 günde tamamlanabiliyor
Dubai’de şirket kuruluşunun doğru hazırlık yapılması halinde hızlı şekilde tamamlanabildiğini belirten Artık, uygun başvurularda sürecin 3 ila 5 iş günü içerisinde sonuçlanabildiğini söyledi.
Ancak şirketin kurulacağı bölge belirlenmeden önce faaliyet alanı, hedef pazar, lisans türü, vergi yapısı ve şirketin gerçek operasyon modelinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Artık, BAE’de “sıfır vergi” şeklindeki genel ifadelerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin şu bilgileri verdi:
“BAE Federal Tax Authority verilerine göre kurumlar vergisi genel sistemde 375 bin dirheme kadar olan vergilendirilebilir gelir için yüzde 0, bu tutarın üzerindeki vergilendirilebilir gelir için yüzde 9 olarak uygulanıyor. Nitelikli serbest bölge şirketlerinde ise şartları karşılayan gelirler yüzde 0 kurumlar vergisine tabi olurken, nitelikli gelir tanımına girmeyen kazançlarda yüzde 9 oranı uygulanıyor.”

“Güvenilir danışmanlık firmasıyla ilerlenmeli”
Dubai’de şirket kurmak isteyen iş insanlarının doğru danışmanlık firmasıyla çalışmasının önemine dikkat çeken Artık, şirket kuruluşunun yalnızca ticari lisans alınmasından ibaret olmadığını söyledi.
Artık, yanlış şirket tipi, lisans veya serbest bölge seçiminin ilerleyen dönemlerde vergi, banka hesabı, ticaret ve uyumluluk süreçlerinde maliyet oluşturabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben Dubai’de şirket kuracak firmalara mutlaka yetkin, güvenilir ve yerel mevzuatı bilen bir danışmanlık firmasıyla ilerlemelerini öneriyorum. En ucuz ya da en hızlı kuruluş teklifinin değil, şirketin gerçek faaliyet modeline en uygun yapının tercih edilmesi gerekiyor.”
Toplantıda ayrıca Dubai’nin Orta Doğu, Asya ve Afrika pazarlarına açılmak isteyen Türk şirketleri açısından sunduğu olanaklar ve doğru iş ağına erişimin önemi değerlendirildi.




