SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Çanakkale’de faaliyet gösteren CENAL Kömürlü Termik Santrali’nin kapasite artışına karşı tepkiler dinmiyor. Çevresel Etki Değerlendirmesinde (ÇED) olumlu kararın iptali için dava açtıklarında şirketin santralin inşaatını çoktan tamamladığına dikkat çeken Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, COP31 sürecini de hatırlatarak, “Antik bir kentin yanı başında, derin deniz deşarjıyla denizi kirleten ve tarımı olumsuz etkileyen bu santrale engel olamadık. Ama yeni ünitenin yapılmaması için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Çanakkale’nin Karabiga beldesinde 1320 MW kurulu güce sahip ithal yakıtlı Cenal Termik Santrali’nin kapasitesine 1050 MW gücündeki yeni bir ünite eklenmesi için izin süreci başladı.
Cengiz Holding bünyesindeki şirketin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yaptığı Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvurusu sonucunda, 30 Haziran’da halkın katılım toplantısı yapıldı.
2017 yılında üretime başlayan CENAL kömürlü termik santraline karşı 2012-2019 yılları arasında açılan birçok dava kazanılırken, şirket 2019 yılında yeni bir ÇED olumlu kararı alarak faaliyetine devam etti.
Çanakkale’nin hâlihazırda kömürlü termik santrallerin en yoğun bulunduğu illerden biri olarak öne çıkıyor. Çanakkale Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada, il sınırları içinde bulunan beş termik santralin hava kirliliği nedeniyle binlerce erken ölüme yol açtığını ve sağlık üzerindeki ekonomik maliyetinin milyarlarca doları bulduğunu belirtildi.
Kömür santrallerinden salınan gazların bölge halkında kanser, KOAH ve astım gibi kronik hastalıklarda ciddi artışa neden olduğu ifade ediliyor.

COP31 vurgusu: Bu çelişkiyi kabul etmiyoruz
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, Çanakkale’de daha önce Çırpılar Termik Santrali projesinin muhtarlar, yerel ve ulusal sivil toplum örgütleriyle birlikte durdurduklarını hatırlattı.
Cenal Termik Santrali için aynı sonucu alamadıklarını söyleyen Doğan, “ÇED olumlu kararının iptali için dava açtığımızda şirket santralin inşaatını çoktan tamamlamıştı. Sonuçta antik bir kentin yanı başında, derin deniz deşarjıyla denizi kirleten ve tarımı olumsuz etkileyen bu santrale engel olamadık. Ama yeni ünitenin yapılmaması için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Doğan, COP31'e ev sahipliği yapan Türkiye'nin yeni bir kömürlü termik santral projesini gündeme getirmesinin büyük bir çelişki olduğuna dikkat çekti. “Bu çelişkiyi kabul etmiyoruz” diyen Doğan, “Karabiga’nın havasını, suyunu ve toprağını birlikte savunacağız” ifadelerini kullandı.

Bilir: Kümülatif etki dikkate alınmıyor
İda Dayanışma Derneğinden Pınar Bilir ise bugüne kadar 14 termik santral projesine karşı dava açtıklarına dikkat çekti.
Projelerde sağlık etki değerinin değerlendirilmediği ve kümülatif etkinin dikkate alınmadığını vurgulayan Bilir, şunları söyledi:
“Metalik madencilik projeleri ve termik santral projeleri bu mücadelenin başında gelmektedir. Bugüne kadar 14 termik santral projesine karşı dava açtık. Cengiz Holding ve Alarko işbirliği ile yürütülen şimdi sadece Cengiz Holding'e ait olan CENAL Termik santrali ile mücadeleyi de kuruluş aşamasından beri takip etmekteyiz. Yapılan projelerde sağlık etki değerinin değerlendirilmediği ve kümülatif etkinin dikkate alınmadığı bu yeni projelerde halk sağlığı ve ekosistemin korunması adına yerel ve ulusal örgütlerle birlikte yeni bir mücadelenin içinde yer aldığımızı bildiriyoruz.”



