KENAN YEŞİL/MANŞETİZ/ÖZLE HABER- İzmir'de uzun süreden beri tartışma konusu olan Aliağa Gemi Söküm Tesisi yine gündeme geldi.

İçerisinde asbest, ağır metaller ve kimyasalların bulunduğu gemilerin söküm işleminin yapıldığı tesis faaliyet artışı için başvuruda bulundu.

Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) tarafından yapılması planlanan" Gemi Söküm ve Gemi Geri Dönüşümü Faaliyeti Alan Artışı" projesi için hazırlanan dosya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunularak ÇED süreci başlatıldı.

PROJE HALKIN KANTARINA ÇIKACAK

ÇED yönetmeliği gereği gemi söküm alanının genişletilmesini içeren proje halkı görüşüne sunulacak. ÇED sürecine halkın katılımını sağlamak, halkı proje hakkında bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla 23 Haziran 20226 tarihinde proje halkın kantarına çıkacak.

İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü tarafından yapılacak olup ÇED toplantısı, Aliağa Belediyesi Konferans Salonu ve bahçesinde yapılacak.

ÇED süreci tamamlanana kadar projeye ilişkin görüş ve öneriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na verilecek.

Kapatılması Gereken Tesis Büyüyor Aliağa’daki Zehirli Bölge Genişliyor (3)

YASAL OLMAYAN GİRİŞİM

Hazırlanan ÇED dosyası ve sürecin biçimsel ve usul açısında yanlış olduğunu belirten Ekoloji Avukatı Arif Ali Cangı, GEMİSANDER’in işletmeci gibi proje sunmasının yasal olmadığını belirterek, “Neden böyle yapıyorlar anlaşılabilir değil. ÇED raporu kabul edilecek mi belli değil. İlk kez bir dernek üzerinden ÇED başvurusuyla karşılaşıyoruz. Ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Her birinin yarattığı etkinin değerlendirmesi gerekiyor. GEMİSANDER patronların patronu gibi bir tavırla bir şey yapmış ama mevzuata aykırı. Oldu bittiye getirmeye çalışıyorlar” dedi.

LİSANS İÇİN YAPILIYOR

GEMİSANDER’in Avrupa Birliği’nden (AB) lisans almak için böyle bir girişim içerisinde olduğunu dile getiren Cangı, “Oradaki lisanlarla ilgili itirazlar var. AB’de bu şekilde gemi söküm yapılmıyor. AB’ de kuru havuz içinde yapılıyor. Bizde ise deniz kenarına yanaştırılarak söküm yapılıyor. Suya ve toprağa karışan kirliliğin temizlenmesi mümkün değil. Gemi söküm devam edecekse sıkı kuralları olması gerekiyor. AB’de kuru havuz olmadan söküme izin vermiyor ama AB ülkeleri sökmediği kirli gemileri Aliağa’ya gönderiyorlar” ifadelerini kullandı.

Tartışma sürüyor: Deniz taksi nerede?
Tartışma sürüyor: Deniz taksi nerede?
İçeriği Görüntüle

Kapatılması Gereken Tesis Büyüyor Aliağa’daki Zehirli Bölge Genişliyor (1)

ATIK TİCARETİ

AB’de sökülmeyen kirli gemilerin Aliağa’ya getirilmesi ile büyük bir atık ticareti yapıldığına dikkat çeken Cangı, “Ciddi bir atık ticareti yapılıyor. Kendi ülkelerinde önlem alıyorlarsa ve buraya gemi gönderiliyorsa burası atık çöplüğü olması anlamına geliyor. Hükümet COP31’e giderken sıfır atık diyor ama bu da bir atık. Atığın geri dönüşümü dikkate alınması gerekiyor” dedi.

“KURU HAVUZ OLMADAN SÖKÜM OLMAMALI”

ÇED süreci göz boyama anlamına geldiğini aktaran Cangı, “ÇED olumlu alarak göz boyama yaparak daha fazla gemi gelmesini sağlamak istiyorlar. Aliağa’nın kirlilik yükünün büyük bir çoğunluğu gemi sökümden kaynaklanıyor. Gemilerden çıkan atıkların nereye gittiği belli değil. Raporlarda kirliliğin çok büyük olduğu belirtiliyor. Kuru havuz olmadan gemi söküme izin verilmemesi hatta mevcut tesisin kapatılması gerekiyor” diye konuştu.

Muhabir: KENAN YEŞİL