KENAN YEŞİL/MANŞETİZ– İzmir Ticaret Odası (İZTO), kentin ekonomik yapısını, üretim gücünü, dış ticaretini, yatırım iklimini ve demografik dönüşümünü içeren kapsamlı “Ekonomik Göstergelerle İzmir Raporu”nu yayımladı. İZTO İş Geliştirme Müdürlüğü Ekonomik, Sektörel Araştırma ve Geliştirme Yönetmeni Erdem Alptekin tarafından hazırlanan raporda, İzmir’in ekonomik, demografik ve ticari durumunu, geliştirilmesi yönlerini geniş perspektifle ele alındı.
12 bin 12 kilometrekarelik yüzölçümü ve 4,5 milyonu aşan nüfusuyla Türkiye ekonomisinin üçüncü büyük merkezi olan İzmir, sanayi, tarım, lojistik ve yenilenebilir enerjideki çeşitlendirilmiş yapısıyla gücünü korurken, raporda kentin karşı karşıya olduğu yapısal risklere ve fırsatlara dikkat çekildi.
Türkiye’nin üçüncü büyük ekonomisi
Rapora göre İzmir, 2024 yılı itibarıyla 2 trilyon 562 milyar 758 milyon TL’lik (2,56 trilyon TL) Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYH) ile İstanbul (%29,2) ve Ankara’nın (%10,5) ardından %5,7’lik payla Türkiye üçüncüsü oldu. Kişi başına düşen milli gelirde 2018 yılındaki 11 bin 645 dolar seviyesinden 16 bin 949 dolara yükselen İzmir, İstanbul, Kocaeli, Ankara, Tekirdağ ve Antalya’nın ardından Türkiye genelinde 6’ncı sırada kendisine yer buldu.

Sektörel sıralamada zirve İzmir’in
İzmir, sektörel çeşitlilikte Türkiye’nin en dayanıklı ve güçlü ekonomilerinden biri olduğunu raporda belirtildi. Bilgi ve iletişim sektöründe Türkiye 3’üncüsü (İstanbul ve Ankara’nın ardından), tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe Türkiye 2’ncisi (Konya’nın ardından), ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek alanında Türkiye 3’üncüsü, sanayi ve imalat sektöründe Türkiye 4’üncüsü (İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nin ardından), inşaat faaliyetleri alanında Türkiye 4’üncüsü (İstanbul, Ankara ve Mersin’in ardından) olduğu ifade edildi.

Ticaret fazlası veren şehir
2026 yılının ilk yarısında (Ocak-Haziran) İzmir, 8 milyar 900 milyon dolarlık ihracata karşılık 6 milyar 600 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Türkiye ihracatının %6,6’sını tek başına sırtlayan kent, 6 ayda 2,3 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine doğrudan net döviz girdisi sağladı.
TİM verilerine göre kent ihracatının lokomotif sektörleri, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 2,1 milyar dolar, Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü 1,3 milyar dolar, Çelik Sektörü 995 milyon dolar, Otomotiv Endüstrisi sektörü 979,2 milyon dolar, Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri 765,8 milyon dolarla öne çıktı.
Sektörel artışlarda Mücevher sektörü yüzde 190,6, Hububat-Bakliyat sektörü yüzde 35,6 artış gösterirken, Zeytin ve Zeytinyağında yüzde 57,3, Gemi ve Yat Hizmetlerinde yüzde 51,1 oranında sert gerilemeler yaşandı.
İzmir'in kanayan yarası işsizlik
Ekonomik büyüklüğe rağmen raporda yer alan istihdam göstergeleri İzmir için alarm verdi. Türkiye genelinde 2025 yılı işsizlik oranı yüzde 8,3 seviyesindeyken, İzmir’de bu oran yüzde 10,6 olarak gerçekleşti. Kentte istihdam edilenlerin sektörel dağılımı incelendiğinde, hizmet sektörü yüzde 62,1 ilk sırada, sanayi sektörü yüzde 29,9 oranıyla ikinci sırada ve tarım sektörü yüzde 8,0 üçüncü sırada yer aldı.
İzmir, hizmet ve sanayi istihdam oranında Türkiye ortalamasının üzerinde seyrederken, sanayide çalışan payının oransal olarak gerilemesi ve hizmet sektörüne kayması dikkat çekici nokta oldu.

Merkezden kaçış var
4 milyon 504 bin 185 kişilik nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık 3’üncü ili olan İzmir'de nüfus artış hızı binde 2,4'te kaldı. Yüksek konut fiyatları, kira artışları, deprem kaygısı ve trafik sorunları nedeniyle nüfus merkez ilçelerden çevre ilçelere kaydı.
Nüfusu en çok artan ilçeler, Seferihisar (binde 44,9), Urla (binde 29,8), Menemen (binde 28,1) olurken nüfusu gerileyen merkez ilçeler, Konak (binde -15,6), Karabağlar (binde -11,7), Bayraklı (binde -11,3) olduğu görüldü.
En kalabalık ilçeler, Buca (520 bin 941), Karabağlar (467 bin 572), Bornova (452 bin 479) olurken nüfusu en az ilçeler ise Beydağ (11 bin 904), Karaburun (13 bin 725), Kınık (28 bin 604) olduğu belirlendi.
İzmir'de ikamet edenlerin yüzde 36,7'si doğrudan İzmir kütüğüne kayıtlıyken, kente göç veren illerin başında Manisa (208 bin), Mardin (181 bin) ve Erzurum (156 bin) geldi. Ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 2,7'ye geriledi.
Konut piyasası ve sanayi altyapısı
Raporda öne çıkan diğer kritik ekonomik veriler de belli oldu. Konut piyasası incelendiğinde, Temmuz 2026 itibarıyla Konut Fiyat Endeksi 224 seviyesine ulaşırken, aylık artış yüzde -0,5 ile durağanlaştı, yıllık artış yüzde23,1 oldu. Kentte Temmuz 2026'da 6 bin 547 konut, 743 iş yeri satıldı.
Sanayi ve teknoloji gücüne bakıldığında, İzmir'de 3'ü Organize Tarım Bölgesi olmak üzere 17 OSB (13'ü aktif), 3 Serbest Bölge, 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 102 Ar-Ge Merkezi ve 28 Tasarım Merkezi bulunuyor. Kent aynı zamanda Türkiye rüzgâr enerjisi kurulu gücünde lider konumda.

İzmir için katma değer ve dönüşüm odaklı yeni büyüme vizyonu
İzmir Ticaret Odası’nın hazırladığı raporun sonuç bölümü, kentin 4,5 milyonu aşan nüfusu, 2,5 trilyon lirayı aşan ekonomik büyüklüğü ve 17 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruduğunu, ancak artık köklü bir dönüşüm sürecinin eşiğinde olduğunu ortaya koydu.
Sanayiden tarıma, yenilenebilir enerjiden lojistik ve teknolojiye uzanan çok sektörlü yapısı İzmir’e küresel dalgalanmalara karşı ciddi bir dayanıklılık sağlasa da, kentin gelecekteki temel önceliğinin salt ekonomik büyüklüğü artırmaktan ziyade mevcut potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek olduğu vurgulandı.
Bu kapsamda ihracatta kilogram değerinin yükseltilmesi, firmaların yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve güçlü Ar-Ge altyapısının doğrudan üretimle buluşturulması hayati önem taşıdığı dile getirildi. Öte yandan merkez ilçelerden çevre ilçelere yönelen nüfus hareketliliği kentin mekânsal dinamiklerini değiştirirken, konut, ulaşım ve sanayi planlamalarında yeni bir bakış açısını zorunlu kıldığı ifade edildi. İzmir’in sürdürülebilir büyümesi, çevre ilçelerin üretim gücünün doğru yatırımlarla harekete geçirilmesine, nitelikli insan kaynağının kentte tutulmasına ve yerel firmaların teknoloji ile finansal okuryazarlık alanında güçlendirilmesine bağlı bulunduğu belirtildi.




