İzmir'de satılan bir konutun emlak komisyonunun ödenmemesi üzerine başlayan hukuki süreçte Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Emlak danışmanının alacağını tahsil etmek amacıyla hem icra takibi başlatması hem de Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurması üzerine ilk derece mahkemesinin verdiği ret kararını inceleyen Yargıtay, usul ve yasaya aykırılık tespit etti. Adalet Bakanlığı'nın itirazı üzerine dosyayı ele alan yüksek mahkeme, hükmün kanun yararına bozulmasına karar verdi.
Emlak Komisyonu Ödenmeyince Hukuki Süreç Başladı
İzmir'de 2025 yılında gerçekleşen konut satışının ardından emlak danışmanı, hak ettiği 104 bin 250 liralık komisyon ücretini alamadığı gerekçesiyle Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu. Hakem heyetinin başvuruyu reddetmesi üzerine emlakçı icra takibi başlattı.
Evi satın alan davalı taraf ise emlakçının satışa aracılık etmediğini, sözleşmede satıcı görünen kişinin taşınmazın resmi maliki olmadığını öne sürerek takibe itiraz etti ve takibin durmasını sağladı.

İlk Derece Mahkemesi İtirazı Reddetti
İcra takibinin durmasının ardından emlakçı, Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı mahkemeye itirazda bulundu. Ancak ilk derece mahkemesi, aynı alacak için daha önce Aliağa İcra Müdürlüğü'nde dosya açılmış olmasını gerekçe göstererek hakem heyeti kararını onadı ve emlakçının itirazını reddetti.
Adalet Bakanlığı Devreye Girdi: Derdestlik Oluşturmaz
Mahkemenin kararına karşılık Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Bakanlık, vatandaşın hem İcra ve İflas Kanunu'ndan doğan haklarını kullanabileceğini hem de Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurabileceğini, bu iki yasal hakkın birbiriyle çelişmeyeceğini ve derdestlik (aynı davanın iki kez açılması durumu) oluşturmayacağını vurgulayarak kararın bozulmasını talep etti.
Yargıtay Kararını Açıkladı: İşin Esasına Girilmeliydi
Dosyayı inceleyen Yargıtay, Resmi Gazete'de yayımlanan kararında şu hukuki detaylara dikkat çekti:
İcra takibine yapılan itiraz sonrası takibin durduğu ve henüz açılmış bir "itirazın iptali davası" bulunmadığı tescillendi.
Uyuşmazlık tutarı Tüketici Hakem Heyeti başvuru sınırı içinde kaldığı için hakem heyetine gidilmesinin yasal bir hak olduğu belirtildi.
6502 sayılı Kanun kapsamında vatandaşın hem icra takibi yapabileceği hem de Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabileceği, icra takibi yapılmış olmasının hakem heyeti başvurusuna engel teşkil etmeyeceği vurgulandı.
Yargıtay, mahkemenin usulden ret kararı vermek yerine davanın esasına girerek bir karar vermesi gerektiğine hükmederek ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya aykırılık sebebiyle kanun yararına bozdu.





