KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının ardından ilk kez İzmir’e geldi. İki günlük program için kentte gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP İzmir il ve ilçe örgütleri, İzmir Adnan Menderes Havaalanında karşıladı.
Havalimanında karşılamanın ardından Kılıçdaroğlu’nun ilk ziyaret durağı ESBAŞ oldu. Burada ESBAŞ CEO’su Faruk Güler ve iş insanları ile bir araya gelen KIlıçdaroğlu, ESBAŞ’ta gerçekleştirilen üretim ve istihdama ilgili bilgi aldı. ESBAŞ yetkilileri Kılıçdaroğlu’nun sunum yaptı.
ESBAŞ ziyareti sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikinci durağı ise İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) oldu. İESOB Başkanı Yalçın Ata ve oda başkanları ile buluşan Kılıçdaroğlu, esnafın sorun ve taleplerini dinledi.
“Esnafı koruyucu yasalar lazım”
Esnafla buluşmasında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül tarihinin İzmir için önemi olduğu gibi CHP’nin de kuruluş tarihi olduğunu belirtti.
Esnaf ve sanatkârların herkesin hayatında önemli yer tutan bir alan olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Çocukluktan ilk tanıdığımız kişi, alışveriş yaptığımız kişi esnaftır. Ekmeği oradan alırız, sakızı oradan alırız, çikolatayı oradan alırız, ne gerekiyorsa evimize en yakın yerden alırız. Dolayısıyla esnafın korunması lazım. Esnafı koruyacak özel yasaların çıkması lazım. Esnafın olmadığı yerde hayat durur. Başkan konuşmasında ‘Esnaf küçülürken şehir büyüyemez’ dedi. Aslında dediği doğru. Esnafın büyümesi lazım ki şehir de büyüyebilsin. Eğer esnafı yok ederseniz vatandaşın doğrudan alışveriş yapacağı bir yer kalmayabilir. Kendisine yakın bir mekân bulamayabilir” ifadelerini kullandı.
Esnaf Bakanlığı kurulmalı
CHP olarak geçmişten bu yana dile getirdikleri Esnaf Bakanlığı sözünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Esnaf Bakanlığı kurulması lazım. Çünkü esnafın derdi çok fazla. Hangi bakanlığa gidecek? Bir tarafı Maliye Bakanlığı, bir tarafı Hazine, öbür tarafa gidiyorsunuz başka bir bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Bir sürü yere gidiyorsunuz. Esnaf Bakanlığı kurulmadığında esnaf derdini bir yere, bir siyasi otoriteye aktarmalı ve oradan çözüm üretmeli” dedi.

Finansman sorunu ve 3 harfli market zincirleri
Esnafın yaşadığı finansmana erişim soruna da değinen Kılıçdaroğlu, “Halk Bankası esnaf bankası aslında ama esnafın yanında duran bir banka değil. Diğer bankalardan üç aşağı beş yukarı bir farkı yok. Esnafa ucuz kredi verilmeli, esnafın ayakta durması sağlanmalı. Esnaf sadece kendisi gelir elde etmiyor, istihdam da yaratıyor. İnsanlar gidip oradan rahatlıkla alışveriş yapabiliyorlar. Bir başka önemli risk, tehlike ise üç harfli mağazalar ya da dükkânlar. Bu doğru değil. Şimdi sokak aralarından tutun ana caddeye kadar esnafla rekabet ediyor. Esnaf gidiyor, diyelim ki 10 tane çikolata kutusu alabiliyorsa, onlar gidiyorlar binlerce çikolata kutusunu peşin para toptan alabiliyorlar. Yani esnafın onlarla rekabet etme şansı yok. Şimdi devlet olarak siz, iktidar olarak siz bu rekabete, daha doğrusu rekabet olmayan bir alana esnafı getirir ‘Sen de bununla rekabet et’ derseniz esnaf nasıl rekabet edebilecek onunla?” diye konuştu.
Esnafın sorunlarına çözüm sözü
Dünyanın bütün her yerinde yerel esnafın korunduğuna dikkat çeken Kemal KIlıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Dünyanın her tarafında, bütün ülkelerinde görüşü, siyasi açıdan söylüyorum, görüşü ne olursa olsun esnaf her yerde korunur. Çünkü esnafın özelliği korunması gereken bir alandır. Küçük bir dükkânı vardır, rahatlıkla orada üretim yapar, rahatlıkla vatandaşa hizmet sunar oradan, gelir elde eder, Ahilik geleneğinden geliyordur, güçlü bir dayanışması vardır. Bu güçlü dayanışma bizim kültürümüzün de önemli bir parçasıdır. Hepinizin huzurunda söz veriyorum; geçmişte ne dediysem esnaf için bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Esnaf başımızın tacı olmak zorundadır ve esnafın korunması gerekir. Ucuz kredi. Esnafa özel banka. Derdini anlatacak bir bakanlık? Esnafın derdini anlatacağı bir bakanlığı olmalı. Yerel yönetimlerle ilgili şikâyetleri de var, onu da gayet iyi biliyorum. Hepsini çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu bir daha ifade edeyim; sizin sorunlarınızı yerelde çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu da yapmaya özen göstereceğiz ve çalışacağız.”

Anlamlı ziyaret
Kemal Kılıçdaroğlu’nun esnaf ziyaretinin ayrı bir anlamı olduğunu belirten İESOB Başkanı Yalçın Ata, “İzmir'in kurtuluşunun simgesi olan 9 Eylül'e sayılı günler kala bu ziyaret çok anlamlı. 9 Eylül sadece İzmir'in kurtuluş günü değildir. Aynı zamanda İstiklal Mücadelemizin zaferle son bulduğu tarihtir. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin kuruluş mücadelesinden doğmuş, tarihi sorumluluk üstlenmiş köklü bir siyasi gelenektir. Bu nedenle buluşmamızı ayrıca kıymetli buluyoruz” dedi.
Yalçın Ata esnafın sorunlarını anlattı
Esnaf teşkilatının siyaset üstü olduğuna dikkat çeken Yalçın Ata, “Biz esnaf ve sanatkar teşkilatıyız. Siyasi partiler üstü bir yapıyız. Bizim ölçümüz siyaset değil, esnafımızın ve yurttaşın menfaatidir. Merkezi yönetimin çözmesi gereken meseleyi hükümetimize söyleriz. Meclis'te çözülmesi gereken konuda bütün siyasi partilerimizin desteğini isteriz. Yerel sorunlarda ise belediyelerimizin kapısını çalarız. Elbette esnafımızın merkezi yönetimden beklentileri var. Finansmana erişimden sosyal güvenlik alanındaki sorunlara, vergiden perakende ticaretin düzenlenmesine kadar sorunlarımız bulunuyor. Sizden de muhalefet partisinin genel başkanı olarak esnafımız lehine yapılacak düzenlemelere Meclis'te katkı ve destek bekliyoruz” diye konuştu.

“Esnaf küçülürken şehir büyüyemez”
Yerel yönetimler konusunda da eleştirilerde buluşan Ata, “CHP'nin esnaf dostu belediyecilik konusunda öncü olmasını da özellikle bekliyoruz. Esnaf, sanatkarlar yerel yönetimlerin çözüm ortağı olmalıdır. Belediye bürokrasisini sadeleştirmeliyiz. Ruhsat süreçleri hızlandırılmalı; işgaliye, ilan, reklam ve benzeri yerel yüklerde küçük işletmenin ödeme gücü dikkate alınmalıdır. Katı atık ve su bedelleri gözden geçirilmelidir. Esnaf küçülürken şehir büyüyemez. Çünkü esnaf yalnız ekonomi değildir; esnaf orta sınıftır, istihdamdır. Esnafın kepengi açıksa sokakta hayat vardır. Ustanın tezgahı çalışıyorsa üretim vardır. Esnaf mahallenin hafızasıdır. Sabah sokağın ilk ışığını esnaf yakar, gecenin son ışığını yine esnaf söndürür. Belediyelerimizle teşkilatımız arasında güçlü bir istişare düzeni kuralım. Tecrübelerimizle, saha bilgimizle, çözüm önerilerimizle biz buna hazırız. Biz esnafıyla büyüyen bir İzmir, güçlü bir Türkiye istiyoruz. Kapımız herkese açık” ifadelerini kullandı.





