İzmir Büyükşehir Belediyesi İlkyardım Eğitim Merkezi, acil durumlarda doğru müdahalenin önemine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine uygun olarak gerçekleştirilen teorik ve uygulamalı eğitimlerde katılımcılar, hayat kurtarabilecek bilgi ve beceriler kazanırken, merkez bugüne kadar binlerce kişiyi ilkyardım konusunda bilinçlendirdi.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü denetiminde faaliyet gösteren merkezde bireysel başvuru yapan vatandaşların yanı sıra belediye iştirakleri, kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör çalışanlarına da eğitim verdi.

Program kapsamında 16 saatlik ilkyardım eğitimi, 8 saatlik ilkyardım güncelleme eğitimi, ücretsiz 4 saatlik afetlerde ilkyardım eğitimi ile 2 saatlik temel yaşam desteği eğitimleri gerçekleştirildi.
Merkezin mesul müdürü Çağatay Delen,
"Eğitime katılan kişiler, ilkyardım konularını teorik ve uygulamalı olarak öğrenir. Ardından Sağlık Bakanlığı'nın sınavına girer. Sınavda başarılı olanlar, ilkyardımcı sertifikasına sahip olarak müdahale etme yetkisi kazanır. Merkezimizde, hepsi sağlık personeli olan beş eğitmenimizle birlikte başta kendi personelimiz olmak üzere şirketler, sivil toplum kuruluşları, federasyonlarla yapılan protokoller çerçevesinde eğitimler veriyoruz. Merkezimizde bugüne kadar 4 bin 600'ü aşkın kişiye ilkyardım eğitimi verildi. Bilgilendirme çalışmalarımızda ulaştığımız kişi sayısı ise 20 bin kişi oldu. Eğitim almak isteyen yurttaşlar da bizimle Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden iletişime geçerek talep oluşturabiliyor" açıklamasında bulundu.

Merkezde verilen eğitimlerin yanı sıra ilkyardım konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla yürütülen bilgilendirme faaliyetleriyle de bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye ulaşıldı.
Eğitimler sonunda başarılı olan katılımcılar, Sağlık Bakanlığı onaylı ilkyardımcı sertifikası almaya hak kazandı.
"Bir gün herkese lazım olur"
Toplumun her kesimi için ilkyardım eğitiminin hayati önem taşıdığını belirten Çağatay Delen,
"İlkyardımın önemi, aslında hayatın önemi demek. İlkyardım belgesine sahip kişiler, olası bir durumda en erken müdahale edebilecek grupta yer alıyor. İlkyardım eğitimi alanların algıda seçiciliği arttığı için çok daha fazla olaya müdahil olmaya başlıyorlar. En çok da solunum yolu tıkanmalarına bağlı müdahaleler ve yaşlılıkta ortaya çıkan şeker düşmesi gibi bazı sağlık sorunlarındaki ilk müdahalelerle çok sık karşılaşılıyor. Kalp durması ve solunum durmasında yapılan kalp masajı ve suni solunum müdahalelerini yapan kursiyerlerimizden duygusal mektuplar ve e-postalar alıyoruz. İlkyardım herkese bir gün lazım olacak ve hayat kurtarmak için hepimiz ilkyardım öğrenmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Merkezde eğitim aldıktan sonra eğitmen olarak görev yapmaya başlayan Berfin Esen Şirinli,
"Ben iş güvenliği kapsamında ilkyardım eğitimine gönüllü olarak katılmıştım. Birkaç ay sonra eğitmen belgemi aldım ve eğitmen olarak merkezde göreve başladım. Hayatın her yerinde insanların ilkyardıma ihtiyacı olabiliyor. Sokakta aktif olarak insanların hayatına dokunmayı tercih ettim. Öğrenmek kadar öğretmek de çok kıymetli. Bu yüzden eğitmenlik yapmak da benim için çok keyifli. Eğitim aldıktan sonra alerjik reaksiyon geçiren ve ayrıca düşmeye bağlı kafa travması geçiren yurttaşlara müdahale ettim. İlkyardım eğitimi aldıktan sonra farkındalık artıyor, algıda seçicilik oluyor. Müdahaleyi bilerek yapmak, o kişinin daha sonraki tedavi sürecine yardımcı olmak demek. Herkesin bu belgeyi alması gerekiyor" diye konuştu.

"Bundan sonra müdahale edebilirim!"
Uygulamalı derslerin kendisine önemli bir deneyim kazandırdığını belirten Ferhat Ömer Altaş ise
"Eğitimlerin ilk gününde ilkyardıma nasıl başlamamız gerektiğini öğrendik. Az önce de Heimlich Manevrası yapmayı öğrendik. Daha önce ilkyardım gerektiren bir durumla karşılaşmadım ama bundan sonra müdahale gerektiren bir durum olursa öğrendiğim bilgilerle müdahale edebileceğimi düşünüyorum" dedi.





