Simge Akbulut Çiçek - Dünya genelinde her yıl 2 Temmuz'da kutlanan Dünya UFO Günü, bilinmeyen gök cisimlerine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Ege'nin merkezi İzmir, kent arşivi incelendiğinde İzmir UFO olayları ve iddiaları açısından Türkiye'nin en hareketli ve en sıra dışı geçmişine sahip şehirleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.
1- Yamanlar Dağı ve Karagöl mevkiindeki ilk fotoğraflar
İzmir Karşıyaka'da bulunan Karagöl mevkiindeki dağlık alanda iki amatör dağcının çektiği ve UFO olduğu ileri sürülen fotoğraflar, kentte uzun süre tartışma yarattı. UFO'ların varlığı bilim çevrelerinde genel olarak inandırıcı bulunmazken, parapsikolojiyle uğraşan bazı araştırmacılar ise uzayda insanlıktan çok daha gelişmiş uygarlıkların bulunduğunu ve dünyayı gözlemek için temsilcilerini taşıyan araçlar gönderdiklerini savunuyor.
İzmirli amatör dağcılar 22 yaşındaki Cem Arat ile 19 yaşındaki Mehmet Şafak, 1996 yılında Yamanlar Dağları'nın zirvesindeki Karagöl mevkii civarında uçan bir obje gördü. Gözlerine inanamayan Arat ve Şafak, ilk anda korkup bölgeden kaçtı. Ancak meraklarına yenik düşen gençler, ertesi gün yanlarına bir fotoğraf makinesi alarak tekrar aynı yere gitti. Aynı nesneyle yeniden karşılaşan amatör dağcılar deklanşöre basarak cismi görüntüledi.
Orijinallik tartışması
İki arkadaş birkaç kez daha aynı bölgeye gündüz ve gece saatlerinde giderek, biçimi tam olarak tanımlanamayan bu nesnenin net fotoğraflarını çekmeye devam etti. Çevrelerindeki insanların kendileri hakkında olumsuz düşünmesinden çekinen gençler, uzun süre bu fotoğraflardan kimseye söz etmedi. Cem Arat, askerlik görevini tamamlayıp döndükten sonra fotoğrafları gün yüzüne çıkarmaya karar verdi.
Gençler ellerindeki kareleri ilk olarak Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Fotoğraf Editörü Ahmet İmançer'e gösterdi. Fotoğraf negatiflerini laboratuvar koşullarında detaylı şekilde inceleyen İmançer, fotoğrafların orijinal olduğunu ve cismin en az 500 metre uzaklıktan görüntülendiğini tespit ettiğini açıkladı.
Bilim dünyasının kanıt arayışı
Yaklaşık 20 metre çapında olduğu ileri sürülen nesnenin yer aldığı fotoğraflar, DHA muhabirleri tarafından Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Evren'e ulaştırıldı. Bu tür fotoğrafların herkes tarafından basit hilelerle ve kolaylıkla çekilebileceğini belirten Prof. Dr. Evren, şu değerlendirmede bulundu:
"Bizler bilim insanıyız. Görevimiz, uzaydaki tüm gök cisimlerinin doğasını incelemektir. UFO ve benzeri araştırmalar dünyada yapılıyor. Ancak bunların hiçbir şekilde bilimle ilgisi yok. Bizim için önemli olan kanıttır. Ortada bilimsel kuramlar, kavramlar ve kanıtlar olması gerekir. Aksi, inandırıcılıktan uzak olur."
Yayınladığı kitaplarla tanınan Erich Von Daniken'in de yazdıklarının çoğunu uydurduğunu itiraf ettiğini dile getiren Prof. Dr. Evren, bu tür iddiaların kamuoyunu yanlış bilgilerle farklı yönlere çekerek ilgi yaratmaktan öteye gitmeyeceğini savundu.
Buna karşılık UFO araştırmacısı Haktan Akdoğan ise aynı fotoğrafların kendisine de ulaştığını belirterek, UFO'ların varlığının aralarında onlarca astronom, savaş uçağı pilotu ve gökbilimi araştırmacısının da bulunduğu bugüne kadar yaklaşık 400 milyon insan tarafından gözlemlendiğini iddia etti.
Ekonomik ve politik kaygılar mı var?
1998 yılında Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi'ni kurduğunu ve İstanbul'da dünya çapında iki büyük kongre düzenlediklerini hatırlatan Akdoğan; bu etkinliklere Daniken'in yanı sıra NASA ve CIA gibi kurumlardan gözlemcilerin katıldığını, gelişmiş ülkelerde ciddi çalışmalar yapıldığını söyledi. Akdoğan, iddialarını şu sözlerle sürdürdü:
"Muhafazakar bilim çevreleri UFO'ları kabul etmiyor. 50 yıl önce birine cep telefonunu söyleseydiniz farklı algılanabilirdiniz. UFO'larla ilgili kanıtlar, tüm dünyada ekonomik, politik ve dinsel inançların temelini sarsabilir endişesiyle saklanıyor. Oysa modernist bilim adamları UFO gerçeğinin farkında ve hızla ilerleyen çalışmalar yapılıyor."
2- Karşıyaka'da ikinci olay: Milli Emlak memurunun kamerası
İzmir semalarındaki ikinci dikkat çeken iddia da yine Karşıyaka sınırları içinde, Yamanlar bölgesinde kaydedildi. Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından yapılan açıklamaya göre olay, 14 Temmuz 2014 Pazartesi günü saat 15.50 sıralarında yaşandı.
O dönem Yamanlar bölgesinde hazineye ait arazilerin tespiti ve fotoğraflanması görevini yürüten İzmir Maliyesi Milli Emlak Bölümü memuru Metin Mehmet Kaya, bir anda ortaya çıkan ve süratle hareket eden bir nesneyi fotoğraflamayı başardı.
Çekilen fotoğraflarda gökkuşağı renkleri yansıtan, gümüşi metalik renkte disk biçiminde bir cisim görüldü. Sirius merkezinin özel filtre analizleri, piksel, gölge, ışık, kontrast ve negatif incelemeleri sonucunda fotoğrafta herhangi bir oynama ya da montaj yapılmadığı öne sürüldü. Nesnenin aniden ortaya çıkması, sessizliği, manevra kabiliyeti ve havada asılı kalma şeklinin bilinen konvensiyonel havacılık teknolojileriyle uyuşmadığı iddia edildi.
3- Çandarlı Körfezi üzerinde yarım saat süren it dalaşı
İzmir'deki üçüncü ve en çarpıcı olay ise Çandarlı Körfezi'nde eğitim uçuşu yapan Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı iki pilot ile bilinmeyen bir cisim arasında yaşandı. Resmi kayıtlara geçen olayda, pilotlar ile nesne arasında yaklaşık 30 dakika süren bir takip ve manevra süreci gerçekleşti.
Türk Hava Kuvvetleri'ne savaş pilotu yetiştiren İzmir 2'nci Ana Jet Üssü Komutanlığı'na bağlı 122'nci filoda görevli T-37 tipi jet eğitim uçağı, Öğretmen Pilot Üsteğmen İlker Dinçer ve deniz pilot teğmen öğrencisinin yönetiminde saat 12.30 sıralarında havalandı.
Telsiz kayıtlarındaki sıra dışı ifadeler
Uçak, Çandarlı açıklarında motor durdurma (perdövites) ve intibak hareketleri yaptığı sırada, pilotlar disk şeklinde oldukça parlak bir hava cismiyle karşılaştı. Üsteğmen Dinçer, durumu hemen yer kontrole ve Kütahya yakınlarında bulunan Bölge Savaş Harekat Merkezi'ne bildirdi. Telsiz konuşmalarında cisim şu sözlerle tanımlandı:
"Sıradışı bir durumla karşı karşıyayız. Huni ile disk arası aşırı parlak, ayaklı ve yüksek süratte uçan bir cisim var."
Nesne radarda tespit edilemedi
Üsteğmen Dinçer, merkezin bu cismi radar ekranlarında saptamasını istedi. Bir süre esrarengiz cismin çevresinde dolaşan jete, Savaş Harekat Merkezi'nden şu yanıt geldi:
"Sizin uçağınızda yüksek hareketlilik belirliyoruz. Ancak etrafta ikinci bir cisim saptanamıyor."
Radar teyidi alınamaması üzerine Üsteğmen Dinçer uçağı cismin üzerine doğru yönlendirdi. Tanımlanamayan araç da jete doğru hareket ederek uçağın kanat hizasına yaklaştı ve birlikte uçmaya başladı. Üsteğmen Dinçer'in o anlarda telsizden, "Cisim kanatlara yaklaşıyor. Arkamıza doğru geçti. Ben de tono ile onu önüme alacağım... Şimdi önümüzde, bu resmen bizimle hava muharebesi yapıyor" dediği duyuldu.
Yaklaşık yarım saat boyunca tehlikeli manevraları da içeren bu süreç, cismin ani ve çok yüksek bir hızla gözden kaybolmasıyla sona erdi. Çiğli'deki üslerine dönen pilotların hazırladığı rapor Hava Kuvvetleri'nde şaşkınlık yaratırken, konunun uluslararası kuruluşlara da iletileceği belirtildi.
Türkiye genelinde yaşanan diğer gözlemler
İzmir dışındaki yakın tarihler incelendiğinde, Türkiye'nin farklı bölgelerinde de benzer panik ve merak dalgalarının yaşandığı görülüyor:
27 Temmuz 2001 (Antalya)
Alanya ile Gazipaşa ilçeleri arasındaki ormanlık alana düşen bir meteor parçası UFO paniğine neden oldu ancak düşüş yeri bulunamadı.
16 Haziran 2001 (İçel)
Anamur ilçesinde saat 21.30 sıralarında fark edilen parlak bir gök cismi vatandaşlar tarafından saatlerce izlendi.,
12 Haziran 2001 (Gaziantep ve Adana)
Gaziantep Yavuzeli yolunda ve Adana Güzelyalı Mahallesi'nde parlak ışık saçan cisimler görüldü. İncirlik 10'uncu Tanker Üs Komutanlığı semalarında 2 saat kalan cismi, Amerikalı yetkililer kendi radar sistemlerinde göremediklerini açıkladı.
10 Haziran 2001 (Uşak)
Eşme ilçesi Narlı Köyü yakınlarındaki bir tarlada görülen ve uzaylı olduğu iddia edilen cisim uzun süre tartışıldı.
8 Haziran 2001 (Adıyaman)
Gece saatlerinde görülen ışıklı cisim polis kameralarınca da kaydedildi.
1 Haziran 2001 (Gaziantep)
Yavuzeli yolunda saat 03.30'da görülen cisim, Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kameraya alınarak basınla paylaşıldı.
13 Ekim 2000 (Edirne)
Türkiye-Yunanistan sınır hattında, Havsa ve Uzunköprü'den de görülebilen ışık saçan 4 cisim 3 saat boyunca izlendi.
17 Jan 1999 (Nevşehir)
Avanos ilçesine bağlı Özkonak beldesinde yüzlerce kişi, mavi ışık saçan bir cismi 40 dakika boyunca takip etti.
Kapadokya Bölgesi
Ürgüp'te balkonda oturan Hasan Topatan ve Nebi Kolay aileleri, Aktepe mevkii üzerinde ortası büyük bir parlaklığa sahip olan geniş ışıklı bir cismi 5 saniye boyunca gördüklerini beyan etti.
4- Tire'de el feneriyle yapılan iletişim denemesi
İzmir'de kayıtlara geçen dördüncü olay ise Tire ilçesinde yaşandı. İlçede gece bekçiliği yapan 51 yaşındaki Gani Çakır, 20 Şubat Cumartesi günü gece saat 02.00 sıralarında yağmurlu bir havada bir UFO ve 3 varlıkla karşılaştığını iddia etti.
Cismin tamamen sessiz çalıştığını belirten Çakır, elindeki feneri nesneye doğru birkaç kez yakıp söndürerek selektör yaptığını söyledi. Sonrasında yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Korkudan kendimi bekçi kulübesine kapattım. UFO, 100-150 metre uzaktaki boş mısır tarlasına doğru yöneldi. Yere 1 metre kadar alçaldı. Merdivenlerden parlak kıyafetler içinde 1.40-1.50 boylarında 3 varlık indi. UFO’nun altında dolaştılar, ıslanmadılar bile. Metaliklerdi, robot gibi yani ve parlıyorlardı. UFO’ya bindiler; havalandılar. ‘Bizimle uğraşma, seni yok ederiz’ dediler."
Hayatında hiç uzay filmi izlemediğini ve bu tür iddialarla daha önce dalga geçtiğini belirten Çakır, olayın ardından 1.5 ay boyunca psikolojik olarak zorlandığını ve çevresinden "delirdin" şeklinde tepkiler aldığını ifade etti.
İlçede yaşanan bir diğer olayda ise Necdet Taşdelenoğlu (60) ve Salih Özuğurlu (45) adlı vatandaşlar, kimsenin inanmayacağı düşüncesiyle 15 yıl boyunca sakladıkları benzer bir gözlemi Sirius merkez yetkilileriyle paylaştı.
5- Vapur camındaki aydınlatma yanılgısı
İzmir'deki beşinci ve en güncel olay ise dijital çağın ve optik yansımaların yarattığı bir yanlış anlaşılmayı gözler önüne serdi. İzmir Körfezi'nde vapurla seyahat eden bir yolcu, camdan dışarı baktığında gökyüzünde sıra dışı ışıklar gördüğünü düşündü.
Büyük bir şaşkınlık yaşayan vatandaş, durumu yanındaki arkadaşına anlatarak o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Sosyal medyada hızla yayılan ve gündem olan görüntülerin ardındaki gerçek ise çok geçmeden anlaşıldı. Görüntüdeki dairesel ışıkların, vapurun iç tavan aydınlatmasında kullanılan yuvarlak lambaların camdan dışarıya vuran yansıması olduğu tespit edildi. Sosyal medya kullanıcılarının bir kısmı arka planda küçük başka ışıklar olduğunu iddia etse de kayıtlarda başka somut bir nesneye rastlanmadı.