KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İzmir Ticaret Odası (İZTO) Haziran ayı olağan meclis toplantısı, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde yapıldı. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla İZTO Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, kent ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler ele alındı.
Mecliste konuşan Mahmut Özgener, İzmir kent gündeminin önemli ana başlıklarından olan Çeşme Turizm Projesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
GÜNDEM ÇEŞME TURİZM PROJESİ
Geçtiğimiz hafta İzmir iş dünyasının temsilcileri Ankara’ya çıkartma yaparak Çeşme Turizm Projesi’ne ilişkin üst düzey bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmişti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u ziyaret eden İzmir iş dünyası temsilcileri, projenin mevcut durumu, planlama süreci ve olası revizyonlar üzerinde görüş alışverişinde bulundu.
İzmir heyetine yer alan ve heyet adına Çeşme Projesini destekleyen sözcüsü olarak gösterilen Mahmut Özgener, Haziran ayı meclisinde görüşmenin detaylarını paylaştı.
İZTO olarak İzmir ekonomisini geliştireceğine ve katma değer sağlayacağına inandıkları projeleri desteklemeye önem verdiklerini belirten Özgener, “Kentimizin turizm başta olmak üzere ekonomik kalkınmasına büyük katkı sağlayacağına inandığımız Çeşme Projesiyle ilgili İzmir iş dünyasının temsilcileri olarak Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ile Ankara’da bir araya geldik. Bakanımız ile projenin devam etmesi için görüş ve önerilerimizi paylaştık. Projenin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, bölgenin doğal yapısına ve ekolojik değerlerine saygılı bir anlayışla, tüm paydaşların katkı sunduğu katılımcı bir süreç içerisinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğine değindik” dedi.
ANTALYA VE İZMİR KIYASLAMASI
İzmir’in sahip olduğu eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere rağmen turizmden hak ettiği payı alamamasını değinen Özgener, Antalya ve İzmir karşılaştırmasın yaparak şöyle konuştu: “Rakamlara baktığımızda, ülkemiz 2025 yılında 63 milyon 917 bin ziyaretçiyi ağırlayarak 65,2 milyar dolar turizm geliri elde etti. Aynı dönemde Antalya 16 milyonun üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, İzmir’de bu rakam yaklaşık 1 milyon 628 bin seviyesinde kaldı. Başka bir ifadeyle Antalya, İzmir’in yaklaşık 10 katı konaklamalı ziyaretçi ağırladı. Bu rakamlara kış mevsimi özelinde baktığımızda da resim değişmiyor. 2025 Kasım – 2026 Mart döneminde Antalya’da 1 milyon 365 bin ziyaretçi ağırlarken, İzmir’de bu sayı, yaklaşık 280 bin olarak gerçekleşti. Bu noktada, Antalya’nın toplam yatak kapasitesi 548 binin üzerine çıkarken, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin yaklaşık 62 bin seviyesinde.”
YOLCU TRAFİĞİNDA BÜYÜK FARK
Dış hat yolcu trafiğinde de gelen-giden yolcu sayılarına ilişkin konuşan Özgener, “Antalya’ya 32 milyonun üzerinde yolcu giriş yaparken, bu rakam İzmir için yaklaşık 5 milyon. Antalya’ya düzenlenen uluslararası uçuş sayısı 192 bin seviyesine ulaşırken, İzmir’de bu sayı yaklaşık 35 bin seviyesinde kaldı. Bu rakamları kış mevsimi özelinde değerlendirdiğimizde; 2025 Kasım- 2026 Mart dönemi için Antalya’ya düzenlenen uluslararası uçuş sayısı 44 bin 436 iken, İzmir’de bunun 11 bin 140 uçuş olarak gerçekleştiğini görüyoruz” dedi.
ÇEŞME TURİZM PROJESİ YENİ BİR VİZYON
İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyması gerektiğini dile getiren Özgener, Çeşme Turizm Projesi’nin bunu sağlayacağını dikkat çekerek, “Doğal güzellikleri, tarihi birikimleri, sosyal olanakları ve sıcak iklimleriyle benzer özelliklere sahip olmaları. Birbirine bu kadar benzerken, turizm anlamında İzmir’in neden bu kadar geride kaldığı sorusuna odaklanmamız gerektiğine inanıyorum. Bu noktada, önümüzde duran temel meselenin yeni bir potansiyel yaratmak değil, mevcut potansiyeli harekete geçirerek daha etkin kullanmak olduğu kanaatindeyim. Bu çerçevede değerlendirildiğinde; Çeşme Turizm Projesi’ni, İzmir’in turizmde yeni bir vizyon ortaya koyabilmesi ve turizm gelirini yılın 12 ayına yayabilmesi adına önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu Proje sayesinde; ÇEŞME sadece deniz, kum, güneş turizmiyle değil, gastronimiden kongre turizmine, sağlıktan spor ve inanç turizmine kadar uzanan geniş bir yelpazede katmadeğer yaratıyor olacak. Projeyi analiz ederken Çeşme’nin yalnızca bir ilçe değil, İzmir turizminin lokomotif destinasyonlarından biri olduğunu unutmamalıyız” ifadelerini kullandı.
DİREKT UÇUŞ VURGUSU
Turizm ekonomisinin yarattığı çarpan etkisi düşünüldüğünde, öncelikle yurtiçi ve yurtdışı direkt uçuşların artması, yiyecek-içecek ve konaklama başta olmak üzere turizm ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bütün sektörlerde iş potansiyelinin gelişmesine imkan sunacağını aktaran Özgener, “Burada kentimize direkt uçuşların artmasına özel bir parantez açmak istiyorum. Turizmin 12 aya yayılması İzmir’den direkt ulaşılabilecek destinasyonların artmasını tetikleyerek, iş dünyamızın bu alandaki en önemli talebini çözüme ulaştıracak. Hepimizin bildiği gibi kongre ve etkinlik turizmi mevsimden bağımsız olarak tüm yıl sürdürülebilen, gelir ve eğitim düzeyi yüksek hedef grubuna yönelik bir turizm modeli olması dolayısıyla kıymetli bir turizm bileşeni.Kentimizde yeterli sayıda kongre merkezi olmamasına rağmen son yayınlanan ICCA (Uluslararası Kongre Derneği) raporunda İzmir kongre turizminde; İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü konumda. Bu proje sayesinde kentimizin yapılacak yatırımlar ve uluslararası standartlarda yapılmış bir kongre merkezi ile çok daha iyi noktalara geleceğine inanıyoruz” dedi.
GOLF VE SPOR TURİZMİ
Proje’nin ayrılmaz bir parçası olan golf ve spor turizminin de tüm yıla yayılarak İzmir turizmine büyük bir değer katacağına inandığını değinen Özgener, Antalya'ya her yıl çok sayıda golf tutkunu geldiğini ve Antalya bu sayede ayrı bir katma değer elde ettiğini söyledi. Çeşme'nin de golf turizmi bağlamında dünyada öne çıkan bir destinasyon haline gelmesi bu proje ile mümkün olacağını ifade etti
ÇEŞME PROJESİNİ ELEŞTİRENLERE TEPKİ
Çeşme Turizm Projesini eleştirenlere “Turizmi 12 aya yayacak proje alternatifiniz ve önerileriniz var mı?” diyerek seslenen Mahmut Özgener, şöyle konuştu: “Oda olarak yaptığımız tüm çalışmalarda, kentimize katmadeğer sağlamak için yürüttüğümüz tüm projelerde benimsediğimiz ‘kapsayıcı ve katılımcı anlayışı’ ÇEŞME Projesi’nde de sürdürmek önceliğimiz. Bu anlayıştan hareketle; Proje’nin başarıyla hayata geçirilmesinin tek yolunun; Bakanlığımız, İzmir Büyükşehir Belediyemiz, Çeşme Belediyemiz, İzmir iş dünyamız, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının el ele vererek projeye sahip çıkması olduğuna inanıyorum. Ancak bu şekilde Çeşme Projesi, tam anlamıyla İzmir’in Projesi olabilir ve kentimizi turizm alanında hakettiği noktaya taşıyabilir. Çeşme Projesi’nin, İzmir’in geleceğine değer katacak bir başarı hikâyesine dönüşmesi için üzerimize düşen her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Elbette, kentimizi ilgilendiren her konuda olduğu gibi, Çeşme Projesi özelinde de farklı görüş, eleştiri ve değerlendirmelerin gündeme gelmesini doğal karşılıyoruz. Ancak İzmir’i ileriye taşıyacak olan yaklaşım, yalnızca eleştirmekle yetinmek olmamalı. Projeye yapılan eleştirilere saygımız sonsuz. Fakat burada eleştirenlere bir soru sormak istiyorum: Kentimizde turizmi 12 aya yayacak proje alternatifiniz ve önerileriniz var mı? Eğer yok ise, o zaman şunu sormak zorundayız: İzmir’in turizmden aldığı payı nasıl artırmayı düşünüyorsunuz?”