İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kamuoyunda Kooperatif Davası olarak bilinen dosyanın bugün gerçekleştirilen duruşmasında Heval Savaş Kaya'nın basına yansıyan iddialarına sert cevap verdi.
Heval Savaş Kaya'nın mahkeme salonunda Cemil Tugay ile ilgili olarak, bazı iddialarda bulundu.
İddialarında, Cemil Tugay'ın göreve gelir gelmez İZBETON'a denetçiler gönderdiğini belirten Kaya, "Cemil Tugay, başkanlık görevine geldiği zaman yemedi, içmedi ve İZBETON'a denetçi gönderdi. Aylarca hiçbir şey bulamadılar. En sonunda FETÖ'cü gibi suç uydurdular" dedi. Yaşanan süreci CHP içindeki kurultay sürecine ve siyasi çekişmelere bağlayan Kaya, Cemil Tugay'ın önceki dönem belediye başkanı Tunç Soyer'i aşamadığını iddia ederek, "Cemil Tugay, Tunç Başkanı duygusal ve ruhsal olarak aşamamış, kompleks haline getirmiş. Belli ki aynı kompleksleri bana karşı da yaşamış" ifadesini kullandı.
Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı'nın mahkemede yalan söylediğini ileri süren Kaya, kooperatif sözleşmelerinin gerekçesiz ve usulsüz feshedildiğini savundu. Mülkiye müfettişi raporunun fesihten günler sonra çıktığını iddia ederek, bakanlık talimatı argümanlarının gerçeği yansıtmadığını öne sürerek beraat talebinde bulundu.

Sınırı aştı!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yapılan beyanların savunma sınırını aştığını ve artık kabul edilemez bir noktaya ulaştığını belirtti. Yaşanan gelişmelerin ardından hukuki sürecin dosyadaki delillerle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Tugay, sert ithamları muhatabına iade ettiğini duyurdu.
Tugay, ilgili kişinin tutukluluk psikolojisiyle hareket ederek benzer beyanları ısrarla dile getirmesini eleştirerek, "İlgili kişinin ısrarla benzer beyanları dile getirmesine şimdiye değin hoşgörü gösterilmiştir, tutukluluk psikolojisinin dışa yansıması olarak değerlendirilmiştir. Ne var ki, kendisine yanıt verilmemesine karşın gerçeğe aykırı, ilgisiz ve savunma sınırını aşan yaklaşımları artık kabul edilemez noktalara erişmiştir" dedi.

Tarihte görülmemiş denetimler
Açıklamasında İzbeton'un geçmiş dönemdeki faaliyetlerine yönelik incelemelere dikkat çeken Tugay, "İlk olarak belirtmek gerekir ki kooperatif süreçlerine ilişkin olarak İzbeton tarihinde olmadığı kadar sayıda sayıştay denetçisi ve sonra hiç olmadığı şekliyle mülkiye başmüfettişi inceleme yapmıştır, hâlihazırda da yapılmaktadır, kooperatiflere ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçleri devam etmektedir. Üstelik sadece İzmir değil ülke genelinde tüm CHP’li belediyelere bu tür bir yönelim söz konusuyken, konuyu İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Cemil Tugay üzerinden değerlendirmeye çalışmak ve bütün bunların sebebi olarak göstermeye çalışmak, hakarete ve ithamlara maruz bırakmak, "tutukluluk ruh hâli" ile açıklanamaz. Fakat görüyoruz ki gerçek olmayan bu konular her fırsatta yeniden gündeme getirilmektedir" ifadelerini kullandı.
Sadece İzmir'de değil, ülke genelinde tüm CHP'li belediyelere yönelik benzer süreçlerin söz konusu olduğunu hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, meseleyi kendisi üzerinden kişiselleştirme çabalarını eleştirdi. Gerçek dışı konuların bir fırsat olarak yeniden gündeme getirildiğini belirten Tugay, "Belki de bir iddia ne kadar çok tekrarlanırsa gerçek olacağı" düşüncesiyle hareket edildiğini öne sürdü.

"Siyasi analiz yeri mahkeme salonu değildir"
Heval Savaş Kaya'nın kurultay ve diğer siyasi süreçlerden bahsetmediğine değinen Tugay, "Heval Savaş Kaya kurultay ve diğer siyasi süreçlerden bahsetmiştir. Mahkeme salonları siyasi kurultayların devamı değildir. Bir yargılamada cevap aranması gereken soru; kimin kimi desteklediği, kimin kime küstüğü ya da kimin kime gönül koyduğu değildir" dedi.
Süreçte asıl sorulması gerekenleri sıralayan Başkan Tugay, "Sorulması gereken soru çok basittir: Kamu kaynakları kullanılırken mevzuata uyulmuş mudur? Kamunun zarara uğrama ihtimali doğmuş mudur? Kararlar yetki ve usul kurallarına uygun mudur? Bu soruların cevabı siyasi analizlerle değil, dosyadaki delillerle verilir" dedi.
"Vicdanınıza havale ediyorum"
Açıklamasının sonunda gerçeklerin son derece net olduğunu vurgulayan Tugay, "Gerçekliğin bu kadar net olduğu bir konuda, mağduriyet arkasına sığınarak sair hakarette bulunan bir kişi için üzülmekten başkaca bir çare yoktur. Kişi kendinden bilir işi tümcesiyle tüm hakaretlerini iade etmekten ve kendisini de herkesin gözü önünde yaşanmış ve defalarca açıkladığımız tüm geçmiş süreçlerin ışığında kamuoyumuzun vicdanına havale etmekten başka bir çıkar yol da bulunmamaktadır" diyerek konuşmasını tamamladı.




