KARDELEN BAŞOL/MANŞETİZ- İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında TBMM’de oy birliği ile kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ile ilgili sert yorumlar yer aldı.
29 milletvekilinin tamamı ile ‘hayır’ oyu veren İYİ Parti’de tepkiler sürerken İzmir’de konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve GİK üyesi Avukat Ali Topçu düzenlemenin içeriğine ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin sert eleştiriler yöneltti.

“Oyladığınız yasa terör örgütünün affı niteliğinde!”
Toplantıda konuşan Genel İdare Kurulu üyesi Avukat Ali Topçu, iki yıldır “Terörsüz Türkiye” sürecinin sürdüğünü ve 10 Ağustos’ta yasa sürecinin bir bölümünün tamamlandığını, “Bu yasa özünde binlerce Mehmetçiği şehit eden, bu vatanın ve milletin bölünmesini isteyen terör örgütünün affı niteliğinde bir yasa” sözleri ile aktardı.
Topçu, söz konusu sürecin Türkiye’nin devlet yapısını değiştirmeye yönelik bir adım olduğunu öne sürerek, “Şu anda atılan ilk adım, Atatürk'ün kurulmuş olduğu üniter, milli ve hukuk devleti ve demokratik devleti yıkmanın başlangıcı ve tasfiye sürecinin ilk adımı. İlerleyen aşamalarda çok uluslu, özerk, ilerleyen zaman içerisinde federal bir yapı ve daha sonra Türkiye, Irak, İran ve Suriye’yi kapsayan bağımsız bir Kürdistan devleti kurulmasına yönelik bir hedef var” iddiasında bulundu.

“Türkiye büyük bir cenderenin içine alınmak istendi”
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “büyük bir cenderenin içine alınmak istendiğini” savunarak, “İlk etapını da maalesef üzülerek söyleyeyim, açtılar. Açtılar. Şöyle açtılar; bu getirdikleri ‘Terörsüz Türkiye’, sonradan adını değiştirdikleri bir yasayı Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Meclis kapanmadan geçirilmelidir diye bir talimat aldılar” dedi.
“İki yıldır, iki yıl beş gündür bu konuyla uğraşıyoruz” diyen Kırkpınar, “Başta İYİ Parti Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu her grup toplantısında ‘Kimden neyi sakınıyoruz, neyi kaçırıyorsunuz?’ dedi. Evet, biz buna karşıyız. Ama bu yasanın içeriğini bilmek zorundayız. Bizi bu konuda bilgilendirmek zorundasınız. Bu kanun Meclis kapanmadan geçsin diyen Recep Tayyip Erdoğan Sayın Cumhurbaşkanı'nın talimatları doğrultusunda o küçük salonlarda 18 saat süren komisyon toplantılarının sonunda ne oldu? 4 bin 43 PKK'dan hüküm giymiş insanın 6 ay içinde salıverileceğinin müjdesini (!) verdiler” dedi.
“Bu kanunda bürokratlara koruma kalkanı veriliyor”
Kırkpınar, yasa teklifinin 10. maddesine dikkat çekerek, düzenlemede görev alan kişiler bakımından hukuki ve cezai yaptırımlara ilişkin koruma getirdiğini açıkladı. Kırkpınar, “Siz siyaseten baskı kurup oy çoğunluğunuza bir kanun geçiriyorsunuz. Bu kanunda devletin bürokratlarını atıyorsunuz. Onlara da bir kılıf veriyorsunuz” diyerek referandumu çözüm önerisi olarak sundu.
Referandum çağrısı yapan Kırkpınar, “Öyle bir kanun mu getiriyorsun? Buyurun millete gidelim. Referandum yapalım. Referanduma gidilse ve evet çıksa kimi kimden saklayacaksınız? Kime ne kamuflaj ya da koruma kalkanı vereceksiniz? Öyle bir şeye gerek kalmazdı” ifadelerini kullandı.
10 Ağustos tepkisi sürüyor
Yasa ile ilgili bir diğer eleştirisinin de 10 Ağustos tarihi olmasına değinen İzmir Milletvekili, “10 Ağustos, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü kabullenmesi olan bir Sevr Anlaşması'nın yıl dönümüdür. Biz bunu grup başkan vekilimiz bulunduğumuz grup konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ‘Bu günü mü buldunuz?’ dediğimizde hemen telefonlarına baktılar. Bir önemli günü buldular. Bana baktılar. O önemli günü bugüne kadar ağzınıza almamışsınız. Bugüne kadar hiçbir yerde, hiçbir şekilde konuşmamışsınız. İstiklal Savaşımızdan bile bahsetmemişsiniz” diyerek sert tepki gösterdi.
“Emeklinin, çiftçinin sorunları dururken bunlarla uğraşıyoruz”
Kırkpınar, TBMM gündeminin toplumun ekonomik sorunlarından uzaklaştığını savundu. Emekçinin, emeklinin, çiftçinin, atanamayan öğretmenin, mazlum gazilerin, şehit yakını ailelerin yarasına merhem okunmadığını vurgulayan Kırkpınar, “İki yıldır sokakta eylem yapan, Meclis'e yakın yerlerde eylem yapan madencilerden tutun, atanamayan öğretmenlerden tutun, aklınıza gelebilecek çiftçilerden tutun, toplumun her kesiminde geçinme derdi ya da hak arama derdi olan herkesin bulunduğu yere tek bir milletvekilleri bile gidemedi. Bariyerler kurdular, su sıktılar, gözaltı yaptılar” ifadelerini kullandı.

“Bu bir BOP projesidir!”
Toplantının en sert açıklamalarından birini ise İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı yaptı.
Özatıcı, “Son iki yıldan beri bir süreç var. Terörist başı Öcalan'ın kurucu önder ilan edildiği bir süreç. Gazi Meclis'in, İstiklal Savaşı'na riyaset ettiği için gazi olduğu Meclis'te bir heyet oluşturulup Öcalan'ın ayağına gönderildiği bir süreç” dedi.
Özatıcı, sürecin “terörsüz Türkiye” olarak adlandırılmasına karşı çıkarak, “Bu bir terörsüz Türkiye projesi değildir. Bu projenin ismi açık ve net bir şekilde Büyük Orta Doğu Projesi'dir” sözleri ile sert eleştirilerde bulundu.
Özatıcı, komisyon raporu incelemesi ile ilgili olarak “Türk milleti” kavramının kullanılmadığını savundu ve “Türk milleti kavramını tedavülden kaldırarak, o komisyon raporuna bakarsanız bir defa Türk milleti ifadesi geçmiyor Öcalan komisyonundaki raporda. Bir defa geçmiyor. Her seferinde Türkler, Kürtler, Araplar diyerek Türk milletini üçe bölerek üç uluslu, çok kimlikli, çok yapılı bir federe istibdat, baskı ve saray rejimi kurma projesidir bu” dedi.
Özatıcı, “Bize diyorlar ki efendim siz barışa karşısınız. Bugüne kadar PKK terör örgütüyle Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki çatışmaları, Silahlı Kuvvetlerimizin kahramanca mücadelesini tanımlarken biz her zaman çatışma ifadesini kullandık. Bugüne kadar sadece bu çatışmaya savaş diyen kimdi? Sadece PKK'ydı ve PKK'nın siyasi uzantısıydı” dedi.
“Kürt benim kardeşim!”
Kürt vatandaşlar ile PKK terör örgütü arasında ayrım yapılması gerektiğini vurgulayan Özatıcı, “PKK Kürtleri temsil ediyor mu? Hayır. O zaman neden Öcalan'ı Kürtlerin başına kayyum diye atamaya kalkışıyorsunuz?” diyerek “Kürt benim kardeşim, benim iş ortağım, benim kayınbiraderim, benim arkadaşım. Bizim ne bir savaşımız var. Aramızdaki siz barış adı altında Öcalan'ı Türkiye'deki Kürtlerin başına kayyum olarak atamak istiyorsunuz ama meselenin özü şu: Kurulmak istenen yeni bir düzen var.”
Özatıcı, bu yeni düzende etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden bir yapı kurulmak istendiğini iddia ederek, “Etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden bir sultancı rejim inşa edilecek. Proje bu. Bunu herkes görüyor” ifadelerini kullandı.
“PKK silah bırakmadı”
PKK’nın silah bırakmadığını ve örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü ileri süren Özatıcı, “PKK İran'da varlığını devam ettiriyor. Suriye'nin kuzeyinde Ayn el Arap'ta, Derik'te, Kamışlı'da bugün PKK var. Sincar'da olduğunu bilmiyor musunuz? Silah bırakmadığını bilmiyor musunuz? Şu anda biz konuşurken İran devletiyle ordusuyla çatışıyor. İki aydan beri her gün çatışıyor. Bırakın silah bırakmayı, yeni silahlar gelmeye devam ediyor. Türk milletine yalan söyleniyor” dedi.
“Etnik kimlik üzerinden vatandaşlık tanımı yapmayın”
Türkiye’de eşit vatandaşlık anlayışının korunması gerektiğini belirten Genel Başkan Yardımcısı, “Atatürk Cumhuriyeti kurarken biz eşit vatandaşlığı inşa etmiş. Etnik kimliğin, mezhebin, inancın, partinin ne olursa olsun sen Cumhuriyet devletinin bir vatandaşıysan ona göre hürriyet sahibisin, ona göre hak sahibisin” dedi.
“Etnik kimliklere dayalı bir vatandaşlık tanımı yapmak istiyorsunuz” iddiasında bulunan Özatıcı, Yeni Parti’yi de eleştirerek, “Siz AKP-MHP koalisyonunun Öcalan üzerinden partiye ekleme, anayasayı değiştirme, Türkiye'yi tek adam rejimine sürükleme projesine destek vereceksiniz. Sizin milletvekiliniz çıkacak PKK'lılara siyaset yapma hakkını savunacak. Ondan sonra da biz Atatürk'ün partisiyiz diye ortalarda gezeceksiniz. Yok öyle bir şey” dedi.

“Terörsüz Türkiye süreci ile kimler serbest bırakılacak?”
Yasa teklifine ‘evet’ oyu veren milletvekillerinin tamamına seslenen Özatıcı, “Sizin verdiğiniz evet oylarıyla bu yasada PKK'nın Merasim Sokak'ta bombalı saldırı düzenlediği, 29 vatandaşımızın katledildiği saldırının faillerine yardım eden iki terörist var. Terörist Metin Onur, terörist Bahri Deniz. Bunlar bu yasayla serbest bırakılacak mı?” diye sordu.
5 Ocak 2017’de İzmir Adliyesi’nde düzenlenen PKK saldırısında Şehit düşen Fethi Sekin’i de hatırlatan Özatıcı, “Fethi Sekin, kahraman polisimiz göğsünü siper etmişti. Fethi Sekin'in şehit olduğu saldırıda müebbet hapis almayan Deli Hıso isimli terörist bu yasayla serbest bırakılacak mı?” sorusunu yöneltti.
Özatıcı ayrıca Yakup Akkan, Lazgin Ekinci, Mahsut Çelik ve Mehmet Gidan isimlerini vererek, “Bu bombacılar, teröristler serbest bırakılacak mı?” diye sordu.
İhanetin zaman aşımı yoktur sloganını bir kez daha hatırlatan Özatıcı, “Biz gerekirse bir başına, gerekirse yalnız, gerekirse tüm siyasi kuvvet ve kudretlere karşı ama sonuna kadar Cumhuriyet ve Türk Milleti'nin menfaatleri için mücadele edeceğiz. Ve biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bir gün mutlaka yöneteceğiz. Ve yönettiğimiz zaman da Abdullah Öcalan'a statü arayanlardan, ona kurucu önder diyenlerden, bu ihanet yasasına evet oyu verenlerden bunun hesabını soracağız. Allah Türk milletini korusun” ifadelerini kullandı.




