İstanbul’da kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilip “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma yeni bir aşamaya ulaştı. 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilirken, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı. Soruşturmanın önceki aşamasında ise sistemleri kurduğu, işlettiği ve gelir akışında yer aldığı belirtilen 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığı bildirildi.
İstanbul’da bilişim suçları kapsamında yürütülen bir soruşturma, bu kez hukuk bürolarına uzandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’nun koordinasyonunda ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sürdürülen soruşturmada, vatandaşlara ait kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde elde edilerek “panel” olarak adlandırılan sorgulama sistemleri üzerinden kullanıldığı iddiası mercek altına alındı.
Soruşturmanın geldiği yeni noktayı Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu. Bakanlığın açıklamasına göre yapılan incelemelerde, söz konusu sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik modeliyle kullandırıldığı belirlendi. Bu sistemleri kullandığı değerlendirilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı alınırken, İstanbul genelindeki 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı.

Soruşturmanın odağında kişisel verilere erişim iddiası var
Dosyanın merkezinde vatandaşların kişisel bilgilerinin hangi yollarla elde edildiği ve daha sonra kimler tarafından ne amaçla kullanıldığı bulunuyor.
Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelere göre bazı hukuk bürolarının, kendileriyle herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan kişilerin bilgilerine bu sistemler üzerinden eriştiği öne sürüldü. Elde edilen bilgilerin yalnızca görüntülenmesiyle kalınmadığı, bazı vatandaşlarla iletişime geçilerek hukuki takip sürecindeymiş izlenimi oluşturulduğu da soruşturma kapsamında değerlendirildi.
İddiaya göre vatandaşlara, “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma süresini kaçırdınız” veya “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” benzeri ifadeler kullanılarak çeşitli mesajlar yöneltildi. Bu yöntemle kişilerin baskı altına alındığı ve mağduriyet oluşturulduğu iddiası dosyanın önemli başlıklarından biri olarak öne çıktı.
Buradaki dikkat çekici ayrıntı ise “panel” ifadesinin kullanıldığı alan. Soruşturmayla ilgili açıklamalarda söz konusu kelime, bir toplantı ya da etkinliği değil, farklı kişilere ait verilere erişim sağladığı iddia edilen dijital sorgulama sistemlerini tanımlamak için kullanılıyor.
İlk dosyada 10 şüpheli hakkında dava açıldı
Soruşturma bugünkü operasyonla başlamadı. Yetkililerin verdiği bilgilere göre dosyanın ilk aşamasında, yasa dışı sistemin kurulumunda, işletilmesinde ve elde edilen gelirlerin yönetiminde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler hakkında adli işlemler gerçekleştirildi.
Bu kapsamda 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığı bildirildi. Ardından soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte dijital sistemleri kullandıkları iddia edilen kişilere yönelik inceleme derinleştirildi ve avukatlara uzanan yeni bulgular ortaya çıktı.
Son aşamada elde edildiği belirtilen somut deliller doğrultusunda 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmesi, dosyanın kapsamının da genişlediğini gösterdi. Aynı süreçte 39 avukatlık bürosunda arama ve el koyma çalışmalarının başlatılması soruşturmanın yalnızca bireysel kullanımlara değil, sistemin hukuk büroları içerisindeki kullanım biçimine de odaklandığına işaret ediyor.

Kişisel verilerin ticarete konu edilmesi soruşturmanın kritik başlığı
Kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi, yalnızca özel hayatın gizliliği açısından değil, ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilecek bir alan.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun yayımladığı mevzuat değerlendirmelerinde, Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesinin suç olarak düzenlendiği ve bu fiil için iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü belirtiliyor. Aynı düzenlemelerde, belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenen suçlar bakımından cezanın artırılmasına ilişkin hükümlere de dikkat çekiliyor.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu daha önceki kararlarında da hukuka aykırı biçimde elde edilen kişisel verilerle ilgili iddiaların ceza hukuku kapsamında değerlendirilebileceğini vurgulamıştı. Kurumun açıklamalarında, kişisel verilere ilişkin suçlarda Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinin uygulanacağı belirtiliyor.
Bu nedenle İstanbul’daki operasyonun yalnızca bir siber suç soruşturması olarak değil, aynı zamanda kişisel verilerin nasıl toplandığı, kimlerle paylaşıldığı, hangi amaçla kullanıldığı ve bu süreçten ekonomik bir kazanç sağlanıp sağlanmadığı açısından da değerlendirilmesi bekleniyor.
39 hukuk bürosunda ne aranıyor?
Soruşturmanın bu aşamasında İstanbul’daki 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerinin başlatıldığı açıklandı. Operasyonun dijital veriler üzerinden ilerlemesi nedeniyle incelemelerin bilgisayarlar, dijital depolama araçları, telefonlar, elektronik yazışmalar ve soruşturma konusu sistemlere ilişkin kayıtlar üzerinde yoğunlaşması beklenebilir. Ancak hangi bürolarda hangi materyallere el konulduğuna veya aramalarda ne tür deliller elde edildiğine ilişkin ayrıntılı resmi bir döküm henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Dolayısıyla şu aşamada operasyon kapsamında adı geçen avukatların tamamı hakkında kesinleşmiş bir suçtan söz etmek mümkün değil. Gözaltı kararı ve arama işlemleri, soruşturma sürecindeki adli tedbirler niteliğinde. Şüphelilerin hukuki durumları, yapılacak ifade işlemleri, savcılık değerlendirmesi ve ardından verilecek yargı kararlarıyla netleşecek.

Bakan Gürlek’ten dikkat çeken mesaj
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayı duyururken kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi ve daha sonra ticari bir değer haline getirilmesine tepki gösterdi.
Gürlek, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, hukuk mesleğinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen hukuksuzlukların da soruşturulacağını vurguladı. Bakan, operasyonun yürütülmesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.
Soruşturma şimdi hangi yöne ilerleyecek?
İstanbul’daki operasyonun bundan sonraki aşamasında gözaltına alınan 31 avukatın ifadeleri, aramalarda elde edilen dijital materyaller ve soruşturma dosyasındaki diğer deliller belirleyici olacak.
Savcılık tarafından yapılacak değerlendirmede, hangi kişilerin söz konusu sistemleri kullandığı, kişisel verilere hangi yöntemlerle erişildiği, bu verilerin ne kadar süreyle kullanıldığı, vatandaşlarla kurulan iletişimlerin niteliği ve bu faaliyetlerden maddi kazanç sağlanıp sağlanmadığı gibi başlıkların ayrı ayrı incelenmesi bekleniyor.
Dosyada ayrıca “panel” adı verilen sistemleri kuran veya işleten kişiler ile bu sistemlerden yararlandığı iddia edilen kişiler arasındaki bağlantının da araştırıldığı anlaşılıyor. İlk aşamada 10 şüpheli hakkında dava açılması, soruşturmanın yalnızca kullanıcılarla sınırlı kalmadığını; sistemin arkasındaki yapı, para trafiği ve kullanım ağına yönelik daha geniş bir incelemenin yürütüldüğünü ortaya koyuyor.
İstanbul’da 39 hukuk bürosuna yönelik operasyonla birlikte soruşturma yeni bir safhaya girerken, gözaltındaki avukatların hukuki durumu ve aramalardan çıkacak sonuçlar dosyanın seyrini belirleyecek. Yetkililerin açıklamalarında kişisel verilerin korunması ve bu bilgilerin herhangi bir ekonomik kazanç amacıyla kullanılmasının önüne geçilmesi, soruşturmanın temel ekseni olarak öne çıkıyor.




