
Yeni eğitim öğretim yılına sayılı günler kala, çocukların okula uyum süreci de ailelerin gündeminde. Özellikle ilk kez okula başlayacak çocuklar için yeni bir ortam, yeni arkadaşlar, öğretmenler ve aileden ayrılma düşüncesi heyecan kadar kaygıyı da beraberinde getirebiliyor. Özel Denipol Denipollife Hastaneleri Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Belger, okul başlamadan önce ebeveynlerin çocuklarını hem duygusal hem de günlük yaşam açısından yeni düzene hazırlamalarının önemine dikkat çekti.
“Okula başlamadan önce kaygıyı konuşmak önemli”
Çocukların okula başlama konusunda birbirinden farklı tepkiler gösterebileceğini belirten Uzm. Dr. Fatma Belger, bazı çocukların yeni başlangıcı heyecanla karşılarken bazılarının kaygı yaşayabileceğini söyledi. Belger, “Yeni bir ortama girmek, öğretmen ve arkadaşlarla tanışmak, aileden ayrılmak ve yeni kurallara uyum sağlamak çocuklar için önemli bir değişimdir. Bu nedenle okul başlamadan önce bazı çocuklarda kaygı, huzursuzluk veya okula gitmek istememe düşüncesi görülebilir. Burada önemli olan, çocuğun yaşadığı duyguyu küçümsememek ve onu anlamaya çalışmaktır” dedi.
Uyku düzeni okuldan önce değiştirilmeli
Okul başlamadan birkaç gün önce uyku ve uyanma saatlerinin okul rutinine yaklaştırılmasının yararlı olacağını ifade eden Belger, ailelere günlük düzeni kademeli olarak değiştirmelerini önerdi. Belger, “Çocukların okul başlamadan hemen önce uyku saatlerini değiştirmesi yerine, yeni düzene birkaç gün önceden hazırlanması daha kolay bir geçiş sağlayabilir. Sabah kalkma, kahvaltı yapma, hazırlanma ve evden çıkma gibi rutinlerin önceden oluşturulması çocuğun yeni düzene alışmasını kolaylaştırır” diye konuştu.
Okulu birlikte konuşun, mümkünse önceden görün
Çocukların bilmedikleri durumlar karşısında daha fazla kaygı yaşayabileceğine dikkat çeken Belger, okul başlamadan önce çocukla okul hakkında konuşulmasını önerdi. “Çocuğunuza okulda neler yaşayabileceğini yaşına uygun ve gerçekçi bir şekilde anlatabilirsiniz. Öğretmeni, sınıfı, teneffüsleri ve gün içerisinde kimlerin yanında olacağı hakkında konuşmak belirsizliği azaltabilir. Mümkünse okulu önceden görmek, sınıfını veya okul çevresini tanımak da çocuğun kendisini daha hazırlıklı hissetmesine yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.
“Kaygılanma” demek yerine duygusunu kabul edin
Ebeveynlerin çocuklarının kaygısını ortadan kaldırmaya çalışırken bazen farkında olmadan duygularını geçersizleştirebildiğini belirten Belger, “Korkacak bir şey yok” veya “Sen artık büyüdün, ağlama” demek yerine, ‘Okula başlamak seni biraz endişelendiriyor olabilir, seni anlıyorum’ gibi ifadeler kullanılabilir. Çocuğun duygusunun kabul edilmesi, kendisini güvende hissetmesi açısından önemlidir” dedi.
Vedalaşma kısa ve kararlı olmalı
Özellikle ilk günlerde ebeveyn-çocuk ayrılığının zorlayıcı olabileceğini söyleyen Belger, vedalaşmaların uzatılmaması gerektiğine dikkat çekti. Belger, “Ebeveynin kararsız veya aşırı kaygılı bir tutum sergilemesi çocuğun da kaygısını artırabilir. Vedalaşmaların kısa, sakin ve tutarlı olması; çocuğa ne zaman geri dönüleceğinin yaşına uygun biçimde anlatılması önemlidir. Çocuğun ağlaması halinde uzun süre yanında kalmak ya da tekrar tekrar vedalaşmak yerine, güven veren ve kararlı bir tutum sergilemek daha faydalı olabilir” diye konuştu.




