Ekonomi

HOMETEX 2026: Veysel Akçay ev tekstilini vuran küresel krizi anlattı

HOMETEX 2026'da konuşan Veysel Akçay artan lojistik maliyetleri ve Avrupa pazarındaki daralmanın ev tekstili sektöründe yarattığı derin tahribatı çarpıcı sözlerle ifade etti.

Dünya ev tekstili sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan İstanbul Fuar Merkezi'ndeki (İFM) HOMETEX 2026, bu yıl jeopolitik krizlerin ve küresel ekonomik darboğazın gölgesinde kapılarını açtı. Zorel Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Veysel Akçay, fuar alanında Manşetiz mikrofonlarına yaptığı özel açıklamalarda sektörün içinden geçtiği zorlu süreci tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Ortadoğu ve Rusya-Ukrayna hattında dinmeyen çatışmaların ev tekstiline faturasının ağır olduğunu belirten Akçay, artan lojistik maliyetleri ve düşen küresel talep nedeniyle, ihracatın lokomotif şehri Denizli'nin bu krizden en ağır yarayı alan bölge olduğunu vurguladı.

AVRUPA VE ARAP PAZARINDA "SAVAŞ" TEDİRGİNLİĞİ

Fuarın genel atmosferinin beklentilerin gerisinde kaldığına dikkat çeken Akçay, uluslararası arenadaki siyasi belirsizliklerin alıcıları doğrudan frenlediğini kaydetti. Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, Ortadoğu'daki sıcak çatışmalar ve hatta ABD'deki seçim atmosferinin yarattığı dalgalanmaların küresel ticareti derinden sarsması, HOMETEX 2026'nın ziyaretçi profiline de yansıdı.

Avrupalı müşterilerin ekonomik öngörülemezlik nedeniyle fuara ilgisiz kaldığını ifade eden Akçay, vize engelleri (özellikle Schengen ambargoları) ve bölgesel krizler nedeniyle Rusya'dan gelen alıcıların kesildiğini belirtti. Geçmiş yıllarda fuarın can damarı olan Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika (Katar, Libya, Lübnan, Fas, Cezayir) ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısında da ciddi ve gözle görülür bir düşüş yaşandığı ifade edildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KRİZ ÜRETİCİNİN KÂRINI ERİTİYOR

Sektörün şu anki en büyük kanayan yaralarından biri, dış etkenlere bağlı olarak durdurulamayan maliyet artışları. Bölgesel çatışmaların nakliye hatlarını vurmasının sektörde kelebek etkisi yarattığını aktaran Akçay, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimlerin faturasını şu sözlerle özetledi:

"Hürmüz Boğazı'ndaki bir krizin ev tekstilini bu kadar etkileyeceği kimsenin aklına gelmezdi. Ancak oradaki bir kapanma veya gerginlik anında petrol fiyatlarını yukarı çekiyor. Nakliye maliyetleri katlanıyor; petrole dayalı olan plastik, ambalaj ve poşet gibi tüm yan ürünlerimize anında zam geliyor. İhracatımızın yüzde 65'ini oluşturan Avrupa pazarında zaten bir talep daralması var. Üretici bir yandan sipariş koparmaya çalışırken diğer yandan bu yükselen maliyetlerle boğuşuyor. Müşteriye zam yapamadığımız için de artan maliyetleri mecburen kendi kârımızdan fedakarlık ederek, cebimizden karşılıyoruz."

TÜKETİCİ ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİ: BORNOZUMU BİR SENE DAHA KULLANIRIM

Belirsizlik ortamının Avrupa'daki son tüketiciyi de tasarruf psikolojisine yönelttiğini belirten deneyimli iş insanı, ev tekstilinin 'ertelenebilir' bir ihtiyaç olarak görülmesinin sektörde yarattığı tahribata dikkat çekti.
Akçay, "Belirsizlik ekonomideki en kötü senaryodur. Avrupalı tüketici frene bastığında tatilinden veya gıdasından vazgeçmiyor. Ancak giyeceği bornozdan, kullanacağı havludan tasarruf etmeye başlıyor. 'Bunları yenilemesem de olur, bir sene daha idare ederim' diyerek alımı durduruyor. Bu tüketici refleksi Avrupa'daki siparişleri düşürdüğünde ise dalga dalga gelip ev tekstilinin kalbi olan Denizli'yi vuruyor." ifadelerini kullandı.

YENİ PAZARLARDA DA TABLO AYNI: KÜRESEL DARALMA KAPIDA

Sektör temsilcilerinin daralan Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına alternatif bulmak için yoğun bir çaba sarf ettiğini, ancak küresel çapta bir yavaşlama yaşandığını belirten Akçay, Uzak Doğu temaslarından da örnek verdi. Geçtiğimiz ay Çin'de düzenlenen dünyanın en büyük ticaret fuarlarından Kanton Fuarı'na da (Canton Fair) katıldıklarını belirten Akçay, "Kanton'da da durum farklı değildi. Arap yarımadasından beklenen ziyaretçilerin hiçbiri orada da yoktu. Tüm dünyada genel bir daralma söz konusu." diyerek tablonun ciddiyetini ortaya koydu.

Tüm bu karamsar tabloya rağmen üretmeye ve pazarlamaya devam etmek zorunda olduklarını vurgulayan Veysel Akçay, sektörel krizlerin ancak global çapta suların durulmasıyla aşılabileceğini, bu süreçte de Türk üreticisinin umudunu kaybetmeden mücadelesine devam edeceğinin altını çizdi.