1945 yılında Japonya'nın Hiroşima kentine atılan atom bombasının oluşturduğu aşırı sıcaklığın, doğada daha önce görülmemiş bir metal alaşımının oluşmasına neden olduğu belirlendi. Bilim insanları, Hiroşima Körfezi'ndeki tortularda yaptıkları incelemelerde nükleer patlamanın ardından meydana gelen benzersiz bir kristal yapı tespit etti.
Araştırma, aşırı sıcaklık ve hızlı soğuma koşullarında maddelerin nasıl yeni yapılara dönüştüğüne ilişkin önemli veriler sunuyor.
Nükleer patlama metalleri buharlaştırdı
Araştırmaya göre atom bombasının oluşturduğu olağanüstü sıcaklık, kentteki çelik, bakır ve diğer metal bileşenleri saniyeler içinde buharlaştırdı.
Daha sonra hızla soğuyan metal buharı, Hiroşima Körfezi'ndeki tortular içerisinde daha önce doğada gözlenmeyen özel bir alaşım meydana getirdi.
Bilim insanları, bu tür oluşumların bugüne kadar yalnızca büyük göktaşı çarpmalarının yarattığı aşırı enerji koşullarında görüldüğünü belirtiyor.

Beşten fazla metal aynı yapıda birleşti
Çalışmada incelenen örneklerde;
• Demir,
• Krom,
• Nikel,
• Manganez,
• Molibden,
• Alüminyum
gibi çok sayıda metalin aynı kristal yapı içerisinde birleştiği tespit edildi.
Araştırmacılar ayrıca bilinen alaşımlara kıyasla çok daha yüksek silisyum içeren mikroskobik damlacıklar bulunduğunu bildirdi.

Bilim insanları "hiroşimait" örneklerini inceledi
Floransa Üniversitesi'nden Prof. Luca Bindi liderliğindeki ekip, patlamanın ardından oluşan ve "hiroşimait" olarak adlandırılan cam benzeri kalıntılar üzerinde ayrıntılı analiz gerçekleştirdi.
Araştırmacılar, bu olağanüstü kristal yapının normal atmosfer koşullarında oluşmasının mümkün görünmediğini, yalnızca nükleer patlama sırasında meydana gelen aşırı sıcaklık ve ani soğuma süreçleriyle ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Gelecekte laboratuvarda üretilebilir
Araştırmacılar, keşfedilen alaşımın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin daha ayrıntılı incelenmesiyle gelecekte sanayi açısından yeni kullanım alanları ortaya çıkabileceğini değerlendiriyor.
Bilim insanları, nükleer patlamalar gibi yıkıcı süreçlere ihtiyaç duyulmadan benzer malzemelerin laboratuvar ortamında güvenli yöntemlerle üretilebilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Araştırmanın sonuçları hakemli bilim dergisi Science Advances'ta yayımlandı.





