Türkiye'nin köklü kamu bankalarından Halkbank, Amerika Birleşik Devletleri'nde yıllardır sürdürülen ceza davasının banka lehine sonuçlanmasının ardından küresel finans piyasalarında hız kesmiyor. Banka, dava sürecinin nihayete ermesinin hemen ardından uluslararası piyasalardan 1,1 milyar dolar tutarında ilave kaynak temin ettiğini duyurdu. Aynı açıklamada, Yönetim Kurulu onayıyla 5 milyar dolar büyüklüğünde Global Medium Term Notes (GMTN) programının da hayata geçirildiği bildirildi. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklama, bankanın uzun süredir gölgesinde kaldığı hukuki belirsizlikten çıkışının finansal tabloya somut biçimde yansıdığını gösteriyor.

Halkbank 1

5 milyar dolarlık borçlanma programının detayları

Halkbank Yönetim Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 5 milyar dolar karşılığı büyüklüğünde bir GMTN programı kuruldu. Bu program, sıradan bir tahvil ihracından farklı olarak bankaya esneklik kazandıran bir çerçeve niteliği taşıyor; zira GMTN yapısı, ihraççı kuruluşa farklı vadelerde, farklı para birimlerinde ve piyasa koşullarına göre değişen zamanlarda tahvil çıkarma imkânı sunuyor. Yani Halkbank, tek seferlik bir borçlanma yerine, önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyduğu zamanlarda bu çatı program üzerinden sermaye piyasalarına defalarca başvurabilecek. Bankacılık çevrelerinde bu tür programların kurulması, genellikle kurumun uluslararası yatırımcı nezdinde güven tazelediğinin ve orta-uzun vadeli finansman stratejisini yeniden aktif hale getirdiğinin bir işareti olarak okunuyor.

Dava sürerken bile kaynak arayışı durmadı

Halkbank'ın açıklamasında dikkat çeken bir başka detay, bankanın hukuki süreç tamamlanmadan önce de boş durmadığı. Ceza davası New York mahkemelerinde sürerken banka, Sermaye Benzeri Tahvil (AT1) ihraçları ve çeşitli bankalarla imzalanan ikili (bilateral) kredi anlaşmaları aracılığıyla proaktif bir tutumla 3,9 milyar dolar tutarında yurt dışı kaynak sağlamıştı. Davanın kapanmasının ardından gelen 1,1 milyar dolarlık ilave finansmanla birlikte, banka bu dönemde toplamda 5 milyar dolarlık dış kaynağı Türkiye'ye taşımış oldu. Bu tablo, Halkbank yönetiminin hukuki riskin sürdüğü belirsizlik döneminde dahi uluslararası fonlama kanallarını tamamen kapatmadığını, tersine alternatif araçlarla temkinli ama kararlı bir finansman politikası izlediğini ortaya koyuyor.

Halkbank 2

Muhabir banka ağı genişliyor, yatırımcı ilgisi artıyor

Bankanın açıklamasında öne çıkan bir diğer başlık, uluslararası bankacılık ilişkilerindeki toparlanma oldu. Halkbank, dava sürecinin sonuçlanmasının hemen ardından işlem gerçekleştirdiği muhabir banka sayısında hızlı bir artış gözlemlediğini ve bu gelişmenin kurum için memnuniyet verici olduğunu vurguladı. Muhabir bankacılık ilişkileri, bir bankanın sınır ötesi ödeme, transfer ve ticaret finansmanı işlemlerini yürütebilmesi açısından hayati önem taşıyor; yıllar süren dava sürecinde bu ağın daralmış olması bankanın operasyonel maliyetlerini artırırken, şimdi yaşanan toparlanma günlük bankacılık faaliyetlerinin daha akıcı yürütülmesinin önünü açıyor. Bununla birlikte banka, sabit getirili kıymet yatırımcılarıyla düzenlediği yurt dışı yatırımcı turunun (Non-Deal Road Show) da yakın dönemde planlanan yeni ihraçlara yönelik güçlü bir ilgiye işaret ettiğini aktardı. Bu tur kapsamında yurt dışındaki tahvil ve eurobond yatırımcılarıyla bir araya gelindiği, görüşmelerde bankanın gelecekteki borçlanma planlarının masaya yatırıldığı öğrenildi.

Dokuz yıllık hukuki sürecin perde arkası

Halkbank'ın bugünkü finansal atılımının arkasında, neredeyse on yıla yayılan bir hukuki mücadele yatıyor. Banka aleyhindeki suçlamalar, 2019 yılında ABD'de resmen açılan ceza davasıyla gündeme gelmişti; ancak sürecin kökleri, Türk-İranlı iş insanı Reza Zarrab'ın 2016'da New York'ta tutuklanmasına kadar uzanıyordu. Amerikan savcılar, Halkbank'ın İran'a uygulanan yaptırımların delinmesine yardımcı olduğunu, kısıtlı fonların gizlice transfer edildiğini ve bu işlemlerin sahte belgelerle örtülmeye çalışıldığını öne sürmüştü. Banka yönetimi ise iddiaları süreç boyunca kabul etmedi. Aylar süren duruşmaların ardından 11 Mart 2026'da taraflar arasında "Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması" imzalandı; bu anlaşma uyarınca banka para cezası ödemeyecek ve suçlamaları kabul etmeyecekti, ancak belirli bir süre dışarıdan denetime tabi olacaktı. Bağımsız uzman kuruluşça hazırlanan uyum raporunun ABD Adalet Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'na zamanında teslim edilmesinin ardından taraflar 10 Haziran 2026'da davanın düşürülmesi için ortak dilekçe sundu; New York Güney Bölge Mahkemesi bu talebi 17 Haziran 2026'da onaylayarak dokuz yıllık süreci resmen sona erdirdi.

Halkbank 3

Bitcoin'de tarihsel ayrışma: Borsa hisselerinden uzaklaşıp altına yaklaştı
Bitcoin'de tarihsel ayrışma: Borsa hisselerinden uzaklaşıp altına yaklaştı
İçeriği Görüntüle

Piyasalarda olumlu karşılandı

Sürecin her kritik aşaması, Borsa İstanbul'da Halkbank hisseleri üzerinde doğrudan etki yarattı. Mart ayında deferred prosecution anlaşmasının duyurulmasının ardından banka hisseleri tek günde yaklaşık yüzde 9 değer kazanmıştı. Son açıklamanın ardından da benzer bir hareketlilik yaşandı; banka payları bir önceki kapanışa göre yükseliş kaydederek günü daha yüksek bir seviyeden tamamladı. Piyasa gözlemcileri, hem davanın kapanmasının hem de peşi sıra gelen büyük çaplı fonlama haberlerinin, yatırımcı nezdinde bankanın risk primini aşağı çektiğini ve kredi notu beklentilerini olumlu yönde etkileyebileceğini değerlendiriyor.

Bundan sonra ne olacak?

Halkbank yönetimi, açıklamasının son bölümünde uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırmaya devam edeceğinin altını çizdi. Banka, sürdürülebilir kaynak temini hedefiyle mevcut fonlama araçlarının yanı sıra yeni alternatif kanalları da değerlendirmeyi sürdüreceğini belirtti. Daha önce kamuoyuyla paylaşılan değerlendirmelerde Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, davanın sonuçlanmasıyla birlikte bankanın yurt dışı finansmana erişim imkânlarının genişlemesini beklediklerini ifade etmişti; son gelişmeler bu beklentinin kısa sürede karşılık bulduğunu gösteriyor. Kurulan 5 milyar dolarlık GMTN programının önümüzdeki aylarda yeni tahvil ihraçlarıyla hayata geçirilmesi, sektör temsilcileri tarafından yakından takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ