Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dış politika ve dünya gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detaylarını paylaşan Fidan, anlaşmanın NATO’nun 5. maddesiyle teknik olarak aynı yapıda olduğunu belirtti. Bölgesel istikrara vurgu yapan Fidan, paktın kimseye karşı saldırı amacı taşımadığının altını çizdi.
"Anlaşma NATO'nun 5. maddesiyle teknik olarak aynı"
Ortadoğu'daki istikrarsızlıkları durdurmak ve bölge halkının refahını artırmak amacıyla uzun süredir ortaklarla çalıştıklarını belirten Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kurulma sürecini şu sözlerle anlattı:
"Bölgede savunma ittifakına ihtiyaç vardı. Üç ülke birbirinin güvenliği ile yakından ilgilenecek. Mekke Ortak Savunma Anlaşması, teknik olarak NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynıdır. Zaten onun için bir güvenlik paktı kuruyorsunuz. Birbirinin koruyucu desteğinden faydalanmak için nihai derecede bir ittifaka katılma kararı alıyor diğer ülkeler."
"İran bu ittifakın hedefi değil"
Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef alıp almadığına dair net mesajlar veren Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın dış politikalarında yayılmacı bir anlayış olmadığını vurguladı:
"Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye'nin dış politikaları yayılmacı değildir. İster bölge içinden ister dışından saldırıya uğramadığı sürece bu ittifakın bir eylemi olmaz. Altını çiziyorum; İran bu ittifakın hedefi değildir. Bize saldırmayan hiçbir ülke bizim hedefimizde değil."
Bölgesel krizlere ve küresel meselelere de değinen Dışişleri Bakanı Fidan, en önemli önceliğin, geçici süreyle de olsa boğazın açılmasını sağlayacak bir uzlaşmaya varılması olduğunu belirtti.
İsrail'in temel hedefinin Gazze'yi Filistinlileştirmek olduğunu belirten Fidan, "Artık hiç kimsenin İsrail'i destekleyecek tek cümlesi bile kalmadı. İsrail'in en çok korktuğu şey uluslararası izolasyondur" dedi.
Çözümün iki devletli yapının hayata geçmesiyle mümkün olduğunu belirten Fidan, adadaki barış ve istikrarın tek güvencesinin Türk askerinin varlığı olduğunu yineledi.





