Haziran ayının ortasına gelmemiz, okulların kapanması ve yaz sıcaklarının Türkiye genelinde 38°C - 42°C sınırını aşmasıyla birlikte deniz sezonu resmen çılgınlık seviyesine ulaştı. Ege ve Akdeniz'in bilinen tüm plajları, halk plajları ve popüler beach club'ları şu günlerde hınca hınç dolu. Şezlong kapma yarışı, park yeri çilesi ve yan şezlongdaki gürültü yüzünden tatilde kafa dinlemek neredeyse imkansız hale geldi.
Ancak kalabalıklardan kaçmak, sadece doğanın ve dalgaların sesini dinleyerek cam gibi bir denizde yüzmek hala mümkün! Türkiye’nin coğrafi yapısı, popüler rotaların hemen yanı başında, sadece biraz dik dikkatli sürücülerin ve harita meraklılarının keşfedebileceği saklı cennetleri barındırıyor. Üstelik bu koyların en büyük avantajı, saatlerce yürümek zorunda kalmadan, arabanızla yakınına kadar gidebileceğiniz gizli yollara sahip olmaları. İşte şemsiyenizi, katlanır sandalyenizi ve soğutucu dolabınızı bagaja atıp yola çıkabileceğiniz, kimsenin bilmediği 5 saklı koy rotası...

1. Muğla / Datça - Murdala Koyu
Datça’nın o meşhur kalabalık büklerinden (Palamutbükü, Hayıtbükü) sıkılanlar için Murdala, adeta saklı bir sığınaktır. Datça merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, yarımadanın kuzeyinde yer alır.
Yolu stabilize ve toprak olduğu için kitle turizmi yapanların veya altı çok alçak lüks araç sahiplerinin cesaret edemediği bir noktadır. Ancak yavaş ve dikkatli bir sürüşle her binek araç koyun hemen arkasındaki düzlüğe kadar rahatlıkla ulaşabilir.
Denizi nasıl?
İncecik kumu, etrafını saran yemyeşil çam ve zeytin ağaçlarıyla tam bir doğa harikasıdır. Denizde sizden ve birkaç yerel balıkçıdan başka kimseyi bulamayacağınız, akvaryum berraklığında bir sığlığı vardır.

2. İzmir / Dikili - Killik Koyu
Dikili’nin Bademli köyü tarafındaki ana koylar her yaz dolup taşar. Ancak Killik Koyu’nun hemen yanından ayrılan ve zeytinliklerin arasından geçen patika toprak yolu takip ettiğinizde, koyun tamamen saklı kalmış kör noktasına ulaşırsınız.
Ana plajdaki işletmelerin kalabalığı arkada kalır. Zeytin ağaçlarının altına arabanızı gölgeye park edip doğrudan denize yürüyebilirsiniz. Burada herhangi bir işletme veya şezlong yoktur.
Denizi nasıl?
Bölgeye adını veren beyaz killi yapısı sayesinde denizin dibi bembeyaz kumdur ve suya Maldivler rengini verir. Doğal kil taşlarını ıslatarak cildinize sürebileceğiniz bedava bir spa deneyimi sunar.

3. Antalya / Kemer - Maden (Atbükü) Koyu
Olimpos ve Çıralı’nın yanı başında yer alan Maden Koyu, eski bir maden sahası olmasından dolayı bu adı almıştır ve Likya Yolu üzerindeki en bakir noktalardan biridir.
Çıralı’dan başlayan yaklaşık 6 kilometrelik bir toprak yolu vardır. Binek araçla yavaş gidilmesi gerekir ancak hafif yüksek bir SUV veya dikkatli bir sürüşle binek araçlar koyun içine kadar girebilir. Giriş tamamen ücretsizdir.
Denizi nasıl?
İnce çakıllı ve adeta cam gibi berrak bir denizi vardır. Etrafı tamamen kızılçam ormanlarıyla kaplı olduğu için buraya adım attığınızda dış dünya ile bağınız tamamen kopar. Gece kamp yapmak isteyenlerin de gizli favorisidir.

4. Aydın / Kuşadası - Dipburun Koyu (Dilek Yarımadası Milli Parkı Sonu)
Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'ndaki ilk 3 koy yazın iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktır. Ancak milli parkın en uç noktasında yer alan ve araba yolunun bittiği yer olan Dipburun Koyu’na çok az kişi gider.
Kapı girişinden sonra yaklaşık 11 kilometre boyunca ormanın içinden ilerlemeniz gerekir. Yol tamamen asfalttır ve konforludur ancak mesafeden dolayı günübirlikçilerin çoğu ilk koylara havlu serdiği için burası her zaman boş kalır.
Denizi nasıl?
Yunanistan’ın Samos (Sisam) Adası’na en yakın noktadır. Milli parkın getirdiği koruma sayesinde denizin içi devasa bir akvaryum gibidir; yüzerken yanınızdan geçen balık sürülerini izleyebilirsiniz. Dağdan inen yabani domuzlar ve Akdeniz foklarının da geçiş rotasıdır.

5. Balıkesir / Ayvalık - Ortunç Koyu (Arka taraf)
Cunda Adası’nın popüler plajları yerine, Ortunç Koyu'nun milli park sınırları içinde kalan ve tabelası olmayan arka toprak yolları, Ayvalık yerlilerinin sır gibi sakladığı kaçış noktasıdır.
Çam ormanlarının içinden geçen dik ve dar yollar, yolu bilmeyen tatilcileri eler. Arabanızı ağaçların arasına bırakıp sadece 10 adımda denize ulaşabilirsiniz.
Denizi nasıl?
Kuzey Ege’nin o insanı canlandıran serin suyu buradadır. Rüzgar ne yönden eserse essin korunaklı coğrafi yapısı sayesinde deniz her zaman çarşaf gibidir ve tek bir dalga bile göremezsiniz.
Tesis yok, tedarik şart
Bu koyların hiçbirinde elektrik, şezlong, büfe veya restoran bulunmuyor. Yola çıkmadan önce suyunuzu, yiyeceğinizi ve en önemlisi çöp poşetinizi mutlaka yanınıza alın. Doğayı bulduğunuz gibi temiz bırakmak bu saklı cennetlerin geleceği için çok önemli.
Deponuzu ve lastiklerinizi kontrol edin
Toprak ve taşlı yollara girmeden önce araç lastik basınçlarınızı kontrol edin ve telefonunuzun çekmeme ihtimaline karşı çevrimdışı haritaları mutlaka indirin.




