Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarının ardından yatırım fonlarında başlayan tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceği netleşti. Aralarında Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Capital Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi tarafından kurulan fonların bulunduğu süreçte toplam 131 yatırım fonu tasfiye kapsamına alındı. SPK ayrıca bu şirketlerin kurucusu olduğu TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarının alım ve satım işlemlerine kapatılmasına karar verdi.
Yatırımcıların en fazla merak ettiği konu ise ellerindeki fonların karşılığının ne zaman ödeneceği. SPK’nın yayımladığı tasfiye usul ve esaslarına göre tek bir günde toplu ödeme yapılması öngörülmüyor. Fon portföyündeki varlıklar, piyasa koşulları, likidite ve yatırımcıların menfaati gözetilerek belirli dönemlerde nakde çevrilecek ve elde edilen para, mutabakatı tamamlanan yatırımcı hesaplarına sahip olunan fon payı oranında aktarılacak.
Tasfiye sürecini hangi bankalar yönetecek?
SPK’nın 17 Eylül tarihli 2026/61 sayılı bülteninde tasfiye sürecinin iki banka tarafından yürütüleceği açıklandı. Buna göre Tera Portföy Yönetimi AŞ’nin kurucusu olduğu fonlarda Türkiye İş Bankası AŞ, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası AŞ tasfiye sürecinde yetkilendirildi. Bankalar, tasfiyenin yürütülmesi için gerekli işlemleri yapmakla görevlendirildi.
Süreçte ilk aşamalardan biri yatırımcı kayıtlarının kesinleştirilmesi olacak. SPK düzenlemesine göre Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile yetkilendirilen bankalar arasında, fonların tedavüldeki toplam katılma payı sayısı, yatırımcıların bireysel saklama hesaplarında bulunan paylar, varsa rehin, haciz ve tedbirler ile gerçekleşmemiş emirler konusunda mutabakat yapılacak. Bu işlemlerin, belirlenen usul ve esasların yürürlüğe girmesinden itibaren iki iş günü içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Böylece tasfiye kapsamında hangi yatırımcının hangi fonda ne kadar pay sahibi olduğu ve bu paylar üzerinde herhangi bir hukuki kısıtlama bulunup bulunmadığı kayıtlar üzerinden kesinleştirilecek.

Fonların içindeki para ve menkul kıymetlere ne olacak?
Tasfiye kararı, fon portföyündeki varlıkların aynı anda ve tek seferde satılacağı anlamına gelmiyor. SPK’nın belirlediği yönteme göre fonlarda bulunan finansal varlıklar, yatırımcıların menfaati, piyasadaki derinlik ve likidite koşulları dikkate alınarak bankalar tarafından belirlenen sıklıkta satışa çıkarılacak. Gerektiğinde satış emirleri doğrudan banka tarafından verilebileceği gibi bir yatırım kuruluşu aracılığıyla da gerçekleştirilebilecek.
Bu kapsamda hisse senetleri, para piyasası araçları, mevduat ve katılma hesapları, repo ve ters repo işlemleri, kullanılan krediler ile diğer finansal işlemler tek tek dikkate alınacak. Fonun borç ve alacaklarıyla birlikte fondan karşılanabilecek giderlerin de mutabakatı yapılacak. SPK, bu işlemlerin Kurul kararını takip eden en geç 10 iş günü içinde tamamlanmasını öngörüyor.
Dolayısıyla yatırımcının hesabına geçecek nihai tutar yalnızca fonun geçmişteki fiyatına bakılarak belirlenmeyecek. Tasfiye sırasında portföydeki varlıkların hangi koşullarda ve hangi fiyatlardan nakde dönüştürüldüğü de süreçte önem taşıyacak.

Paralar yatırımcılara ne zaman ödenecek?
Tasfiye sürecinin en kritik başlığı ödeme takvimi. SPK’nın düzenlemesine göre fon portföyündeki varlıklar nakde çevrildikçe elde edilen para, bankalar tarafından belirlenen dönemlerde yatırımcıların mutabakatı yapılmış bireysel saklama hesaplarına aktarılacak.
Ödeme, yatırımcının fondaki katılma payı sahipliği oranı üzerinden gerçekleştirilecek. Yani fonun varlıkları satıldıkça oluşan nakdin tamamının tasfiye sonunda tek seferde dağıtılması yerine, belirlenen dönemlerde yatırımcı hesaplarına aktarılması mümkün olacak.
SPK ayrıca tasfiye konusu fonların malvarlığının tasfiyesinin, tasfiye duyurusunun ardından en fazla üç aylık sürenin tamamlanmasını izleyen ilk iş gününde sona ereceğini açıkladı. Kurulun uygun görmesi halinde bu süre uzatılabilecek. Bu nedenle yatırımcılar açısından bugün itibarıyla açıklanmış tek bir “ödeme günü” bulunmuyor; ödeme süreci fon varlıklarının nakde dönüşme takvimine göre aşamalı olarak ilerleyecek.

Hangi yatırımcıların ödemesinde öncelik olacak?
Tasfiye sürecinin en çok merak edilen ayrıntılarından biri de gerçekleşmemiş satış emirlerinin durumu oldu. SPK’nın resmi düzenlemesine göre TEFAS üzerinden fon satım emri verilmiş ancak gerçekleşmemiş iade talimatları karşılığında oluşan tutar, fon hesabına borç olarak kaydedilecek ve tasfiye kapsamında elde edilen nakitle bu borçlar öncelikli olarak ödenecek.
İhbarlı fonlarda 17 Eylül 2026 saat 13.30’dan sonra verilen katılma payı iade talimatları ile para piyasası fonlarında izahnamede belirtilen gün sonu valör atlama saatinden sonra verilen iade talimatları ise tasfiye esasları kapsamına alındı.
Bu noktada sosyal medya ve çeşitli haberlerde farklı saat aralıklarına ilişkin yorumlar yapılırken, yatırımcı açısından bağlayıcı metnin SPK’nın yayımladığı resmi tasfiye usul ve esasları olduğu görülüyor. Resmi düzenleme, özellikle gerçekleşmemiş TEFAS satış emirlerinden doğan tutarların öncelikli ödenmesini açık biçimde düzenliyor.
17 Eylül’den sonra fon alım satımı yapılabilecek mi?
Tasfiye kararı verilen fonlar açısından işlem kanalları da büyük ölçüde kapatıldı. SPK, TEFAS’ta alım ve satım yönünde işleme kapatılan fonlarda TEFAS dışındaki kanallar üzerinden de katılma payı iade talimatlarının gerçekleştirilemeyeceğini bildirdi.
Aynı düzenleme kapsamında tasfiye edilmesine karar verilen fonlar için 17 Eylül 2026 tarihinden itibaren TEFAS dışındaki dağıtım kanalları üzerinden yeni katılma payı alım ve iade talimatı gerçekleştirilemeyecek. Buna karşılık 17 Eylül ve öncesinde fon portföyüne ilişkin verilmiş ancak takası henüz tamamlanmamış varlık ve işlem talimatlarının olağan süreç içerisinde gerçekleştirileceği belirtildi.
Bu ayrım, yatırımcıların “fon kapandı mı, verdiğim emir geçerli mi?” sorusunun yanıtında özellikle önem taşıyor.
Tasfiye sürecinde yönetim giderleri de devam edecek
Fonların tasfiye edilmesiyle birlikte bütün giderlerin bir anda sona ermesi de söz konusu değil. SPK’nın düzenlemesine göre fonların saklama hesaplarının bankalara devredildiği tarihte mevcut olan yönetim ücretleri, tasfiyeyi gerçekleştiren banka adına fona tahakkuk ettirilecek. Fonun diğer giderleri de izahname hükümlerine uygun şekilde fondan karşılanmaya devam edecek.
Bu nedenle tasfiye sürecinde fon portföyünün büyüklüğü kadar borç, alacak ve gider hesaplarının da netleştirilmesi gerekiyor. SPK’nın belirlediği 10 iş günlük mutabakat süresi, bu işlemlerin ilk önemli aşamalarından birini oluşturuyor.
SPK neden 131 fon için tasfiye kararı aldı?
Süreç, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihinde açıkladığı kararlarla başladı. Kurul, Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Capital Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi tarafından kurulan TEFAS fonlarının işlemlerini kapattı ve belirlenen 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi.
SPK, 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında da yatırım fonlarına ilişkin rehber düzenleme çalışmalarının yatırımcı tasarruflarının korunması, piyasa güveninin güçlendirilmesi, şeffaflığın artırılması ve fonlar üzerinden manipülasyon imkânlarının sınırlandırılması amacı taşıdığını belirtti. Kurul, söz konusu düzenlemelerin özellikle para piyasası fonları ile hisse senedi yoğun serbest fonlarda ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanma ve Borsa İstanbul’daki olağandışı fiyat hareketlerinden kaynaklanabilecek risklere yönelik olduğunu açıkladı.
Yatırımcıların bundan sonra takip etmesi gereken süreç
Tasfiye sürecinde bundan sonraki aşamada yatırımcı kayıtları, gerçekleşmemiş emirler, fonun varlıkları, borç ve alacakları ile portföydeki finansal araçların durumunun netleştirilmesi bekleniyor. Fonların tasfiyesine ilişkin usul ve esasların MKK tarafından ilgili fonların Kamuyu Aydınlatma Platformu sayfalarında yayımlanması da resmi bilgilendirme sürecinin parçası olacak.
Bu nedenle yatırımcıların kendi fonlarına ilişkin gelişmeleri KAP bildirimleri ve ilgili resmi kayıtlar üzerinden takip etmesi önem taşıyor. Özellikle satış emri verip işlemi gerçekleşmeyen yatırımcılar açısından emir tarihi, saati ve işlemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin kayıtların hangi durumda olduğunun netleştirilmesi, tasfiye sürecindeki hak sahipliğinin belirlenmesi bakımından önem kazanıyor.
131 yatırım fonunda tasfiye işlemleri artık belirlenmiş bir prosedür üzerinden yürütülecek. İş Bankası ve Ziraat Bankası sürecin yürütülmesinde görevlendirilirken, fon varlıkları piyasa şartları ve yatırımcı menfaati gözetilerek kademeli biçimde nakde çevrilecek. Elde edilen para, mutabakatı tamamlanan yatırımcılara fon payları oranında aktarılacak. Gerçekleşmeyen TEFAS satış emirlerinden doğan tutarlar ise SPK’nın belirlediği çerçevede öncelikli ödeme kapsamına alınacak. Tasfiyenin malvarlığı açısından en fazla üç aylık süre içinde tamamlanması öngörülürken, yatırımcı ödemelerinin bu sürenin sonuna bırakılmasını gerektiren bir hüküm bulunmuyor; nakit oluştuğu dönemlerde ödeme yapılabilecek




