Eski CIA görevlisi John Kiriakou, Yunanistan’ın İsrail ile geliştirdiği stratejik ilişkilerin arkasında Türkiye’ye yönelik güvenlik kaygısının bulunduğunu savundu. 28 Ağustos 2026’da gündeme gelen açıklamalarında Kiriakou, Yunanistan’ın Ankara karşısında kendisini güvende hissetmediğini ileri sürerek Atina’nın Tel Aviv’e yöneldiğini söyledi. Kiriakou ayrıca Yunan hükümetinin İsrail politikasının toplumdaki karşılığının sınırlı olduğunu öne sürerken, hükümet ile kamuoyu arasında ileride ciddi bir siyasi hesaplaşma yaşanabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Atina’nın güvenlik hesabında Türkiye vurgusu

Doğu Akdeniz’de son yıllarda şekillenen ittifaklar, enerji projeleri ve savunma iş birlikleri Yunanistan’ın bölgesel politikasında önemli bir yer tutuyor. Bu tabloda İsrail’le geliştirilen ilişkiler de dikkat çekiyor.

Kiriakou’nun son açıklamaları ise bu yakınlaşmanın perde arkasına ilişkin farklı bir yorum ortaya koydu. Eski CIA görevlisi, Yunanistan’ın Türkiye’nin askeri ve stratejik kapasitesinden duyduğu endişe nedeniyle İsrail’le ilişkilerini daha da güçlendirdiğini savundu.

Kiriakou, “Yunanlar Türklerden korkuyor” ifadesini kullanırken, Atina’nın kendisini güvence altına almak için İsrail’e yöneldiğini ileri sürdü. Açıklamalarında bunun bir ekonomik ortaklıktan çok daha geniş bir güvenlik arayışının parçası olduğu izlenimini verdi.

Söz konusu değerlendirmeler, Kiriakou’nun kişisel ve siyasi analizi niteliğinde. Yunanistan yönetimi ise İsrail’le geliştirdiği ilişkilerin resmi çerçevesini yalnızca Türkiye ile yaşanan sorunlara bağlamıyor.

Ci̇a 1

Yunanistan İsrail ile ilişkileri neden güçlendiriyor?

Atina ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler son yıllarda savunmadan enerjiye, teknolojiden ticarete kadar genişleyen bir yapıya dönüştü. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da iki ülke arasındaki ilişkinin stratejik iş birliği niteliği kazandığını ve savunma, enerji, yatırım, teknoloji, turizm ve ticaret gibi birçok alana yayıldığını belirtiyor. Yunan makamları ayrıca bu iş birliğinin herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir yapı olmadığını vurguluyor.

Savunma alanındaki temasların boyutu da dikkat çekici. Yunanistan ve İsrail, 2026 için savunma iş birliği programı kapsamında ortak çalışmalar yürütüyor. Yunanistan Savunma Bakanlığına göre iki ülke arasında operasyonel uyumluluk, ortak tatbikatlar, savunma teknolojileri, araştırma, insansız sistemlere karşı mücadele ve siber güvenlik gibi başlıklarda iş birliği bulunuyor. Ocak 2026’daki görüşmelerde 2026 Savunma İş Birliği Programı kapsamında Yunanistan’da 29, İsrail’de 25 faaliyet planlandığı açıklanmıştı.

Bu nedenle Kiriakou’nun açıklamaları, Atina-Tel Aviv ilişkilerinin mevcut güvenlik mimarisi üzerinden yeniden tartışılmasına neden oldu.

Kiriakou’dan Yunan hükümetine dikkat çeken mesaj

Kiriakou’nun açıklamalarındaki en çarpıcı bölüm ise yalnızca Türkiye vurgusuyla sınırlı kalmadı.

Eski CIA görevlisi, Yunan halkının hükümetin İsrail politikasını desteklemediğini ileri sürdü. Kiriakou’ya göre Atina’nın dış politika tercihleri ile toplumun önemli bir bölümü arasında belirgin bir mesafe bulunuyor ve bu farkın ilerleyen dönemde siyasi sonuçlar doğurması mümkün.

Kiriakou, hükümet ile toplum arasında gelecekte bir “hesaplaşma günü” yaşanabileceği yönünde değerlendirmede bulundu. Bu ifadeler Yunanistan’da İsrail politikasına ilişkin kamuoyu tartışmalarının yeniden gündeme gelmesine yol açtı.

Kamuoyu araştırması Kiriakou’nun sözlerini nasıl destekliyor?

Kiriakou’nun Yunan toplumunun İsrail politikasına mesafeli olduğu yönündeki iddiası, Pew Research Center’ın Haziran 2026’da yayımladığı araştırmadaki verilerle birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.

Pew araştırmasına göre Yunanistan’da katılımcıların yüzde 65’i İsrail hakkında olumsuz görüş bildirirken, olumlu görüş belirtenlerin oranı yüzde 30’da kaldı. Araştırma ayrıca Yunanistan’ın, 2025’e kıyasla İsrail hakkında olumlu görüşlerin arttığı ülkelerden biri olduğunu ancak olumlu görüşün yine de yalnızca yüzde 30 düzeyinde kaldığını ortaya koydu.

Aynı araştırmada Yunanistan’da İsrail konusunda siyasi görüşler arasında da ciddi fark bulunduğu görüldü. Kendisini siyasi solda konumlandıran Yunanların yüzde 90’ı İsrail hakkında olumsuz görüş bildirirken bu oran sağ görüşlü grupta yüzde 52 olarak ölçüldü.

Dolayısıyla Kiriakou’nun “Yunan halkı hükümetin bu politikasını istemiyor” şeklindeki değerlendirmesi doğrudan kanıtlanmış bir siyasi hüküm olarak değil, kamuoyu araştırmalarındaki İsrail karşıtı eğilimlerle birlikte ele alınabilecek bir yorum olarak öne çıkıyor.

Ci̇a 2

Türkiye faktörü neden kritik?

Yunanistan’ın güvenlik politikası açısından Türkiye, uzun süredir temel stratejik başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Ege Denizi’ndeki anlaşmazlıklar, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, Kıbrıs meselesi ve iki ülkenin askeri kapasitesi, Atina’nın savunma ve dış politika planlamasında belirleyici konular arasında yer alıyor.

Bununla birlikte Atina ile Ankara arasındaki ilişkiler yalnızca gerilim üzerinden ilerlemiyor. Yunanistan son yıllarda Türkiye ile diyalog kanallarını açık tutmaya ve belirli alanlarda gerilimi yönetmeye dönük adımlar da atıyor. Bu nedenle İsrail ile kurulan stratejik ilişkinin yalnızca Türkiye’ye karşı oluşturulmuş bir ittifak olduğu sonucuna doğrudan ulaşmak mümkün değil.

Kiriakou’nun yorumu ise tam bu noktada farklılaşıyor. Eski CIA görevlisi, Türkiye’nin bölgedeki ağırlığının Atina’nın güvenlik tercihlerinde çok daha önemli bir rol oynadığını düşünüyor. Bu yaklaşım, özellikle savunma iş birlikleri ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri üzerinden tartışılıyor.

İsrail konusunda Yunanistan’da tablo değişiyor

Pew Research Center verilerinin ortaya koyduğu başka bir ayrıntı da Yunanistan’daki kamuoyu hareketliliği. Araştırmaya göre Yunanistan, 2025’ten 2026’ya İsrail konusunda olumlu görüşlerin arttığı tek ülke oldu. Buna rağmen olumlu görüş oranının yüzde 30’da kalması, toplumun önemli bölümünün İsrail’e hâlâ mesafeli olduğunu gösteriyor.

Araştırmada ayrıca Yunanistan’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik güvenin de düşük olduğu görüldü. Katılımcıların yüzde 76’sı Netanyahu’nun dünya meselelerinde doğru olanı yapacağına fazla güvenmediğini veya hiç güvenmediğini belirtti.

Bu veriler, Yunan hükümetinin İsrail ile sürdürdüğü stratejik iş birliği ile toplumdaki yaklaşımın her noktada aynı olmadığını ortaya koyuyor.

John Kiriakou kimdir?

John Kiriakou, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’de 1990-2004 yılları arasında görev yapan eski bir istihbarat analisti ve terörle mücadele operasyonları görevlisi. CIA kariyerinin ardından ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde kıdemli araştırmacı olarak çalıştı ve daha sonra terörle mücadele konusunda danışmanlık yaptı.

Kiriakou’nun adının uluslararası kamuoyunda geniş biçimde duyulmasının temel nedeni ise CIA’in sorgulama programına ilişkin açıklamaları oldu. 2007’de ABC News’e verdiği röportajda, CIA’in tutuklular üzerinde “waterboarding” adı verilen ve boğulma hissi oluşturan sorgulama yöntemini kullandığını kamuoyu önünde doğrulayan ilk eski CIA görevlisi olarak öne çıktı. Kiriakou, yöntemi işkence olarak nitelendirdi.

Daha sonra Kiriakou hakkında gizli bilgilerin açıklanması nedeniyle federal soruşturma yürütüldü. ABD Adalet Bakanlığına göre Kiriakou, gizli görev yapan bir CIA görevlisinin kimliğini bir gazeteciye açıklamaktan suçunu kabul etti ve 25 Ocak 2013’te 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.

CIA’den ayrıldıktan sonraki dönemde yazarlık ve yorumculuk yapan Kiriakou, ulusal güvenlik, istihbarat ve dış politika konularında görüş açıklamaya devam ediyor. Kendi biyografisine göre 2001 saldırılarının ardından Pakistan’daki CIA terörle mücadele operasyonlarının başına geçti ve Abu Zubaydah’ın yakalanmasıyla sonuçlanan operasyonlarda görev aldı.

Yunanistan’da yankı uyandıran sözlerin arka planı

Kiriakou’nun 28 Ağustos 2026 tarihli açıklamaları, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin yanı sıra Atina’nın İsrail ile kurduğu savunma bağlarının hangi güvenlik ihtiyaçlarından beslendiği tartışmasını da yeniden hareketlendirdi. Açıklamanın dikkat çeken tarafı, Yunanistan’ın İsrail’le yakınlaşmasını doğrudan Türkiye karşısındaki güvenlik arayışıyla ilişkilendirmesi oldu.

Ancak Atina’nın resmi yaklaşımı daha geniş bir çerçeve çiziyor. Yunanistan, İsrail ile ilişkilerinin ekonomik, savunma, enerji ve teknoloji alanlarında karşılıklı çıkarlara dayandığını ve herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmadığını belirtiyor.

Atık tesisinde büyük yangın: Tüm seferler durduruldu
Atık tesisinde büyük yangın: Tüm seferler durduruldu
İçeriği Görüntüle

Böylece ortaya iki farklı okuma çıkıyor: Bir tarafta Atina yönetiminin çok yönlü stratejik ortaklık olarak tanımladığı İsrail ilişkisi, diğer tarafta ise John Kiriakou’nun bunu Türkiye kaynaklı güvenlik kaygısının önemli sonuçlarından biri olarak yorumlayan yaklaşımı.

Şimdilik tartışmanın kesinleşen tarafı ise şu: Doğu Akdeniz’de Türkiye, Yunanistan ve İsrail arasındaki güvenlik dengeleri önümüzdeki dönemde de bölgesel politikanın en fazla konuşulan başlıkları arasında kalacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ