Milyonlarca emeklinin yakından takip ettiği seyyanen zam beklentisinde gözler yeniden Anayasa Mahkemesi’ne çevrildi. 2023 yılında görevdeki memurlara yapılan 8 bin 77 liralık seyyanen ödemenin memur emeklilerine de yansıtılması talebiyle yürütülen hukuk sürecinde 6 Ağustos 2026 tarihinde önemli bir gelişme yaşandı. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin dosyaları birleştirmesi, emeklilere zam verildiği ya da 25 bin liralık ek ödemenin kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Özellikle sosyal medyada ve bazı haberlerde gündeme gelen “emekliye 25 bin TL seyyanen zam” iddiası, 2023’teki 8 bin 77 liralık ödemenin bugünkü ekonomik koşullar ve katsayılar üzerinden yapılan hesaplamalarından kaynaklanıyor. Şu an için yürürlüğe girmiş ve tüm emeklileri kapsayan 25 bin liralık yeni bir seyyanen zam düzenlemesi bulunmuyor.
Anayasa Mahkemesi’nin önündeki süreç ise doğrudan 2023 yılında görev yapan memurlara verilen ek ödemenin memur emeklilerine yansıtılmaması meselesiyle ilgili. Dolayısıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin durumu bu davadan ayrı değerlendiriliyor.

Emekliye seyyanen zam yapılacak mı?
Bugün itibarıyla emeklilere yeni bir seyyanen zam yapılmasını kesinleştiren bir AYM kararı veya yürürlüğe giren yeni bir kanun bulunmuyor.
Tartışmanın merkezinde 2023 yılında görevde bulunan memurlara aylıklarına ek olarak ödenen 8 bin 77 liralık tutarın, aynı dönemde emekli olan memurların aylıklarına neden yansıtılmadığı bulunuyor. Bu uygulamanın emekli memurlar açısından hak kaybı oluşturduğu iddiasıyla başlayan hukuki süreç, yıllar içinde Anayasa Mahkemesi’ne kadar taşındı.
AYM’nin 6 Ağustos 2026’da verdiği karar ise başvurulardan birinin daha önce açılmış olan dosyayla birleştirilmesini içeriyor. Başvuruların aynı dosya kapsamında değerlendirilmesi, davanın esasına ilişkin nihai karar verildiği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle “AYM emekliye seyyanen zam verdi” şeklindeki bir değerlendirme şu aşamada gerçeği yansıtmıyor.
25 bin liralık seyyanen zam nereden çıktı?
Emeklilerin en fazla merak ettiği başlıklardan biri de 25 bin lira olarak konuşulan ek ödeme.
Bu rakamın kaynağı, 2023 yılında yapılan 8 bin 77 liralık seyyanen ödemenin güncel ekonomik koşullardaki karşılığına ilişkin hesaplamalar. Bazı uzman ve hukukçu değerlendirmelerinde, mahkemenin emekli memurlar lehine karar vermesi halinde geçmiş döneme ilişkin farkların yanı sıra maaşlara yansıyabilecek tutarın 25 bin lira seviyesine ulaşabileceği öne sürülüyor.
Ancak burada kritik nokta, söz konusu 25 bin liranın Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenmiş bir rakam olmaması.
Yani bugün itibarıyla emekli maaşlarına “25 bin lira seyyanen zam yapılacak” şeklinde kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Olası bir hak kazanımı halinde ödemenin miktarı, kapsamı, hangi tarihten itibaren uygulanacağı ve geriye dönük farkların nasıl hesaplanacağı ayrıca belirlenecek.

AYM dosyaları neden birleştirdi?
Hukuki sürecin yeniden gündeme gelmesinin temel nedeni, aynı konuya ilişkin başvuruların Anayasa Mahkemesi’nde birlikte değerlendirilmesinin önünün açılması oldu.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz tarafından yapılan ikinci bireysel başvurunun, daha önce açılan 2026/7162 numaralı dosyayla birleştirildiği bildirildi. Böylece aynı hukuki meseleye ilişkin başvuruların tek dosya üzerinden değerlendirilmesi mümkün hale geldi.
Bu gelişme, davanın takipçileri açısından önemli görülse de hukuki açıdan asıl belirleyici aşama henüz geride bırakılmış değil. Mahkemenin dosyaların birleştirilmesine ilişkin kararı ile davanın esasına ilişkin vereceği nihai karar aynı şey değil.
Dolayısıyla memur emeklileri açısından asıl beklenti, AYM’nin 2023 yılında yapılan seyyanen ödemenin emekli memurlara yansıtılıp yansıtılmayacağına ilişkin esas kararında bulunuyor.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerine de seyyanen zam gelecek mi?
Seyyanen zam tartışmasının SSK ve Bağ-Kur emeklilerini de yakından ilgilendirmesine karşın mevcut dava bu iki grubu doğrudan kapsamıyor.
Anayasa Mahkemesi’ndeki başvurunun temel konusu, görevdeki memurlara 2023 yılında ödenen 8 bin 77 liralık tutarın memur emeklilerine de uygulanması talebi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarıyla ilgili olarak bu davadan otomatik bir seyyanen zam hakkı doğduğuna ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Dolayısıyla AYM’den çıkabilecek olası bir kararın öncelikle memur emeklileri açısından sonuç doğurması bekleniyor. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aynı kapsamdan yararlanabilmesi için ayrıca yasal bir düzenleme yapılması veya farklı bir hukuki sürecin işletilmesi gerekebilir.
Bu ayrım, son günlerde yayılan “tüm emeklilere 25 bin lira ek ödeme geliyor” şeklindeki yorumların neden kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de gösteriyor.

Emeklilerin maaş gündeminde enflasyon da belirleyici
Seyyanen zam tartışmasının yeniden öne çıkmasında emeklilerin alım gücü üzerindeki baskının da önemli bir payı bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı son verilere göre Ağustos 2026’da tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84, yıllık ise yüzde 31,51 arttı. Yılın başından bu yana gerçekleşen TÜFE artışı yüzde 22,07 seviyesine ulaştı.
Özellikle gıda, ulaştırma ve konut gibi emeklilerin bütçesinde önemli yer tutan harcama gruplarındaki fiyat artışları, maaşların reel alım gücü tartışmasını canlı tutuyor. Ağustos verilerinde yıllık fiyat artışı gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda ise yüzde 39,77 olarak gerçekleşti.
Bu tablo, emeklilerin yalnızca yasal zam oranlarını değil, maaşlarının temel harcamalar karşısındaki gerçek değerini de yakından takip etmesine neden oluyor.
Temmuz zammı sonrası gözler yeni gelişmelere çevrildi
2026 yılının temmuz döneminde emekli aylıklarında yapılan artışların ardından gündemde bu kez ek ödeme ve seyyanen zam beklentisi bulunuyor. Emekli Sandığı kapsamındaki aylıkların temmuz dönemi zam farklarının da SGK tarafından duyurulan takvim doğrultusunda ödendiği biliniyor.
Ancak temmuz döneminde yapılan normal aylık artışı ile seyyanen ödeme aynı mekanizma üzerinden işlemiyor. Seyyanen ödeme, belirli bir oran üzerinden yapılan genel zamdan farklı olarak aylığa ek sabit bir tutar mantığıyla gündeme geliyor.
Bu nedenle emeklilerin “ek zam”, “seyyanen zam” ve “enflasyon farkı” kavramlarını birbirinden ayırması önem taşıyor.

Geriye dönük ödeme yapılacak mı?
Memur emeklileri açısından davanın olumlu sonuçlanması durumunda en çok merak edilen konulardan biri de geçmiş yıllara ilişkin ödeme olup olmayacağı.
Ancak bu konuda da bugünden kesin bir rakam vermek mümkün değil. Geriye dönük ödemenin söz konusu olup olmayacağı, kararın içeriğine, uygulanacak yönteme ve kararın hangi tarih itibarıyla sonuç doğuracağına bağlı olacak.
Bazı hesaplamalarda geçmiş dönem farklarının yüksek tutarlara ulaşabileceği öne sürülse de bunlar şu an için senaryo niteliğinde. Mahkemenin nihai kararı ortaya çıkmadan “her emekliye 1 milyon lira ödeme yapılacak” gibi kesin ifadeler kullanmak hukuken doğru değil.
Emeklinin gözü AYM'nin vereceği kararda
Gelinen noktada 2026 yılında emekliye seyyanen zam başlığındaki en önemli gelişme, Anayasa Mahkemesi’nin aynı konuya ilişkin başvuruları birleştirmiş olması. Fakat bu gelişme henüz milyonlarca emeklinin maaşına yansıyacak kesin bir ek ödeme anlamına gelmiyor.
Önümüzdeki süreçte belirleyici olacak gelişme, AYM’nin davanın esasına ilişkin vereceği karar olacak. Mahkemenin emekli memurlar lehine bir sonuç ortaya koyması halinde hem uygulanacak ödeme yöntemi hem de geçmiş dönem farkları yeniden gündeme gelebilecek.
Buna karşılık SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından mevcut dosyanın doğrudan bir seyyanen zam hakkı oluşturmadığı görülüyor. Bu gruplar için yeni bir ödeme yapılabilmesi ayrıca yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyabilir.
Şimdilik tablo net: 2026 itibarıyla emeklilere 25 bin lira seyyanen zam kesinleşmiş değil. Memur emeklileri açısından hukuki süreç devam ediyor, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ise bu davanın doğrudan kapsamında yer almıyor. Dolayısıyla emeklilerin resmi açıklamalar ve AYM’nin esas kararını beklemesi gerekiyor.
Anayasa Mahkemesi’nin vereceği nihai karar, 2023 yılında görevdeki memurlara verilen 8 bin 77 liralık ödemenin emekli memurlar bakımından nasıl değerlendirileceği açısından kritik önem taşıyor.





