KARDELEN BAŞOL/MANŞETİZ- Tüm Emekliler Sendikası, emekçi emeklilerin taleplerini ve yaşadıkları sorunları gündeme getirmek amacıyla sürdürdüğü oturma eyleminin 31. haftasında yine Konak’ta buluştu.

Açıklamada ekonomik koşullar, emeklilerin çalışmak zorunda kalması, sağlık sistemine yönelik eleştiriler ve cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Sendika açıklamasını okuyan dönem sözcüsü Buca Şube Başkanı Semra Süren, eyleme başladıkları günden bu yana emekçi emeklilerin yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını savundu. Gıda enflasyonunun yaz aylarında da hız kesmeden yükseldiği belirtilirken tüketim ürünleri, ulaşım, enerji, kira ve temel ihtiyaçlardaki fiyat artışlarına da dikkat çekildi.
Emeklilere yapılan artışın gerçek enflasyonun altında kaldığı ifade edilen açıklamada, söz konusu artışın emeklilerin eline ulaşmadan eridiği açıklandı.

“Hızla yoksullaşıyoruz”

Açıklamada, emeklilerin enflasyon karşısında hızla yoksullaştığı savunulurken, hala çalışmak zorunda kalan ve her gün iş arayan emeklilerin sayısının arttığı vurgulandı.

Çalışmak zorunda kalan emeklilerin sağlıksız koşullarda çalıştığı ve yetersiz beslenme nedeniyle sağlıklarını kaybettiği ifade edilen açıklamada, iş cinayetlerinde emeklilerin de yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Emekliler Için Yaşamak Giderek Ağır Bir Yüke Dönüşüyor! (4)

Recep Dalkılıç unutulmadı

Sendika, geçen hafta çalışmak zorunda bırakılan emekli bir kişinin daha yaşamını yitirdiğini belirtti.

Açıklamada, çalıştığı atölyede hastalanarak zatürreye yakalanan, tedavi görmesine rağmen sağlık sorunlarını atlatamayan ve yalnız yaşayan Recep Dalkılıç’ın kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı.

Yıllarca ayakkabı atölyelerinde kötü koşullarda çalışan Dalkılıç için “Ayakkabı emekçisi arkadaşımızı buradan saygıyla anıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“Sağlıkta özelleştirme ölümdür”

Sağlık sistemine de sert eleştiriler getiren sendika; Dünya Bankası, IMF ve uluslararası sigorta şirketlerinin dayatması olduğu ileri sürülen politikalarla toplumun bütününü kapsayan sosyal sigorta uygulamasının terk edilerek sağlığın piyasalaştırıldığı ve bireysel özel sigortaların dayatıldığını savundu.

104 yıllık gurur Sığacık’ta yaşanacak: Seferihisar Zafer Bayramı’na hazır!
104 yıllık gurur Sığacık’ta yaşanacak: Seferihisar Zafer Bayramı’na hazır!
İçeriği Görüntüle

Sendika, parası olanların yüksek prim ödeyerek anlaşmalı özel hastanelerde nitelikli sağlık hizmeti alabildiğini, yoksul emekçilerin ise devlet hastanelerindeki sağlık hizmetlerinin giderek kötüleşmesi nedeniyle mağdur edildiğini ileri sürdü.
Uzun tedavi gerektiren ve yurt dışından pahalı ilaçların ithalatıyla sürdürülen tedavilerde devletin geri çekildiği iddia edilen açıklamada, yoksulların kendi sağlık sorunlarını çözmek zorunda bırakıldığı öne sürüldü.

Açıklamada, hasta çocukları ve yakınları için yardım isteyen ailelerin yollarda, meydanlarda ve ulaşım araçlarında bulunduğu belirtilerek, sağlıkta özelleştirmeye karşı yapılan uyarıların toplumdaki örgütsüzlük nedeniyle yeterince karşılık bulmadığı savunuldu.

Emekliler Için Yaşamak Giderek Ağır Bir Yüke Dönüşüyor! (3)

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısına dikkat çekildi

Sendika, iktidar sahiplerinin kendilerine engel oluşturabilecek örgütlü güçlere karşı savaş açtığını ileri sürerken cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü sayısının 500 binin üzerine çıktığı iddia edilerek, yeni cezaevi kampüslerinin yapıldığı savunuldu.

“Bir kesim hiç haksızlığa uğramıyor!”

Açıklamanın son bölümünde, farklı toplumsal kesimlerden muhalif kişilerin tutuklandığı ve hapsedildiği ileri sürüldü.
Sendika; devrimciler, sosyalistler, işçi sınıfının davalarını savunan avukatlar, sendika yöneticileri, gazeteciler, muhalif öğrenciler, öğretim üyeleri, siyasetçiler, sanatçılar, oyuncular, şarkıcılar, mizahçılar, sosyal medya kullanıcıları ve farklı siyasi görüşlerden kişilerin cezaevlerinde bulunduğunu söyleyerek “Yaşamak ve yaşatmak için mücadele etmekten başka yolumuz yok” dedi.

Muhabir: Kardelen Başol