KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan 2026-2027 sezonu Ege Bölgesi Turunçgil Rekolte Tahmin Raporu belli oldu.
Geçtiğimiz yıl Nisan ayında görülen don olayları nedeniyle üretimde gerileme yaşanmış ve tarımda ‘Kara Yıl’ olarak belirtilmişti.
Tarımda kötü bir yılın ardından Ege Bölgesi’nde 2026 yılı için türler bazında tahmin edilen turunçgil rekoltesi geçen yıla göre artış göstererek toplam 493.574 ton olarak tahmin edildi.
Tahmini rekoltenin 224.828 tonunu portakal, 194.021 tonunu mandarin ve 74.725 tonunu limon oluşturması tahmin ediliyor. İller bazında değerlendirildiğinde, en yüksek toplam turunçgil rekoltesinin 225.684 ton ile Muğla’da gerçekleşeceği, bunu 130.043 ton ile İzmir, 119.974 ton ile Aydın ve 17.873 ton ile Balıkesir’in izleyeceği bekleniyor. Bölge genelinde 2026 yılı turunçgil rekoltesinin bir önceki yıla göre artış göstereceği öngörüldü.
Portokal rekoltesi 224 bin ton
Ege Bölgesi’nde portakal üretimi ağırlıklı olarak Aydın ve Muğla illerinde gerçekleştiriliyor. Bu iki il, bölgenin toplam portakal rekoltesinin büyük bölümünü oluşturuyor. 2026 yılında Ege Bölgesi genelinde portakal rekoltesinin bir önceki yıla göre artarak 224.828 tona ulaşacağı tahmin edildi. İl bazında değerlendirildiğinde, Muğla’da 142.831 ton, Aydın’da ise 81.997 ton portakal rekoltesi bekleniyor.

Mandarinde Satsuma çeşidi öne çıkıyor
Ege Bölgesi’nde mandarin üretimi içerisinde özellikle Satsuma çeşidi önemli bir yere sahip. Satsuma mandarini, gerek iç piyasadaki tüketim gerekse ihracat olanakları bakımından bölgede ekonomik değeri yüksek ürünler arasında yer alıyor. Bölge genelinde 2026 yılı mandarin rekoltesinin bir önceki yıla göre artarak 194.021 tona ulaşacağı tahmin ediliyor. İl bazında en yüksek rekoltenin 130.043 ton ile İzmir’de gerçekleşmesi beklenirken, İzmir’i 35.738 ton ile Aydın, 17.873 ton ile Balıkesir ve 10.367 ton ile Muğla izliyor.
Mandarin üretimi yapılaşma tehdidi altında
Bununla birlikte kıyı kesimlerinde yoğunlaşan mandarin yetiştiriciliği yapılaşma baskısı, tarım alanlarının daralması ve üreticilerin tarımsal faaliyetten uzaklaşması gibi nedenlerle giderek daha kırılgan bir yapıya dönüşüyor.

Hassas ürün limonda 75 bin tona yakın rekolte bekleniyor
Turunçgil türleri içerisinde düşük sıcaklıklara karşı en hassas türlerden biri olan limon, uygun ekolojik koşulların bulunduğu alanlarda üretimi yoğunlaşmış durumda. Ege Bölgesi’nde limon üretimi büyük ölçüde Muğla’nın Ortaca ve Dalaman ilçelerinde gerçekleştiriliyor. Bölge genelinde 2026 yılı limon rekoltesinin bir önceki yıla göre artarak 74.725 tona ulaşacağı bekleniyor. Bu miktarın 72.486 tonunun Muğla’da, 2.239 tonunun ise Aydın’da üretilmesi öngörülüyor.
Turunçgil üretimi risk altında
Uzmanlar tarafından hazırlanan raporda, Turunçgil yetiştiriciliğinin iklim koşullarındaki düzensizlikler, aşırı hava olayları, artan üretim maliyetleri ve uluslararası pazardaki yoğun rekabet nedeniyle giderek daha fazla risk altında bulunduğu belirtildi. Özellikle girdi fiyatlarındaki yükseliş, üreticilerin bahçe bakım uygulamalarını zamanında ve yeterli düzeyde gerçekleştirmesini güçleştirdiği, bu durumun üretimin sürdürülebilirliği ile ürün kalitesi üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı.

Geçen yıla göre artış tahmin ediliyor
Yapılan saha incelemeleri ve rekolte hesaplamaları sonucunda, Ege Bölgesi’nde 2026 yılı toplam turunçgil rekoltesinin 493.574 ton olacağı tahmin edildi. Bu miktarın 224.828 tonunu portakal, 194.021 tonunu mandarin ve 74.725 tonunu limon oluşturmaktadır. Elde edilen veriler, bölge genelinde 2026 yılı rekoltesinin bir önceki yıla göre artış göstereceği ifade edildi. Bununla birlikte rekoltedeki artışın iller, ilçeler ve türler arasında farklılık gösterdiği aktarıldı.
Ürün kalitesi iyi ancak riskler var
Saha gözlemleri ve üretici değerlendirmeleri doğrultusunda, ürün kalitesinin genel olarak pazarlama açısından uygun düzeyde olacağı öngörülüyor. Ancak bazı üretim alanlarında gözlenen hastalık belirtileri, yükselen bakım maliyetleri, tarım alanlarının yapılaşma baskısı altında kalması ve üreticilerin turunçgil yetiştiriciliğinden uzaklaşması sektörün geleceği açısından önemli riskler oluşturduğu belirtildi. Bu nedenle üreticilerin teknik ve ekonomik açıdan desteklenmesi, bahçe bakımının iyileştirilmesi, hastalık ve zararlıların düzenli olarak izlenmesi ve üretimin pazar talepleri doğrultusunda planlanması önem taşıdığı vurgulandı.



