Edirne'den Yunanistan'a uzanan uluslararası velayet davası, benzerine az rastlanır bir trajediyle sonuçlandı. Yunanistan'da annesinin gözetimine bırakılan 4 yaşındaki Aren Eren, uzun süreli açlık ve ağır ihmal nedeniyle çoklu organ yetmezliği geçirerek yaşamını yitirdi. Kamuoyunda infial yaratan olayın ardından Yunan makamları harekete geçerek anneyi tutuklarken, sınır ötesi çocuk koruma sistemlerindeki büyük denetim zafiyeti tartışmaların merkezine yerleşti.
ADLİ TIP RAPORU VAHŞETİN BOYUTUNU GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
Eski cinayet dedektifi Savaş Kurtbaba’nın da yayınlarında dikkat çektiği bu acı olay, 17 Aralık 2025 tarihinde küçük çocuğun hastaneye kaldırılmasıyla resmi kayıtlara geçti. Yunan adli tıp uzmanları tarafından yapılan kapsamlı incelemeler, çocuğun maruz kaldığı korkunç süreci netleştirdi. Rapordaki bulgulara göre, uzun süreli ve ağır beslenme yetersizliği ile dehidrasyon (susuzluk) çeken 4 yaşındaki minik bedenin ağırlığı 9 kilograma kadar geriledi. Vücudun bu ağır yıkıma daha fazla direnememesi sonucunda küçük Aren, çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybetti.

EDİRNE'DEKİ GÜVENLİ HAYATINDAN KOPARILARAK İLETİŞİMSİZLİĞE TERK EDİLDİ
Olayın arka planında ise uluslararası hukukun denetimsiz bıraktığı karanlık bir süreç yatıyor. Hayatının erken dönemlerini Edirne'de babası ve babaannesinin yanında, sağlıklı ve güvenli bir ortamda geçiren Aren, mahkemenin verdiği velayet kararıyla annesine teslim edilmişti. Yunanistan'a götürülmesinin hemen ardından Türk babasıyla olan tüm yasal ve fiziksel teması kesilen küçük çocuk, tamamen kapalı bir kapı ardında yaşamaya mecbur bırakıldı. Babasının iletişim kurma çabalarının sonuçsuz kaldığı bu şeffaflıktan uzak süreç, çocuğun göz göre göre ölüme sürüklenmesine zemin hazırladı.

SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR: GÖZLER İKİZ KARDEŞLERDE VE SİSTEMİN AÇIKLARINDA
Skandalın ortaya çıkmasının ardından Yunan polisi tarafından gözaltına alınan anne, kasten ihmal ve cinayet suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmayı çok yönlü olarak yürüten savcılık, bir yandan annenin ceza yargılamasını sürdürürken, diğer yandan Aren'in ikiz kardeşlerinin güvenlik durumunu acil olarak koruma altına aldı. Uluslararası hukuk uzmanları ve sosyal hizmet yetkilileri şimdi tek bir sorunun cevabını arıyor: Velayet değişimi sonrası çocuğu düzenli olarak takip etmesi gereken uluslararası koruma mekanizmaları neden devreye girmedi? Bu devasa denetim boşluğunun nasıl oluştuğu, sürmekte olan adli soruşturmanın en kritik aşamasını oluşturuyor.





