İzmir'de 13 Mayıs 2018 tarihinde evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin açılan davada yargı sürecine devam edildi. İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dördüncü duruşmada mahkeme heyeti, aralarında şirket ortakları ve polis memurlarının da yer aldığı tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti.
Duruşmada tanıklar ve sanıklar dinlendi
İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen duruşmada sanıklar, avukatlar ve Dorukhan Büyükışık'ın ailesi hazır bulundu. Duruşma kapsamında bazı tanıklar dinlenirken, tanıklar olay yerinden uzak bir noktada olduklarını ve herhangi bir şey görüp duymadıklarını beyan etti. Yargılanan sanıklar ise haklarındaki suçlamaları reddederek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı 6 Kasım tarihine erteledi.
Ne olmuştu?
Olay ilk aşamada kayıtlara 'intihar' olarak geçerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya tekrar açılmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde ilk olarak görevli bazı polis memurları ile bekçiler ve işçiler hakkında davalar açılmış, ilerleyen süreçte dosyalar İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde birleştirilmişti. Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte aralarında inşaat firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da bulunduğu 25 şüpheli eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınmış ve toplam 25 şüpheli tutuklanmıştı.
Baba Ethem Büyükışık'tan "sahte rapor" tepkisi
Duruşmanın ardından adliye önünde basın açıklaması yapan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, sanık avukatlarının savunmalarını Adli Tıp raporları üzerine kurduğunu belirtti. Raporların gerçeği yansıtmadığını savunan Büyükışık şunları kaydetti:
"Hakikate ulaşmak için bugüne kadar Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından üretilen adli tıp raporlarının tamamının gerçek dışı olduğu yönündeki iddiamızı yineliyoruz. Mutlaka üzerine savunma inşa edilen sahte Adli Tıp raporlarıyla ilgili müracaatlarımızın dikkate alınarak süratle bu konunun bir karara bağlanması gerekiyor."
Devlet kurumlarının cinayeti aydınlatacağına inancını dile getiren Büyükışık, fedakarlıkla çalışan savcılık, emniyet ve jandarma personeline teşekkür etti.





