Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül, bugün İstanbul Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade verdi. Gönül'ün ifadesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve aylardır Türkiye gündeminden düşmeyen fon soruşturması kapsamında alındı. Eski bürokrat, sürece şüpheli sıfatıyla dahil edildi. İfade işlemi, savcılığın borsa ve fon piyasalarındaki hareketlere yönelik yürüttüğü geniş kapsamlı incelemenin en güncel halkasını oluşturdu.
Gönül neden ifadeye çağrıldı?
Gönül'ün savcılığa çağrılmasının gerekçesi, SPK Başkanlığı döneminde denetlemekle yükümlü olduğu piyasalarda ortaya çıkan usulsüzlük iddialarıyla bağlantılı. Soruşturma dosyasında, borsada işlem gören bazı hisse senetlerinde portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla yapay fiyat hareketleri yaratıldığı öne sürülüyor. Başsavcılığın hazırladığı belgelerde, incelemeye konu hisselerin bir kısmında yüzde yüze varan oranlarda anormal değer artışları tespit edildiği belirtiliyor. Bu artışların, piyasa dolandırıcılığı suçunu düzenleyen Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi çerçevesinde değerlendirildiği kaydediliyor. Gönül'ün, söz konusu dönemde kurumun başındaki isim olması nedeniyle sürece dahil edildiği ve denetim sorumluluğu bağlamında beyanının alınmak istendiği anlaşılıyor.

Fon krizinin ortaya çıkışı
Soruşturmanın kökeni, aylar önce Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın tutuklanmasına kadar uzanıyor. Bu tutuklamanın ardından savcılık, birbirini izleyen dört ayrı operasyon düzenledi. Süreç ilerledikçe dosyaya yeni isimler eklendi; gözaltı ve tutuklama sayısı hızla arttı. Gelinen noktada soruşturma kapsamında cezaevinde bulunan şüpheli sayısı 56'ya ulaşmış durumda. SPK, aldığı bir kararla 131 yatırım fonunun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem görmesini geçici olarak durdurdu. Soruşturma dosyasına giren mal varlıkları arasında özel jetler, bir yat ve çok sayıda lüks otomobil de yer alıyor; bu araçlara adli makamlarca el konuldu.
Tutuklamalar zincirinin genişlemesi
Dosyanın ilerleyen aşamalarında tutuklananlar arasında Muhammed Yarız'ın babası Celal Yarız, Namık Kemal Gökalp, İbrahim Bekçi ve Altunç Kumova gibi isimler yer aldı. Soruşturma daha sonra Tera ve Pusula gruplarına uzandı. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, aynı zamanda Topkapı Üniversitesi Rektörü olan Tera Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin ve Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Bir sonraki dalgada ise Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile birlikte 20 şüpheli daha adliyeye çıkarıldı; bunlardan 17'si tutuklanırken 3'ü adli kontrolle serbest bırakıldı. Ayrıca eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Tera Holding CEO'su Erkan Kilimci'nin de aralarında bulunduğu bir grup daha tutuklandı. Soruşturmanın en son halkasında, 29 Eylül tarihinde Necmettin Enes Töbü, Kerem Lafçı, Cem Gürkan Alpay, Engin Geylan ve Yunus Caf'ın tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı 56'ya yükseldi.
Mal varlığına el konulan isimler ve kapsamı
Soruşturma dosyasında yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına göre, Muhammed Yarız adına kayıtlı beş aracın soruşturma başlamadan kısa süre önce başka kişilere devredildiği, ancak bu devirler karşılığında yapılan ödemelerin araçların piyasa değeriyle örtüşmediği tespit edildi. Aynı raporlarda, Yarız ve Emre Tezmen'e ait iki özel jet ile Serdar Turhan'a ait "Loreta" isimli yata da el konulduğu, bu araçların toplam değerinin yaklaşık 1,8 milyar lirayı bulduğu ifade ediliyor. Başsavcılık ayrıca, aralarında 46 şirket, 18 fon ve 42 gerçek kişinin bulunduğu toplam 106 kişi ve kuruluş için mal varlığına yönelik tedbir talep etti; bu kapsamda hesap kapatma, yüksek tutarlı para transferleri ve taşınmaz devirleri öncesinde savcılık onayı şartı getirildi. Dosyada ismi geçen şüpheliler arasında şarkıcı Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sandal Sütşurup ile babası Cihan Sütşurup için de yakalama kararı çıkarıldığı ve mal varlıklarına el konulduğu kaydedildi.
İbrahim Ömer Gönül kimdir?
1973 yılında Ankara'da dünyaya gelen Gönül, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nde tamamladı. Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'nde işletme alanında yüksek lisans, siyasal ekonomi alanında ise doktora derecesi aldı. İş hayatına Şekerbank'ta uzman yardımcısı olarak adım atan Gönül, ardından fon yönetimi alanında görev yaptı. 2004 yılında SPK kadrosuna katıldı, kurum içinde çeşitli birimlerde görev aldıktan sonra 2014'te başkan yardımcılığına yükseldi. 18 Nisan 2022'de SPK Başkanlığına atanan Gönül, bu görevi 18 Nisan 2026'ya kadar sürdürdü. Babasının eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül olduğu biliniyor. SPK'daki görevinin ardından, 8 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) Başkanlığına getirilen Gönül, halen bu görevi yürütüyor.

Süreç nasıl ilerleyecek?
Savcılık, soruşturma kapsamında şirketler arası para transferlerini, bağlantılı şirket yapılarını ve şüphelilere ait mal varlıklarını incelemeye devam ediyor. Dosyada adı geçen kişilere yönelik nihai hukuki değerlendirmenin, ilerleyen aşamada açılacak dava sürecinde yapılması bekleniyor. İbrahim Ömer Gönül'ün savcılıktaki ifadesinin içeriği ve bu ifadenin ardından hakkında herhangi bir adli işlem yapılıp yapılmayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Konuya ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor.




