Türkiye'de genetik bir sindirim sistemi hastalığı olan çölyak ile ilgili çarpıcı veriler ortaya çıktı. İnce bağırsakta hasara yol açarak besin emilimini engelleyen ve glüten proteinine karşı gelişen çölyak hastalığı, ülkemizde binde 3 ile yüzde 1 arasında görülüyor. Ancak hastalığın çok çeşitli belirtiler göstermesi ya da bazen hiç belirti vermemesi nedeniyle, Türkiye'deki çölyak hastalarının yaklaşık yüzde 90'ı hastalığından habersiz yaşıyor.
BELİRTİLER FARKLILIK GÖSTERİYOR
Çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar her evrede ortaya çıkabilen çölyak hastalığı, yaş gruplarına göre farklı sinyaller veriyor. Çocuklarda arın ağrısı, kronik ishal, karında şişkinlik, huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama belirtisi görülürken, yetişkinlerde ise hastalık kronik halsizlikten kemik erimesine kadar farklı klinik bulgularla seyredebiliyor.
ÖMÜR BOYU DİYET
Çölyak hastalığında tıp dünyasınca bilinen ve etkin olan tek tedavi yöntemi, glütenin ömür boyu beslenme düzeninden tamamen çıkarılmasıdır. Tam uyum sağlanan glütensiz diyet sayesinde hastaların klinik bulguları tamamen düzeliyor ve kan testlerindeki değerler normale dönüyor. Çölyak hastalarının buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren hiçbir gıdayı tüketmemesi, hazır gıdaların ise etiketlerini mutlaka kontrol etmesi gerekiyor.
GÜVENLİ GIDALAR LİSTESİ
Glütensiz beslenmek zorunda olan bireylerin güvenle tüketebileceği besinler şu şekilde sıralanıyor:
Tüm taze sebze, meyve ve bakliyatlar
Katı ve sıvı yağlar, yumurta, bal, reçel, zeytin
İçine un karıştırılmamış kırmızı et, tavuk ve balık
kestane, nohut, soya ve üzüm çekirdeği unları
Kinoa, amarant, teff, darı, sorgum ve karabuğday,
Evde çekildiğinden emin olunan güvenli baharatlar.