Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye'nin uyuşturucu çetelerinin hesaplaşma sahasına dönüştüğünü ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Narkolog 2026 raporunda yer alan 325 bini aşkın adli işlem verisinin sadece kolluk operasyonlarına dayanan mevcut politikaların yetersizliğini kanıtladığını belirterek; uyuşturucuyla mücadeledeki tedavi, rehabilitasyon ve önleme eksikliklerini Meclis gündemine taşımak amacıyla İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Sağlık bakanlıklarına yazılı soru önergeleri sunduğunu açıkladı ve iktidara, bütçeden ciddi pay ayrılmasını, kırsalı da kapsayan sosyal hizmet ağları kurulmasını ve madde kullanımına bağlı ölüm verilerinin şeffafça paylaşılmasını içeren dört maddelik acil, bilimsel ve bütünleşik bir eylem planı çağrısında bulundu.

Karabağlar'da YKS gururu: Tıp'tan Hukuk'a KARBEM öğrencileri hayallerine ulaştı!
Karabağlar'da YKS gururu: Tıp'tan Hukuk'a KARBEM öğrencileri hayallerine ulaştı!
İçeriği Görüntüle

Yaptığı açıklamada;

Uyuşturucu madde kullanımı, ülkemizin en yakıcı toplumsal yaralarından birine dönüşmüştür. Türkiye, suç örgütlerinin hesaplaşma sahasına dönüşmüş, sokaklar, mahalleler ve kırsal alanlar bile bu örgütlerin kontrol mücadelesine açık hale gelmiş, uyuşturucu kullanımı gittikçe yaygınlaşmıştır.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Dairesi’nin Narkolog 2026 raporuna göre, 2025 yılında uyuşturucu suçlarından 325.127 şüpheli hakkında adli işlem yapılmıştır. Veriler, kullanımın artmaya devam ettiğini ve yalnızca adli süreçlerin sorunu çözmede yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir. İktidar, somut ve ölçülebilir adımlar atmak yerine büyük ölçüde kolluk operasyonlarıyla yetinmeyi tercih etmiş, dijital platformlar üzerinden yürütülen tanıtım ve satışla mücadele ile kırsal alanlara özel stratejiler gibi kritik alanlarda ciddi boşluklar bırakmıştır.
Türkiye’nin hem transit hem de hedef ülke konumunda olması, uyuşturucunun ülke içindeki çatlaklardan sızarak yeni bağımlılar yaratmasına yol açmaktadır. Bütüncül bir perspektif eksikliği, tedavi ve rehabilitasyon kapasitesinin yetersizliği, destek mekanizmalarının zayıflığı, kurumlar arası koordinasyonsuzluk, önleme politikalarının ve aile odaklı desteklerin zayıf kalması, gençlik merkezlerindeki çalışmaların sınırlılığı, ilçe ve köylerde hizmet kapasitesinin güçlendirilmemesi ve madde kullanımına bağlı ölüm verilerinin şeffaf biçimde paylaşılmaması sorunun her geçen gün büyümesine neden olmaktadır.
Bu eksiklikleri detaylı biçimde sorgulamak amacıyla İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’na ayrı ayrı yazılı soru önergeleri verdim.
Çağrımız nettir, uyuşturucuyla mücadelede kalıcı başarı, ancak bilimsel verilere dayalı, kapsamlı ve bütünleşik bir yaklaşımla mümkündür.

1. Bu mücadele için bütçeden ciddi bir kaynak ayrılmalı,
2. Tüm kurumları ve paydaşları kapsayan kapsamlı bir eylem planı ivedilikle hazırlanıp kararlılıkla uygulanmalı,
3. Tedavi kapasitesi ve sosyal hizmet ağı kırsal bölgeler dâhil tüm yurda yaygınlaştırılmalı,
4. Sentetik maddelere özgü tedavi protokolleri geliştirilmeli ve madde kullanımına bağlı vaka ile ölüm verileri şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Kaynak: HABER MERKEZİ