Kardelen BAŞOL - İl binasındaki hareketliliğin yaşandığı esnada içeride kadınlar ve gençlerin bulunduğunu vurgulayan Güç, saat 23.00 sularında tanımadıkları kişilerin binaya girmeye çalıştığını ifade etti. Güç, "İçeriye girmeye çalışanlar arasında elinde silah ve bıçak olduğu söylenen, bar fedailerini andıran tipler vardı. Gençlerimizi ve kadınlarımızı korumak adına sakin kalmaya çalıştık ancak kapıları yumruklarla kırarak içeri girdiler" dedi.

Olay esnasında bir il yöneticisinin yumruklu saldırıya uğradığını ve bir kadın partilinin darp edildiğini belirten Güç, yaralanan bir arkadaşlarının hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

Mücahit Birinci’den, Bilal Erdoğan’a ‘inisiyatif’ çağrısı: Bir önceki seçimdeki gibi olmasın
Mücahit Birinci’den, Bilal Erdoğan’a ‘inisiyatif’ çağrısı: Bir önceki seçimdeki gibi olmasın
İçeriği Görüntüle

Arbedenin ardından, gelişmelerin merkezindeki isim Çağatay Güç'ün, ilçe başkanlarıyla toplantı gerçekleştirdiği öğrenildi.

Çağatay Güç’ün açıklamalarının tamamı şöyle:

"Orada şimdi tekin insanlar gelmedi. Arkadaşlar, ellerinde silahlı ve bıçaklı insanlar gördüklerini söylediler. Bizler; yani kadınlarımızın ve gençlerimizin olduğu ortamlarda onlara zarar gelmesin diye sakin davranmaya çalıştık. Gelen insanlar tekin insanlar değildi. Dolayısıyla süreç yönetimi açısından kadınlarımızın ve gençlerimizin zarar görmesini önlememiz gerekiyordu. O yüzden böyle bir süreç işlettik. Ancak mücadelemiz bizim alanlarda ve sokaklarda devam edecek. Bu şekilde devam edeceğimize emin olabilirsiniz."

Muhabir: Gece baskın yapar gibi gelinmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

"Ya şimdi şöyle; orası biliyorsunuz bizim evimiz, baba ocağımızdı. Biz sürekli aktif tutarız orayı, 24 saat. Özellikle butlan sürecinden sonra 24 saat aktif tutuyorduk. Örgütümüz sürekli geliyordu; 30-40 kişilik gençler, kadınlar çay içiyorlardı, sohbet ediyorlardı. Siyasi anlamda neler yapacağımızla alakalı görüşmeler yapıyorduk. Bir anda, saat 23.00’e doğru, böyle değişik, bar fedaisi gibi tipler, hiç tanımadığımız insanlar içeriye dalmaya çalıştı. Genç arkadaşlarımız ön tarafta duruyorlardı, kadınlarımız duruyordu. Bir bağırış çağırış oldu. Biz de aşağı inelim dedik. İndiğimizde 'geliyorlar' falan diye sesler gelmeye başladı. Sonra arkadaşlarımız 'silahlar var, bıçaklar var' dedi. Öyle olunca kadınlarımıza ve gençlerimize zarar gelmesin diye sakin davranmaya çalıştık, polise haber verdik. Polis maalesef dışarılarda bekliyordu. Böyle bir süreç işlettik."

Muhabir: Özgür Özel ile bir iletişime geçtiniz mi?

"Geçtik. Bugün ilçe başkanları toplantımız var, yarın da süreci değerlendirmemizle beraber devam edeceğiz."

Muhabir: Çalışmalarınıza buradan mı devam edeceksiniz?

"Çalışmalarımızı bir yer tutarız arkadaşlar. Bina önemli değil. Biz ilçe başkanlarımızla beraber çalışmalarımıza devam edeceğiz. Onunla ilgili bir sıkıntı yok. Hem ilçe başkanlarının hem örgütün bir arada olduğu bir süreç işleteceğiz. Biz normal yaşayan vatandaşlar ve ülkesini seven insanlar olarak, orada zaman geçiren kadınlarımızın ve gençlerimizin ezilmemesi, bir ateşli silahla veya bıçakla yaralanmamaları için sakin bir süreç yürütmeye çalıştık. Süreci böyle tanımlayabiliriz."

"Bir iddia vardı, bugün çıkmıştı. Bazı milletvekilleriyle görüştüğünüz, milletvekillerinin sizi aradığı ve il binasını sükunet içerisinde bırakmanız gerektiğine yönelik bir iddia ortaya çıktı. Böyle bir şey yaşandı mı?"

"Yok, yok. Bize yaklaşık 15-20 dakika önce 'geliyorlar' diye bir curcuna koptu. Bizde yukarıda il başkanları toplantısı vardı. Yani öyle bir hazırlık, örgütü çağırma gibi şeyler yoktu. İki tane ilçe başkanlığımızın kadın kollarından, gençlik kollarından sabahları kalabalık oluyorlar; akşam da kalabilen arkadaşlarımız, evinde işi olmayan arkadaşlarımız, yarın işe gidecek arkadaşlarımız var. Geliyorlar diye bir patırtı kopunca ne yapalım diye konuştuk aramızda. 'Aşağı kapıda duralım, uyaralım. Burada kadınlar ve gençler var, zarar gelmesini istemiyoruz. Şu anda değil, yarın gelin' dedik. Hatta orada atanan il başkanına dedim ki; 'Senin bu gece burada ne işin var? Git buradan. Yarın gelin kardeşim. Saat gecenin 23.00’ünde insan elinde çiçekle gelir mi? Ne yaptınız? Alkol masasından çıkıp mı geldiniz?' Ben onu anlamadım yani. O çiçekler nereden çıktı? Takım kravat giymiş, düğüne gelir gibi... Madem iyi niyetlisiniz, verin valiliğe yazınızı, devlette muhatabımızla hukuk çerçevesinde yürütelim. Yok, adamlar bar fedaileriyle, ellerinde silahlı ve bıçaklı insanların olduğu söylenen garip tiplerle geldiler. Şimdi biz gençlerimizi, kadınlarımızı tehlikeye atamayız. Bir de küfür etmişiz de onlar girmiş gibi algı yapmaya çalışıyorlar. Ne küfürü arkadaşım? Orada tertemiz, ülkesini seven insanlar var. 'Git buradan' diyorum, 'O bana küfür etti' diyor. Bunlar süreci dağıtmaya çalışan, AKP iktidarının Cumhuriyet Halk Partisi ve Özgür Özel liderliğinde işlettiği süreci yanıltmaya çalışan, partimiz içerisindeki kötü insanlar. Bunlar bizi temsil etmiyor. Sokağa çıkamazlar bunlar."

Muhabir: Başka ciddi yaralanan var mı?

"İl yöneticimiz bir arkadaşımıza yumruk attılar orada. 'Girmeyin, yapmayın, aşağıda konuşalım' diyoruz. Kapıları yumruklarla kırdılar, girdiler içeri. Kadın kollarından birine de yumruk attılar. Kadına el kaldıran insanların Cumhuriyet Halk Partisi'nde ne işi var? Sevgiyi bilmeyen, ülkesini sevmeyen insanların orada ne işi var? Gerçekten kadınlarımızla çok gerildik, bir şey olacak diye. Şimdi hastanede olan bir arkadaşımız var. İl yöneticimiz yumruk yedi. Resmen abimizin üstüne saldırdılar. Biz demokrasiye inanan, seçmenin %45'ini temsil eden, Özgür Özel liderliğinde iktidara giden bir partiyiz. Partimize resmen darbe yapıldı AKP hükümeti tarafından. Bu arkadaşlar sırf o koltukta oturmak için bunu yapıyorlar. Otur kardeşim, al o koltukta otur! Benim bilgisayarım açık kalmış, çalışıyorum ben orada. Adam o hırsla oturmaya gelmiş, elinde çiçekle. Otursunlar abi, çiçeği de sersinler oraya. Oradan basın açıklamasını yapsınlar. Kime neyi anlatacaklar? İnsanlar üzgün. İlk seçimde alacakları oy %1. O il başkanı, öteki arkadaşlar milletvekilliği mi, belediye başkanlığı mı planlıyor? Hiçbir şey olamazsınız, haberiniz olsun. Olsanız da bu insanların gönlünü kırdınız. AKP'nin aparatlığını yaptınız. Yıllarca mücadele etmiş insanların gözyaşı dökmesine neden oldunuz. Size beddualar ediliyor, bunu bilin."

Muhabir: Kemal Kılıçdaroğlu dün katıldığı bir programda 4-5 ay sonra kurultay olacağını söyledi

"Arkadaşlar, bu adamların kurultay yapacağı falan yok. Bunlar ne hukuk tanıyorlar, ne adalet, ne insan, ne örgüt, ne kadın, ne çocuk seviyorlar. Sadece koltuk sevdalısı insanlar. AKP'deki koltuk sevdalılarını kullanarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni dağıtmaya çalışıyorlar. Ama büyük kitleler, vicdanlı insanlar bizle beraber hareket ediyor. Onların oyununa asla gelmeyeceğiz. Mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Genel başkanımızın talimatlarıyla, halktan gelen talepler doğrultusunda 'parti içerisinde bir yol kalmazsa yeni yollar açılır' dedi. O süreci genel başkanımızın istişare olarak yürüttüğü bir süreç olacaktır. Biz örgütümüze, partimize bağlı insanlarız, hep beraber hareket edeceğiz."

Muhabir: Kardelen Başol