Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Çeşme Turizm Projesi’nin “yerel mutabakat sağlanması hâlinde yeniden hayata geçirilebileceğine” yönelik yaklaşımı, İzmir Yaşam Alanlarının tepkisini çekti. Projenin kamu yararına aykırı olduğunun yargı kararıyla ortaya konulduğunu hatırlatan platform tarafından yapılan açıklamada “Turizm bölgesi maskesi altında yapılacak her girişimin talan ve yağma ile sonuçlanacağı ve buna karşı, ‘taraf ve muhatap olduğumuzu’ bir kez daha belirtmek isteriz. Değil ‘mutabakat’, Yarımada’da talanın da yağmanın da tam karşısındayız” ifadeleri kullanıldı.

İzmir’de uzun yıllardan beri tartışma konusu olan Çeşme Turizm Projesi yeniden gündeme geldi. Danıştay kararıyla iptal edilen ancak son dönemde yeniden raftan indirilen Çeşme Turizm Projesi için 10 Haziran’da Ankara’da yapılan toplantıda AK Parti İzmir milletvekili Şebnem Bursalı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un projenin yerel mutabakat sağlanması hâlinde yeniden başlatılabileceğini söylediğini aktardı.

Toplantının ardından İzmir Yaşam Alanları yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada Çeşme Yarımadası’nı kapsayan projenin geçmişte açılan davalar sonucunda yargı tarafından iptal edildiğini hatırlatılarak, “Projeyi rafa kaldırmak zorunda kaldılar” çünkü 2020-Şubat ayında açtığımız davalar sonrasında Danıştay davayı iptal etti. Hazırlanan Bilirkişi raporunda, bilimsel çalışmalarda çok net bir şekilde projenin kamusal yararı olmadığı, alanın endemik, acil korunması gereken canlı türlerini, nadir görülen, soyu tehlikede olan çok sayıda kuş türünün yaşadığı, soyu tükenmek üzere olan Akdeniz fokunun üreme yerlerinin ve tarım alanlarını içerdiği ifade edilmişti” denildi.

Manisa’da çevre mitingi: Gediz için tek yürek oldular
Manisa’da çevre mitingi: Gediz için tek yürek oldular
İçeriği Görüntüle

DANIŞTAY KARARI PROJEYİ DURDURMUŞTU

İzmir Yaşam Alanları tarafından yapılan açıklamada, Çeşme Turizm Projesi’ne karşı 2020 yılının Şubat ayında açılan davaların ardından sürecin yargıya taşındığı ve Danıştay’ın projeye ilişkin planları iptal ettiği belirtildi.

Açıklamada, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna atıfta bulunuldu:

“Turizm Proje alanının bütününü de gözeterek, dava konusu ekleme ile koruma alanları yanı sıra turizm kullanımlarına, dolayısıyla yapılaşmaya da açılmasına yol açacak olan sınır kararının, tarım ve orman alanları, doğal değerler (flora, fauna, eko sistemler) su kaynakları ve kültürel miras üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri göz önüne alındığında, planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı görüşüne varılmıştır.”

Açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un projeyle ilgili yaklaşımı “Planların hiçbir kamusal çıkar barındırmadığı, planlama ilkelerine aykırı olduğu ve bölgenin ekolojik denge ve tarihi dokusunu doğrudan yok edeceği gerçeğini önemsemediğini açıkça itiraf etmektedir” sözleriyle eleştirildi.

“MUTABIK DEĞİL KARŞISINDAYIZ”

İzmir Yaşam Alanlarının açıklamasında İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’in “Projede en önemli konunun mutabakat ve iş birliği. Çeşme Projesi konusunda siyaset üstü bir mutabakat sağlanması gerekiyor. Bu doğrultuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz” sözleri anımsatıldı.

İzmir Yaşam Alanlarının açıklamasında, Çeşme Yarımadası’nın doğal yaşam alanları, tarihi değerleri ve kültürel mirasının korunması gerektiğini vurgulayarak, turizm yatırımı adı altında gerçekleştirilecek yapılaşma girişimlerinin bölgeye zarar vereceğine dikkat çekildi.

Platform açıklamasında, Çeşme Turizm Projesi’nin ilk kez gündeme geldiği günden bu yana sürecin tarafı olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Tarafların sürece dâhil olması ve varsa çekincelerini belirtmesi konusunda iletişim yollarını aktif tutacaklarını belirtti. Konunun gündeme düştüğü 2020’nin şubat ayında, ilk davayı açanlardan olarak; Yarımada’nın doğal, tarihi değerleri ve kültürel miraslarına; turizm bölgesi maskesi altında yapılacak her girişimin talan ve yağma ile sonuçlanacağı ve buna karşı, ‘taraf ve muhatap olduğumuzu’ bir kez daha belirtmek isteriz. Sermayeye de iktidara da bakanlığa da konunun ilk günden bu yana tarafı ve muhatabı olan İzmir Yaşam Alanları olarak değil ‘mutabakat’, Yarımada’da talanın da yağmanın da tam karşısındayız.”

Kaynak: HABER MERKEZİ