Ekonomi

C-Summit İzmir zirvesinde belirsizlik çağının liderlik şifreleri

İzmir'de dev zirve! İş dünyasının önde gelen liderleri, küresel krizler ve dijital dönüşüm karşısında ayakta kalmanın yeni stratejik dayanıklılık formüllerini paylaştı.

Girişimci İş Kadınları Federasyonu’nun (GİFED) öncülüğünde ve İzmir İş Kadınları Derneği’nin (İZİKAD) ev sahipliğinde organize edilen C-Summit 2026 İzmir'de gerçekleşti.

İzmir Ticaret Odası’nda yapılan etkinliğe İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen, BASİFED Başkanı Semiha Güneş, BPW İzmir Başkanı Hayriye Şendinç, USAD Başkanı Ömer Telcioğlu ve GİFED üyesi kadın derneklerinin başkan ve yöneticileri katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmalarını GİFED Başkanı Oya Eroğlu, İZİKAD Başkanı Özden Erten, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Yıldır ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen yaptı.

EROĞLU: “LİDERLİK KODLARINI YENİDEN OKUYACAĞIZ”

GİFED Başkanı Oya Eroğlu yaptığı konuşmada yeni dünyanın liderlik kodlarını yeniden okumak üzere bir araya geldiklerini söyledi. İçinde bulunduğumuz çağın yalnızca değişim çağı değil, aynı zamanda belirsizlik çağı olduğunun altını çizen GİFED Başkanı Eroğlu, “Jeopolitik kırılmalar,iklim krizi, yapay zeka ve dijital dönüşümün yarattığı yeni dengeler, ekonomik dalgalanmalar, tedarik zincirlerinden iş gücü dönüşümüne kadar uzanan küresel kırılmalar… Bütün bunlar bize şunu gösteriyor:Mesele geleceği tahmin etmek değil, belirsizlik içinde yön tayin edebilmektir” dedi.

İçinden geçtiğimiz dönemde liderliğin yalnızca yönetmek olmadığını,
karmaşıklık içinde sakin kalabilmek,kriz anlarında güven yaratabilmek,
değişimi korkuyla değil vizyonla karşılayabilmek olduğunun altını çizen Eroğlu, “Ve inanıyorum ki kadın liderliği, tam da bu çağın ihtiyaç duyduğu dönüşüm kapasitesini içinde taşımaktadır.Çünkü kadın liderliği;yalnızca sonuç odaklı değil, aynı zamanda insan odaklıdır.Yalnızca rekabet değil, iş birliği üretir.Yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünür” dedi.

Geleceği en güçlü olanlar değil, değişime en hızlı uyum sağlayabilenlerin şekillendireceğinin altını çizen Eroğlu, “Tam da bu nedenle burada farklı sektörlerden liderlerle birlikte;yalnızca sorunları değil, yeni liderlik modellerini, dayanıklılığı, dönüşümü ve ortak aklı konuşacağız.Bugünün her ayrıntısı, fikirden vizyona dönüşene dek büyük bir emeğin ürünüdür” diye konuştu.

ERTEN: “DAYANIKLILIK ÖNCEDEN TASARLANMASI GEREKEN STRATEJİK BİR YETKİNLİKTİR”

İZİKAD Başkanı Özden Erten isebugün, yalnızca bir zirve için bir araya gelmediklerini, aynı zamanda iş dünyasının, kamunun, sivil toplumun, akademinin ve girişimcilik ekosisteminin ortak aklıyla; içinde bulundukları dönemi anlamak, riskleri doğru okumak ve geleceğe daha güçlü hazırlanmak için bir arada olduklarını söyledi.

C-SUMMIT’ in, GİFED’in Anadolu’dan yükselen güçlü kadın girişimciliği hareketinin çok kıymetli bir yansıması olduğunu vurgulayan İZİKAD Başkanı Erten, “Artık liderlik yalnızca bugünü yönetmek değil. Liderlik; belirsizlik içinde yön gösterebilmek, hızlı ama sağduyulu karar alabilmek, veriye dayanmak, riskleri önceden okuyabilmek, kaynakları doğru önceliklerle yönetebilmek ve en önemlisi güven inşa edebilmektir.Bugün “güçlü liderlik” kavramının yeniden tanımlandığına dikkatçeken Erten, “Eskiden liderlik çoğu zaman kesinlik, kontrol ve öngörü üzerinden anlatılırdı. Oysa bugün güçlü liderlik; tüm cevaplara sahip olmak değil, doğru soruları sorabilmektir. Değişime direnmek değil, değişimi zamanında okuyabilmektir. Tek başına karar almak değil, farklı uzmanlıkları ve farklı bakış açılarını aynı masada buluşturabilmektir.Bu nedenle C-SUMMIT 2026’nın teması bizler için son derece anlamlıdır: Belirsizlik Çağında Güçlü Liderlik. Bu tema yalnızca şirketler için değil; şehirler, kurumlar, sivil toplum kuruluşları, girişimciler ve bireyler için de yol göstericidir. Çünkü artık dayanıklılık, kriz anında gösterilen bir refleks değil; önceden tasarlanması gereken stratejik bir yetkinliktir” diye konuştu.

BELİRSİZLİK ÇAĞINDA LİDERLİK

ManpowerGroup Türkiye CEO’su Feyza Narlı günün ilk keynote konuşmacısı oldu. ‘Belirsizlik Çağında Liderlik’ başlıklı bir konuşma yapan Narlı, günümüz iş yapış şekillerindeki değişiklikler ve öngörülerini paylaştı.

Yapay zeka kullanımının önemli bir fark yarattığını dile getiren Narlı, merak ve sürekli öğrenmenin git gide öneminin arttığını söyledi. Yapılan araştırmalardan veriler paylaşan Narlı, kurum içindeki kültürün, liderlik yaklaşımının değiştirilmesinin gerektiğini, eski alışkanlıklarla projelerin sonuçlandırılmasının artık mümkün olmadığını kaydetti. Vizyonun yanında bir yol haritasının şart olduğunu da işaret eden Narlı, “Eskiden yetiştirilmek üzere insan kaynağı aranırken artık kurumlar tecrübeyi satın almak istiyor. ‘Çalışacak mavi yaka arıyorum bulamıyorum’şikayeti Türkiye’de yüzde 78 seviyesinde. Bu tablo karamsar görünse de fırsatları sunuyor. Yeter ki yarını bugünden yazmaya başlayalım” diye konuştu.

GÜNÜN İLK PANELİ: BUGÜNÜN YENİ NORMALİ BELİRSİZLİKTE YÖN BULMAK

Günün ilk paneli ise ‘Bugünün Yeni Normali: Belirsizlikte Yön Bulmak’ başlığı altında yapıldı. Oturumun moderatörlüğünü UNSDSN Anadolu Üniversitesi Koordinatörü Prof. Nezih Orhon’un yaptığı panele Alibaba.com İş Geliştirme ve Kanal Satış Yöneticisi Abdülaziz Kırak, Oyak CHRO Ahmet Hakan Arslan, Milimetrik Prefabrik Yönetim Kurulu Başkanı Bora Tezel ve Setur Yapay Zeka ve Ar-Ge Müdürü Erdal Şekerci katıldı. Bora Tezel yaptığı konuşmada liderliğin anlamı ve tanımının çok değiştiğini, daha çok efor gerektiren, çeviklik ve dinamizmi de bünyesinde bulundurması gereken bir noktaya geçtiğini söyledi.

Erdal Şekerci ise birçok krizin mevcut olduğunu belirterek, tedarik zincirinin kırılması, jeopolitik riskler, regülasyonlar gibi birçok unsurun kurumlar üzerinde baskı ve risk oluşturduğunu söyledi. Bunları yönetebilmenin ya da yönetememenin liderliğin belirleyicisi olduğunu vurgulayan Şekerci, “Aynı zamanda şirket içi hedefler ve riskler bulunuyor. Tüm bunların içinde yönümüzü bulmaya çalışıyoruz.Bu süreçte doğru liderlik sergileyenler yükselirken, yönetemeyenler geride kalıyor.” dedi.

Ahmet Hakan Arslan da her dönemin farklı karar alma mekanizmaları olduğunu belirterek, “Her kurum farklı karar alma dönemleri içinden geçiyor. Bu dönem ise karar alma yöntemlerinden bir tanesi yaptığınızın işe yarayıp yaramadığına bakmak” dedi. Değişimin önemli olduğunu ancak ilkeleri kaybetmemenin de değerli olduğunu söyleyen Arslan, “Çalışanlar kendini geliştireceğine inandığı, kendilerine katkı sunacağına inandığı liderlerle çalışmak istiyor artık” diye konuştu.

Abdülaziz Kırak ise Dünyanın çok hızlı değiştiğini vurgularken, yeni gelen regülasyonların daha lokalleşmeye dönmekten kaynaklandığını söyledi. Global şirketlerin bu lokalleşmeden daha çok daha zorlandığı belirten Kırak, “Bölgesel regülasyonları yönetmenin imkânsız hale geldiği noktadan uluslararası firmalar belli bölgelerden çekilmeyi de tercih ediyor artık” dedi. Eskiden minimum stokla çalışırken artık neolur ne olmaz diye düşünülerek stok hacminin arttığını vurgulayan Kırak, “Ürünü bir bölgeye satmak yetmiyor, yerinde sizin için oradaki değişen regülasyonları takip eden temsilcileriniz olmalı. Bu yoksa büyük sorunlar yaşıyorsunuz” diye konuştu.

LOPEZ: “YAPAY ZEKA GELECEĞİ DÖNÜŞTÜRÜYOR”

Günün ikinci bölümü ise yine bir Keynote konuşması ile başladı. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez yapay zekanın artıları ve eksilerini anlatan bir konuşma yaptı.

Genel olarak bakıldığında bir çok yapay zeka modeline sahip olduklarını belirten Lopez, “Hepsinin farklı algoritmaları var, Google’dan farklı olan ben buradan program üretebiliyorum, beni daha iyi noktaya getiriyor diyor. Belki de insanlığın çözüm bulamadığı sorunlara yapay zeka sayesinde çözüm bulacağız. Bu olumlu bakış. Bir de bilimkurgu filmlerindeki gibi işin kötü yönüne gideceğini ifade eden inanç var. Hangisinin doğru olacağını gelecekte göreceğiz” dedi.

İKİNCİ OTURUM: “DALGALANMA ÇAĞINDA DAYANIKLILIK’

Günün ikinci paneli ise ‘Dalgalanma Çağında Dayanıklılık’ başlığı altında yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Dünya Bankası Kıdemli Enerji Sektörü Lideri Yeşim Akcollu yaparken, konuşmacı olarak Hugo BossCFO’su Ali Öztayıncı, K’S Group CEO’su Kübra Orakçıoğlu, Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt ve Ajet İnsan Kaynakları Başkanı Hadice Meryem Okumuş katıldı.

Ali Öztayıncı hızlı karar alma mekanizmaları kuvvetli, bürokrasilerden arınmış yapıların günümüzde başarılı olduğunu söyledi. Hugo Boss’un dünyada üretimi olan tek fabrikasının Türkiye’de olduğunu söyleyen Öztayıncı, “Fabrikada kadın çalışan oranımız yüzde 60, beyaz yaka kısmında ise yüzde 70. Bunla da gurur duyuyoruz” dedi. Almanya’daki yapının daha kontrollü olduğunu, kendilerinin burada daha tetikleyici olabildiklerini vurgulayan Öztayıncı, “Türkiye böyle bir ülke. Dünya da artık bu adaptasyonları hızlı yapan şirketler ancak ayakta kalabilecekler. Sürdürülebilirlik önemli ancak karlılıkla beraber yürüyen sürdürülebilirlik daha doğru bir yaklaşım. Çünkü bir işletmenin karlılık elde etmeden sürdürülebilir olması söz konusu değil” dedi.

Kübra Orakçıoğlu ise firmaların dayanıklılığı üzerine fikirlerini paylaştı. İnsan kaynakları ile liderlik kadrosunun uyumu olmadığı takdirde çevikliğin olamayacağını vurgulayan Orakçıoğlu, “Pandemi ile dayanıklılık ön plana çıktı. Pandemi öncesi karlılık odaklı bakış hakimken, artık dayanıklılık ve sürdürülebilirlik en az karlılık kadar önemli hale geldi” dedi. İnsan kaynağının yetersiz olduğu noktada yapay zekanın da çözüm olmayacağının altını çizen Orakçıoğlu, “Denge de çok önemli. Yapay zeka sayesinde 2- 3 senede yapabileceğimiz projeleri 3-5 ayda tamamlıyoruz. Ancak insan kaynağının yapay zekanın bu gücünü anlayacak, yönetebilecek kapasiteye sahip olması da gerekiyor” diye konuştu.

Hadice Okumuş da havacılık sektörünün belirsizliğin en çok etkilediği sektörlerin başında geldiğini söyledi. Pandemi gibi veya jeopolitik krizlerin tüm uçakları yere indirdiğinin altını çizen Okumuş, “Havacılık bu anlamda her gelişmeden etkilenen bir sektör. Kriz dönemlerinde dayanıklılık tek başına belirleyici olmuyor. Sadece ayakta kalmayı hedeflemenin ötesinde kriz sonrasındaki pozisyonu da öngörerek hazırlık yapmak gerekiyor. İnsan kaynaklarını koruyarak yol almak da mesela kriz sonrası öngörünüze yönelik bir tutumdur” dedi.

Yeşim Aksüt ise belirsizlikler döneminde risk yönetimi anlamında danışmanlık verdiklerini söyleyerek her kurumun kendi belirlediği stratejileri çerçevesinde alacağı aksiyonların farklı olduğunu belirtti. Kurum ve kişilerin henüz belirlenmemiş, aniden gelişen sorunların teminat altına alarak riskleri minimize etmeyi hedeflediklerini söyleyen Aksüt, “Ancak öngörülemeyen riskler de mevcut, mesela pandemi bunun için çok doğru bir örnek. O sebeple bu kadar bilinmezlik içinde riskleri görünür kılmaya ve pozitif anlamda bu risklerden nasıl çıkarırız, kurumlarla bunları çalışıyoruz” dedi.

SAĞMAN: “BELİRSİZLİK DENEN ŞEY ASLINDA KAOSTUR”

Günün son keynote etkinliğinin konuşmacısı ise Vakıfbank Ürün Geliştirme, Nakit Yönetim ve Dış Ticaret Pazarlama Başkanı Sibel Sağman oldu.

Bankaların sadece finans temin eden kurumlar olmadığını, güçlü liderliğin yanında güçlü partnerler olduklarını söyledi. Belirsizliğin aslında bankacıların çalışma düzeni olduğunu söyleyen Sağman, “Trump’ın çıkışları, vergi politikaları, Çin’in tutumu, Hürmüz Boğazı, günümüzde değişen riskler bu şekilde uzar gider. O yüzden bu tarz durumlarda gerçeğe bak, gerçeği kabullen diyoruz. Üretmek yetmiyor, pazar bulabiliyor musunuz, satmak da yetmiyor, tahsilat yapabiliyor musunuz? İşte bankacılık olarak sürdürülebilirlik üretim ve ticaret için en önemli partneriniz biziz” diye konuştu.