İzmir

Bornova bit pazarı esnafı: '50 lira bile insanlara çok geliyor!'

İzmir'in Bornova ilçesindeki bit pazarında tezgah açan Sevtap Şekerci, düşen alım gücü nedeniyle Bornovalıların mağazaları bıraktığını ve fiyatları düşürmelerine rağmen işlerin azaldığını söyledi.

SİMGE AKBULUT ÇİÇEK/MANŞETİZ/ÖZEL HABER- Ekonomik şartların zorlaşmasıyla birlikte vatandaşların alışveriş alışkanlıkları hızla değişirken, ikinci el pazarlarındaki tezgah sahipleri de yaşanan durgunluktan dert yanıyor. Pazarda uzun süredir esnaflık yapan Sevtap Şekerci, ellerinden geldiğince ürünleri çeşitlendirmeye çalıştıklarını ama fiyatları uygun olduğu halde yine de insanların alım güçleri düşük olduğundan dolayı kendilerine her şeyin pahalı geldiğini ifade etti. Geçen seneye göre bu sene fiyatları çok çok daha düşük söylediklerini belirten Şekerci, geçen senenin sanki daha hareketli olduğunu, daha iyi fiyatlara daha kaliteli müşterilere satışlarını sunabildiklerini ancak bu sene düşüşün bayağı bir düştüğünü vurguladı.

"İnsanlar ancak geçim derdine düştüğünden dolayı böyle şeyler lüks geliyor"

Pazardaki durgunluğun temel sebebinin insanların ekonomik şartlarının zayıflamış olması olduğunu dile getiren Sevtap Şekerci, şunları söyledi:

"İnsanlar ancak geçim derdine düştüğünden dolayı böyle şeyler lüks geliyor; artırabilirse alıyor, yoksa onun dışına çıkamıyorlar maalesef. Ve artık ikinci el pazarına gelen insanlar, genelde mağazaları falan artık bırakmış insanlar. Biz burada en iyi kaliteyi önlerine sunmamıza rağmen 50 lira bile çok geliyor. Mağazaları bilmiyorlar; 'Yahu siz mağazada kaç paraya alırsınız sizce?' diye sorduğumuzda, 'Bilmiyoruz ki, hiç gitmedik' diyorlar mesela, 'Gitmiyoruz artık' diyorlar."

"İkinci el pazarları olmasa insanlar bu kadar rahat giyim sağlayamayacaklar"

Tezgahların sadece bir alışveriş noktası olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir geri dönüşüm görevi gördüğünü savunan Şekerci, "Bizler burada geri dönüşüm yaptığımız için aslında bir nevi ekonomiye katkıda bulunuyoruz insanların. Eğer ikinci el pazarı olmasa insanların gerçekten yani bu kadar çeşitli, bu kadar verimli bir alışveriş yapamayacaklar; az şeyle yetinmeye çalışacaklar. Yani ne bileyim işte, 10 tane değil de mağazadan senede bir defa bir kıyafet alarak minimalist bir yaşam sürecekler. Atıyorum mesela; şuna gidip belki alacak gücü yok ama buradan alıp evine götürüp bir süs eşyası olarak kullanabiliyor. Bunlar güzel şeyler. Bizler burada hem nostaljiyi yaşatıyoruz hem insanların ekonomilerine, ekonomik katkılarına destek olmaya çalışıyoruz aslında. Yani ikinci el pazarları olmasa insanlar gerçekten bu kadar daha rahat giyim sağlayamayacaklar, bu kadar daha rahat evinin ihtiyacını... Mesela, atıyorum bir bardak mesela, en basit bardak dersiniz; 100 liraya veriyorsun, altı tane takım 100 lira diyoruz." dedi.

"Hepsinin birer anısı var, dili olsa da konuşsa"

Tezgahta sergilenen eski ve nostaljik eşyaların her birinin kendine has bir geçmişi olduğunu ve bu durumun müşterilerde karşılık bulduğunu belirten Şekerci, "Aslında hepsinin hikayesi var ayrı ayrı; evet, bunların hepsi birer anılarla gelmiştir buraya. Bizler bir vesile oluyoruz aslında; hepsinin dili olsa da konuşsa... Gerçekten hepsinin, şöyle baktığınız zaman, gerçekten hepsinin ayrı bir şeyi var, hikayesi var. Bizler bunları bilemeyiz ama gözlemlediğimiz zaman her birinin ayrı bir hikayesi olduğunu zaten hissediyoruz. Bize gelen müşteriler de geçmişi yaşıyorlar bizde. Yani onu görüyor; 'Aaa, benim babaannemde de vardı! Ay işte annemde de vardı' diyerek anıları yad ediyor insanlar. Ve bunları duymak bile bizi mutlu ediyor. Yani biz, geçmişten bugüne kadar bunları taşıdığımız için kendimiz de mutlu oluyoruz aslında bir yerde." ifadelerine yer verdi.