Kardelen Başol / MAŞETİZ- İzmir Barosu, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'ne ilişkin kendilerine ulaşan ihbar ve tutanakları kamuoyuyla paylaştı.
İzmir Barosu, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde sağlık hakkının engellendiği, hijyen koşullarının yetersiz olduğu, yabancıların angarya işlerde çalıştırıldığı ve insan onuruna aykırı muameleye maruz bırakıldığı yönündeki ihbarları bugün gerçekleştirdiği basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.
İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Dinçer Dikmen, basın toplantısında Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.
İhbarların kurum personeli dilekçeleri, tutanaklar ve fotoğraflar doğrultusunda oluşturulduğu, dosyada idari gözetim uygulamalarından personel tutumlarına kadar çok sayıda kişinin şikayeti bulunduğu vurgulandı.
Avukat Dinçer Dikmen, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde görev yapan avukatların yıllardır benzer sorunları gündeme getirdiğini hatırlatarak, "Ne yazık ki her yıl Baromuza avukatlar tarafından müvekkillerinin bu kurumda yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin şikayetler iletilmektedir. İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu yaşanan bu hak ihlallerinin giderilmesi için kurumla diyalog, raporlama, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu başvuruları ve suç duyuruları dahil birçok hukuki yöntemle mücadele yürütmüştür ancak son ihbarların kurum personeli tarafından hazırlanmış tutanaklarla desteklenmesi nedeniyle kamuoyuna açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur” dedi.

İHBARLAR BİR DEĞİL ON, DÖNÜŞ YAPAN KURUM SIFIR!
21 Mayıs 2026 tarihinde ulaştırılan ihbara göre, yıl başlangıcından bu yana merkezde sadece 08.00-16.00 saatleri arasında geçici görevli doktor ve hemşire bulundurulduğu ve doktorların sevk işlemlerinin geciktirildiği öne sürüldü. Bu saatler arasında doktor bulmanın zorlaştığı ve özellikle tercümanlık hizmetinin verilmediği vurgulandı. Hastaneye sevk edilen yabancıların tedavi süreçleri düzenli takip edilmediği ve revir hizmetlerinde personelin ayrıcalık yaptığı iddia edildi.
İhbarda, bazı katlarda kalan yabancıların revire çıkarılmadığı ve revire başvuran kişilere hakaret ve kötü muamele yapıldığı hatta 38,5 derece ateş ve 125 nabızla revire gelen bir yabancı için "Numara yapıyor" denildiği iddia edildi.
İhbarların tek başına hastalardan değil personellerden de geldiği belirlenirken, tek başına çalışan bir hemşireye güvenlik amirleri tarafından baskı yapıldığı, hastane sevklerinin angarya olarak görüldüğü için Hemşirenin 112 Acil'i çağırmasının engellenmeye çalışıldığı ileri sürüldü.
112 ekiplerinin geldiği bazı durumlarda yabancıların hastaneye kabul edilmediği, Hastaneye gitmek istemediklerine dair yabancılardan imzalı belge alınmaya çalışıldığı öne sürülüyor.
Yaşananları İzmir Valiliği, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğü ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'ne farklı tarihlerde dilekçeler ile bildiren kurum personelinin hiçbir geri dönüş alamadığının da altı çizildi.
TEMİZ SUYA ERİŞİM YOK!
İzmir Barosu açıklamasında merkezde yaşanan su kesintilerinin sürekliliğinin ciddi hijyen sorunlarına yol açtığı belirtilirken, 20 kişilik odalarda 80 kişilik katlarda ortak kullanım alanlarının hijyeninin sağlanamadığı belirtildi. Çok sayıda yabancının uyuz ve kaşıntı şikayetiyle revire başvurduğu ancak su bulunamadığı için temiz cilde uygulanması gereken solüsyonların etki etmediği ifade edildi.
"ÇAMAŞIRLAR LAVABODA HİJYEN NEREDE?"
Baroya gelen ve başına aktarılan iddialara göre yabancıların yaşam koşulları da iç açıcı durumda değil.İddialara göre temizliği kendi imkanları ile yapan yabancılar, yeterli temizlik malzemelerine ulaşamıyor.
Çamaşır makinesi dahi bulunmayan ortamda, çamaşır lavabo içinde yıkanmak zorunda kalıyor. Durumun sağlık sorunlarına yol açtığına ilişkin tutanakların, kurum yönetimine iletildiği ancak önlemlerin alınmadığı ifade edildi.

ŞİKAYETLER KAYIT ALTINA ALINMADI
Kurum personelinin hazırladığı tutanakların kurum müdürlüğüne verilmek istendiği ancak kayıt altına alınmadığı iddia edildi.
Dilekçelerin kabul edilmeyince CİMER üzerinden başvuru yapıldığı ancak buna rağmen herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği de bildirildi.
2 YILDIR SÜREN BÖCEK KABUSU!
Baro, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde yaklaşık iki yıldır çözülemeyen böcek istilası sorununun yaşandığını da açıkladı.
Baroya ulaştırılan ihbar fotoğraflarında, tahtakurusu ve hamam böceği nedeniyle birçok kişinin vücudunda ağır yaraların oluştuğu belirtildi.
İzmir Barosu konu ile ilgili, “İdarece yapılan ilaçlama ve eşya yenileme işlemleri bu halk sağlığı sorununu çözmeye yetmemektedir. Kurumdaki hijyen problemi ve kurumun izolasyonunda kullanılan yapı maddesinin bu böceği ürettiğine ilişkin aldığımız duyumlar nedeniyle Bu konuda İzmir İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’nce görevlendirilecek uzmanlar tarafından denetleme yapılması talebiyle İzmir Barosu tarafından İzmir İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne ve İzmir Tabip Odası’na başvuru yapılmıştır.” açıklamasında bulundu.
"HASTA VE ÇOCUKLU YABANCILAR BİR YILA YAKIN TUTULUYOR"
Baro, idari gözetim uygulamalarının da ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu savundu. İdari gözetime alternatif uygulamaların kullanılmadığı, hasta, çocuklu ve özel ihtiyaç sahibi yabancıların dahi sınır dışı edilememelerine rağmen 6 ayı aşan ve bir yıla yaklaşan sürelerle merkezde tutuldukları öne sürüldü.
10 MADDELİK ÇAĞRI
İzmir Barosu, Göç İdaresi Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara
* İdari gözetim yerine alternatif tedbirlerin uygulanması,
* Tahtakurusu ve uyuz sorununun halk sağlığı uzmanlarınca incelenmesi,
* Kurumda sürekli doktor ve 24 saat görev yapacak sağlık personeli görevlendirilmesi,
* Belediyeler aracılığıyla düzenli temizlik ve ilaçlama yapılması,
* Temiz su, hijyen malzemesi ve çamaşır makinesi sağlanması,
* Girişte kapsamlı sağlık taraması ve bulaşıcı hastalık kontrollerinin yapılması,
* Sağlık süreçlerinde yabancılara kendi dillerinde bilgilendirme yapılması,
* Tercümanlık hizmetinin yabancılara yaptırılması uygulamasına son verilmesi,
* Hamile, hasta ve çocuklu yabancıların idari gözetim kararlarının düzenli gözden geçirilmesi,
* Günde üç öğün, besin değeri yüksek ve hijyenik yemek verilmesi
çağrılarında bulundu.
"SESSİZ KALMAYACAĞIZ"
Basın açıklamasının sonunda Avukat Dinçer Dikmen, Anayasa'nın 17. maddesine dikkat çekerek, “İzmir Barosu olarak kurumumuza ulaşan hak ihlallerine ilişkin tutanak ve fotoğraflarla tespiti yapılmış, kamu kurumlarına iletilmiş ihbarlara sessiz kalamayacağımızı belirtmek isteriz. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasıyla bireylere işkence veya eziyet yapılması ya da bireylerin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak mutlak niteliktedir ve kamusal yetki kullanan görevlilerin kişilerin beden ve ruh bütünlüğüne hiçbir şekilde zarar vermemelerini gerektirir” dedi.



